KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/25 - 2024/665
- Dosya no
- 2024/25
- Karar no
- 2024/665
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/10/2023
- Numarası
- 2022/1086 Esas 2023/894 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 15/05/2024
Karar Metni
1.997 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 27/06/2016 tarihinde davacılar murisi ...'ın ... isimli şahsın kontrolündeki ... plaka sayılı araçta yolcu olarak seyir halinde iken davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olan ve ... tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı aracın ... kontrolündeki araca arkadan aracın sol ön kısmı ile çarpması sonucu davacılar ...'nın eşi, ... ve ...'in babası olan ...'ın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ...'in herhangi bir kusurunun olmadığını, asli kusurun ...'da olduğunu, davacılar desteğinin vefat etmeden önce iş makinesi teknisyenliği yaptığını, maddi zararın tazmini için 25.07.2016 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvurduklarını, başvuru sonucu 277.601,00.-TL'nin ödendiğini, bu ödemenin eksik olduğunu belirterek,
tüm bu nedenlerle davacı ... için 5.000,00 TL destekten yoksunluk tazminatı, 500,00 TL cenaze masrafından oluşan tazminatın, davacı ... için 2.500,00 TL destekten yoksunluk tazminatının, davacı ... için 2.500,00 TL destekten yoksunluk tazminatının tahsilini, müteveffa ... ile eşi ve çocuklarının mutlu bir hayatlarının olduğunu, ancak davalının ihmalleri sonucu bu hayatlarının sona erdiğini, davacı ...'ın çocukları ile tek başına hayat mücadelesi vermek zorunda kaldığını, çocuklardan ...'in psikolojik bunalımlardan dolayı okula devam edemediğini, tüm bu nedenlerle davacı ... için 70.000,00-TL,
davacı ... ... için 50.000,00 TL ve davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile davalı ...'dan tahsiline, 5.500,00-TL maddi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 07.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, 376.765,56-TL destekten yoksun kalma tazminat alacağını kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini, 170.000,00-TL manevi tazminat alacağının ise kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, 03/10/2023 tarihli dilekçesinde, bilirkişi raporunda davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olduğu miktarlar da dikkate alınarak tespit edilen miktarların diğer davalı ... Sigortadan da tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davalı ikametgahının Ankara olması nedeniyle yetki itirazlarının bulunduğunu, esas yönünden ise, kazanın gerçekleştiği gün davalının seyir halinde iken sisli ve yağışlı bir havada sol şeritte birdenbire önüne araç çıktığını ve bu aracın çok yavaş olduğunu, tüm önlemlere rağmen ... isimli şahsın aracına çarpmak zorunda kaldığını, ...'in alkollü olduğunu, davaya sebebiyet verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin dava öncesinde 22.08.2016 tarihinde yaptığı 277.601,00-TL ödeme ile tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini ve davacıların tüm zararını karşıladığını, müvekkili şirketin 17.08.2016 tarihli aktüer raporu baz alarak ... için 236.093,55-TL, ... ... için 10.545,83-TL ve ... için ise 30.961,99-TL ödeme yaptığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kaldırma kararı sonrası yürütülen yargılama sürecinde aktüer bila ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplama uyarınca sigorta şirketi tarafından davacı ... için 236.093,55 TL ödenmekle davacının sigorta şirketinin sorumluluğunda olan zararının karşılandığını, ancak ...'ın o tarihteki toplam destekten yoksun kalma tazminatının 306.183,55 TL olmakla diğer davalıların sorumluluklarının sona ermediği,
sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile ... ...'ın zararının 44,41'sinin, ...'ın zararının 62,50'sinin karşılandığını, usuli kazanılmış haklar korunarak karar tarihine en yakın tarihli verilere göre yapılan hesaplama uyarınca, davacı ...'ın bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 148.204,17-TL olduğu, sigorta şirketinin zarardan sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ...'in bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 37.322,94-TL olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğunun 6.962,55-TL ile sınırlı olduğu, davacı ...'ın bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 64.345,35-TL olduğu,
sigorta şirketinin sorumluluğunun 13.429,38-TL ile sınırlı olduğu, davalı şirketten celp edilen zarar dosyasının incelenmesinde; davacılar ... için 236.093,55-TL, ... ... için 10.545,83-TL ve ... için 30.961,99-TL ödeme yapıldığı, sigorta poliçesine göre, kişi başı ölüm sorumluluk limitinin 310.000,00-TL olduğu, Sandıklı C.Başsavcılığının 2016/1158 soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalı ...'ın tam kusurlu olduğunun belirlendiği, bu dosyadaki kusurun olayın oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, kazanın oluşumunda davalı ...’ın tam kusurlu kabul edildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle.
"DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davacı ... için 500,00-TL cenaze gideri, 148.204,17-TL destekten yoksun kalma tazminatı toplamı 148.704,17-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı ...'ın sigorta şirketine yönelik maddi tazminat talebi yönünden sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde ödeme yapması nedeniyle konusuz kaldığından davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı ... ... için 38.539,69-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigorta poliçe limiti dahilinde tazminatın 2.500,00-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan 17/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı ... için 72.164,04-TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigorta poliçe limiti dahilinde tazminatın 2.500,00-TL'lik kısmından temerrüt tarihi olan 17/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... ... için 25.000,00-TL ve davacı ... için 25.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınıp bu davacılara belirtilen miktarlarda verilmesine, kabul dışı kalan talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili adli yardım talepli olarak istinaf dilekçesinde; davaya konu meydana gelen kazada müvekkilin kusuru bulunmadığını, davaya konu olayın 27.06.2016 tarihinde çalıştığı şirkete ait bulunan ... plaka sayılı araçla sisli ve yağışlı bir havada yaklaşık 90 km hızla seyir halinde iken sol şeritte aniden önünde beliren ve çok yavaş seyreden ... plaka sayılı araca tüm önlemleri almasına rağmen çarpmasıyla meydana geldiğini, kazaya alkollü olarak ... plaka sayılı aracı kullanmakta olan ... isimli kişi sebep olduğunu, meydana gelen kazada asli kusurlu kişi olduğunu,
...'e de davanın ihbar edilmesi talep edilmişse de bu talepler dikkate alınmaksızın inceleme yapıldığını, meydana gelen olayda tarafların kusur durumlarına ilişkin savcılık dosyasına sunulan rapor esas alınarak tazminat hesabı yapılması nedeniyle verilen kararın hatalı olduğunu, mahkemece müteveffanın kaza esnasında emniyet kemeri takılı olmaması nedeniyle kusurlu olduğuna ilişkin bir değerlendirmede bulunulmaksızın karar verildiğini, somut davada destekten yoksun kalma tazminatının şartları gerçekleşmemesine rağmen mahkemece davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın annesine pay ayrılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ... için % 7 evlenme olasılığı kabul edildiğini, AYİM tablosuna göre 36-40 yaş arası dul kadının evlenme olasılığı çocuksuz olduğu durumlarda % 9 olup, 18 yaşının altında olan her çocuğu düşünülürse ise % 5 olasılık azaltılarak hesaplama yapılması gerektiğini, mahkeme kararında, sadece ... yönünden değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, 03.10.2023 tarihli beyan dilekçesi dikkate alınarak talep arttırım dilekçesindeki miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini,
gerekçeli kararda dosyada alınan bilirkişi hesaplaması uyarınca hüküm kurulduğunu, ancak davacılar vekilinin ıslah dilekçesi ile bu davacılar için maddi tazminat talebini sadece davalı ...'a hasrettiği, davalı sigorta şirketi yönünden ıslah talebi bulunmadığı,
bu nedenle davalı sigorta şirketinin davacılar ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatı sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde ayrı ayrı 2.500,00 TL olduğu gerekçesiyle değerlendirme yapıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, talebin harcının yatırıldığını, dilekçenin ıslah değil talep açıklama dilekçesi olarak kabulü gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararı ile davalı lehine;
maddi tazminatın ret edilen kısmı üzerinden 16.119,35 TL, manevi tazminatın ret edilen kısmı üzerinden 11.200,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın belirsiz alacak niteliğinde olduğunu, hakimin takdir hakkının sözkonusu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından ve davalı ... vekili tarafından adli yardım talepli olarak süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği, adli yardım koşullarının da bulunduğu anlaşıldığından, adli yardımlı olarak dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatı gözetilerek ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
Desteğin annesine pay ayrılması gerekip gerekmediğine ilişkin olarak, desteğin geride kalan anne babası da zamanaşımı süresi içinde her zaman dava açabileceğinden dava açmayan anne babaya da destek payı ayrılması gerektiği yerleşik Yargıtay içtihatları gereğidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/02/2020 tarih ve 2018/4701 Esas, 2020/1348 Karar sayılı ilamı) Bu nedenle, desteğin annesine pay ayrılmayacağına ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Evlenme ihtimaline gelince,
Sağ kalan eşin evlenme ihtimalinin hesaplanmasında ise, uygulamada, dul eşin yeniden evlenme şansının belirlenmesinde daha çok, hazır tablolardan yararlanılmaktadır. En sık başvurulan İsviçreli Hans Moser'in tablosu ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından kullanılan tablodur. Moser'in tablosu 1940'dan önceye ait olup, günümüz koşullarına ve ülkemiz şartlarına uyduğu söylenemez.
İsviçre kaynaklı Stauffer/Schaetzle tablosu daha yakın tarihli ise de, bu tablonun da Türkiye koşulları dikkate alınarak hazırlanmadığı açıktır. Bu durumda, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından kullanılan tablonun mevcut koşullarda ülkemiz koşullarına daha çok uyumlu olduğu değerlendirilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.10.2019 tarih ve 2017/17-2038 Esas, 2019/979 Karar sayılı ilamı) bu nedenle, AYİM tablosu esas alınarak belirleme yapılması isabetlidir.
Bununla birlikte, evlenme ihtimali konusunda uyuşmazlık, sağ kalan eşin evlenme ihtimali değerlendirilirken kaza tarihindeki yaşının mı rapor tarihindeki yaşının mı esas alınacağına ilişkin olup, evlenme ihtimalinin rapor tarihine göre değerlendirilmesi gerekirken kaza tarihine göre değerlendirilmesi isabetsizdir.
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 3/2/2021 tarih ve 2020/1087 Esas, 2021/434 Karar sayılı ilamı) Hesaplama, bilinmeyen dönem için farazi bazı kriterlere göre yapılmakta ise de; evlenme ihtimali belirlemesinde dul eşin hesap tarihi itibari ile evlenip evlenmediği tespit edilebilir bir olgudur.
Şu halde, davacı eşin nüfus tablosu dosya arasına getirtilerek, medeni hali belirlenmeli ve eğer eş hala evlenmemiş ise rapor tarihindeki yaşına göre evlenme ihtimali bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor alınmalıdır.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.01.2023 tarih ve 2021/20255 Esas, 2023/590 Karar sayılı ilamı)
Islaha ilişkin olarak ise,
Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde, “fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilmek üzere; müvekkil ... için 5.500,00 TL (5.000,00- TL destekten yoksun kalma, 500.00 TL cenaze giderleri) maddi, müvekkil ... için 2.500,00- TL maddi tazminat, Müvekkil ... için 2.500,00 TL maddi tazminat talep edilmiştir.
Davacı vekili, 7/5/2019 tarihli ıslah dilekçesinde; 376.765,56 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir.
Bilahare verilen 3/10/2023 tarihli beyan dilekçesinde ise, maddi tazminata ilişkin taleplerin bütünüyle kabulü ile davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş.’den tahsili talep edilmiştir.
Somut olayda davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığı, 07/05/2019 tarihli dilekçenin talep artırım dilekçesi değil ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 176. Maddesinde; “- (1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.
(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.” Hükmünün yer aldığı , bununla birlikte davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu ve “ancak bir kez ıslah yönünde başvurulabilir” hükmünün her davalı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, ıslahın gözetilmemesi yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yukarıda açıklandığı üzere davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacılar vekilinin sair, davalı ... vekilinin tüm istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/25, K. 2024/665, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama