KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/470 - 2025/877
- Dosya no
- 2024/470
- Karar no
- 2025/877
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/12/2023
- Numarası
- 2023/63 Esas - 2023/840 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 26/06/2025
Karar Metni
2.514 kelime·13 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar ... Müh. İnş. Çlk. End. San. ve Tic.A.Ş. ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 24/10/2021 tarihinde trafik kazasına karıştığını, bu kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta maddi hasar olduğunu, karşı aracın sürücüsünün ... olup, davalı ... Müh. İnş. Çlk. End. San. ve Tic. AŞ.'ye ait olduğunu, aracın davalı Sigorta Şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonrasında aracın ZMMS sigortacısı olan ...
Sigorta A.Ş. tarafından poliçe teminat limiti dahilinde 43.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye zararlarının karşılanmadığını, davaya konu trafik kazası nedeniyle davalıya sigortalı araç sürücüsü davalı ...'ın asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurlu olmadığını, müvekkilinin ZMMS kapsamında karşılanamayan bakiye tamirat bedeli zararının olduğunu, araçta değer kaybının da bulunduğunu, araçta yan sanayi ürünler kullanılmış olup eksik hasar bedelinin de olduğunu, yine aracın ticari araç olması sebebiyle muadil araç ihtiyacı doğduğunu, tüm bu zararlardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek,
değer kaybı bedeli olarak şimdilik 1.000,00 TL, eksik hasar bedeli alacağı için şimdilik 100,00 TL, ticari araç kiralama bedeli için şimdilik 1.000,00 TL, bakiye araç tamirat bedeli için şimdilik 2.002,63 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, bilahare sunduğu 24/10/2023 tarihli dilekçesi ile; 1.000,00 TL olarak talep edilen değer kaybı bedelini 10.000,00 TL'ye, 1.000,00 TL olarak talep edilen araç kiralama bedelini 22.500,00 TL'ye çıkarttığını, belirsiz alacakları için kaza tarihinden, diğer alacakları için dava tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasını talep ettiğini bildirmiştir.
Davalı ... Mühendislik İnş. Çlk. End. San ve Tic. A.
Ş ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkillerinin asli kusurlu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bakiye araç tamirat bedeli zararı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, değer kaybı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından dayanılan eksper raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının araçta yan sanayi ürün kullanıldığı iddiasının kötüniyetli olduğunu, davacı tarafından sunulan 42 günlük araç kiralama bedeli talebinin kabul edilebilir olmadığını,
aracın 15 günde tamir edildiğinin belirtildiğini, kasko şirketi tarafından davacıya ikame araç da temin edildiğini, her durumda davacının taleplerinin kabul edilmesi halinde müvekkiline ait araç İMMS poliçesi ile davalıya sigortalı olup, ödenecek bedelin de sigortadan tahsil edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; savcılık dosyasında uzlaşma var ise davanın reddinin gerektiğini, sigortaya başvuru koşulunun usulüne uygun yerine getirilmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun tam olarak belirlenebilmesi için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerektiğini, poliçe teminat limitinin 200.000,00 TL kadar olduğunu, araç kiralama bedelinin poliçe teminatı içerisinde olmadığını, değer kaybı hesabı yapılırken teminat dışı unsurlasın esas alınmaması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumluluğunun da sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 14/08/2023 tarihli kök bilirkişi raporunda; "...Davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya ait ... plakalı aracın 24.10.2021 tarihinde trafik kazasına karıştığı, gerçekleşen kazada ... plakalı kamyonetin davalı sürücüsü ...'ın, %75 (yüzdeyetmişbeş) oranında, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'nin, %25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araçtaki hasarın 60.003,51 TL olduğu, ZMMS ödemesi ve kusur oranı indirildiğinde bakiye 2.002,63-TL bakiye araç tamirat bedeli kaldığı, ... plakalı araçtaki değer kaybının 10.000-TL olarak hesaplandığı,
davacının "eksik hasar bedeli" adı altındaki talebine yönelik bir zararın tespit edilemediği, ticari araç kiralama bedelinin 15 günlük makul onarım süresi karşılığı günlük 1.000-TL üzerinden 15.000-TL olabileceğinin değerlendirildiği, ... plakalı aracın davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından 02.01.2021-02.01.2022 tarihleri arasındaki rizikolara karşı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığı, poliçede İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı bulunduğu, limitinin 200.000-TL olduğu, poliçenin araç kiralama zararı teminatı içermediği,..." yönünde kanaat bildirilmiş olup tarafların bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanması amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, sunulan 13/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda;
"...kök raporda kaza tarihinde dava konusu araç ile aynı özelliklerde olan emsal bir aracın günlük kira bedelinin 1.000,00 TL olabileceği yer almışsa da, emsal olarak dikkate alınan araçların vidanjör özelliğinin olmaması nedeniyle kira bedelinin güncellenmesi gerekliliğinin hasıl olduğu,
bu bağlamda kaza tarihinde dava konusu araç ile aynı özellikte olup vidanjör özelliği de bulunan emsal bir aracın günlük kiralama bedelinin 1.500,00 TL olabileceği, buna göre onarım süresi boyunca davacının aynı segmentte başka bir araç kiraladığı varsayılırsa bu aracın kira bedelinin 15 gün x 1.500,00 TL/gün = 22.500,00 TL olacağı, ... diğer hususlarda kök rapordaki görüşleri değiştirecek yeni bir hususun olmadığı..." yönünde kanaat bildirildiği gerekçesiyle.
"Davanın kısmen kabulü ile, 1-16.875,00 TL araç mahrumiyet zararının, dava tarihinden itibaren davalı ... Müh. İnş. Çelik End. San. ve Tic.
A.Ş. yönünden avans faizi, davalı ... yönünden yasal faiz işletilmek suretiyle bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 7.500,00 TL değer kaybı ile 2.002,63 TL bakiye tamirat bedeli olmak üzere toplam 9.502,63 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren davalı ... yönünden yasal faiz, diğer davalılar yönünden avans faizi işletilmek suretiyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, davacının kanıtlanamayan eksik hasar bedeli isteminin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar ... Müh. İnş. Çlk. End.
San. ve Tic.A.Ş. ve ... vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranlarının tespiti noktasında yerel mahkeme tarafından eksik inceleme yapıldığını, zira söz konusu kazaya ilişkin müvekkillerin % 75, davacı tarafın %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, kaza tespit tutanağını tanzim eden Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün tarafların kusur oranlarına ilişkin değerlendirmede bulunmadığını, yerel mahkemeden olayın oluş şekline ve tarafların kusur oranına dair hesaplama yapılabilmesi için İTÜ Trafik Kürsüsüne müzekkere yazılmasının talep edildiğini, ancak talebin yerine getirilmediğini, araç mahrumiyeti yönünden,
sunulu cevap dilekçesinde de belirtmiş olduğu üzere davacı tarafça sunulan dilekçe ekinde 42 gün süre ile araç kiralandığına dair fatura ibraz edilmişse de yine aynı dilekçe ekinde sunulan belgede araç hasar onarım süresinin 15 gün olduğunun ifade edildiğini, söz konusu kazanın 24.10.2021 tarihinde meydana geldiğini, davacı tarafça sunulan belge de ekspertiz tarihinin 04.11.2021 olduğu ve raporda değişen parçaların işçilikler dahil hesaplandığının açıkça görüldüğünü,
raporun hazırlandığı 04.11.2021 tarihinde davacı tarafın aracı çoktan tamir edilmiş ve teslim edilmiş olup aradaki 12 günlük süre boyunca davacının Kasko Şirketi tarafından davacıya ikame araç sağlandığını, değer kaybı bedeli ve bakiye araç tamirat bedeli yönünden, dava konusu aracın modeli 2012 ve 1853.512 km'de olup ekonomik ömrünü tamamlamış bir araç olmakla beraber kullanılmışlık düzeyi had safhada bir araç olduğunu, dolayısıyla davacının aracında söz konusu kaza sonucu değer kaybı meydana geldiğinin düşünülemeyeceğini, söz konusu araç yetkili serviste tamir edilmiş olsa idi aracın tamirat bedelinin çok daha düşük çıkacağını,
davacının yetkili servise gitmeyerek daha yüksek bir bedel ödemesinde müvekkillerin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkil şirkete ait araç, 02.01.2021 - 02.01.2022 tarihleri arasında ... Sigorta tarafından İMMS ile sigortalandığından davacı taleplerinin, ödenecek bedelin yalnızca diğer davalı ... Sigorta Şirketi tarafından karşılanmasını talep ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı ... İzolasyon Kanal Tem. Hiz. Dek. İnş. Haf. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranının yeniden hesaplanması gerektiğini, hüküm kısmında reddolunan kısım üzerinden karşı taraf için lehe çıkarılan vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin 12.12.2023 tarihli kararının hüküm kısmının 9. maddesinde aynen.
"Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre reddolunan miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin, 8.225,00 TL'sinin tüm davalılara, bakiyesinin yalnız ... Sigorta A.Ş.'ye ait olmak üzere, davacıdan alınarak davalılara verilmesine " denildiğini, reddedilen alacak miktarının toplamda 8.225,00 TL olduğundan, bu halin usul ve Yasa'ya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, araç hasar bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Kusura ilişkin olarak, ... plakalı kamyonetin davalı sürücüsü ...’ın yönetimindeki araç ile iki yönlü yoldan bölünmüş yola çıkmadan önce kavşak girişinde durması, bölünmüş yolda seyreden ve solundan gelen trafiği iyice kontrol etmesi, solundan gelmekte olan aracı gördüğünde ilk geçiş hakkını bu araca vermesi,
kavşak girişinde beklemesi ve trafik uygun olduğunda geçmesi gerekirken aksine davranışıyla meydana gelen olayda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/a, 57/b-4 ve 84/h maddesindeki kuralı ihlali sebebiyle birinci derecede (%75) kusurlu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...’nin yönetimindeki araç ile seyir halinde iken dikkatli ve tedbirli davranmamakla, bir kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamakla, yönetimindeki aracın hızını, aracın yük ve teknik özellikleri ile görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla, ön ilerisine azami dikkatini vermemekle,
bölünmüş yolda seyri sırasında kavşağa yaklaştığında hızını mahal şartlarına göre iyice azaltmamakla, aynı Kanun'un 52/a-b maddelerindeki kuralları ihlali sebebiyle ikinci derecede kusurlu (%25) olduğu, raporun denetime elverişli ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
6098 sayılı TBK'nın 61'inci maddesi uyarınca aynı zarardan birden çok kişi değişik sebeplerle sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağından, davacı zarar görenin zararını yine 6098 sayılı Kanun'un 163'üncü maddesi uyarınca dilerse müteselsil borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebileceğinin anlaşılmasına göre, hükmedilen bedelin sadece İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasından tahsiline karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Araç mahrumiyet zararına gelince,
Borçlar Hukuku’na göre, bir şey hasar gördüğü zaman, onun kullanılamamasından doğacak olan zarar, bu zarardan sorumlu kişiden talep edilebilir. Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre, Kanun'da aksine bir hüküm olmadığı takdirde, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Bu nedenle, araç mahrumiyeti sebebiyle olduğu iddia edilen zarara dair deliller ibraz edilmeli, zarar gördüğünü iddia eden tarafın ne iş yaptığı, aracını ne maksatla kullandığı, eviyle işi arasında kat ettiği mesafe belirlenmeli, araç kullanılırken yapılması gereken zorunlu giderler de belirlenecek olan zarardan indirilmelidir. Aracın ne kadar süre içerisinde tamir edileceğine dair, bilirkişi raporu da düzenlenmesi gerekmektedir.
Eğer, araç mahrumiyetine dair delil sunulamıyorsa, bu durumda Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi 2. fıkrasına göre, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmesi gerekmektedir (T.C. YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2015/17333 K. 2016/3648 T. 23.3.2016).
Yerleşik Yargıtay kararlarına göre, davacı, kaza neticesinde, aracın hasarlandığını ve kullanılamadığını kanıtlanması durumunda, aracın makul onarım süresince kullanılamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararlarını talep edebilir.
Davacıdan ayrıca bu dönem için araç kiraladığına yönelik belge sunması istenemez, mahkeme bilirkişiden alınacak rapor ile aracın makul onarım süresini tespit ederek, bu süre zarfında araç mahrumiyeti nedeniyle uğrayacağı zarar ve talep çerçevesinde davanın esası hakkında karar verilmelidir.
Bu nedenle, araç mahrumiyetine ilişkin belirleme de yerindedir.
Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış (davaya konu kazadan önceki mevcut durumu) haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli, kaza tarihinden önce varsa hasar kayıtları ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin tespitiyle aradaki fark göz önüne alınmalıdır. Kaza nedeniyle araçta değer kaybı, teknik ve özel bilgi gerektirdiğinden değer kaybı bilirkişiden alınacak rapor ile tespit edilmelidir. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmaktadır.
Vekalet ücretine gelince mahkemece; “Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre reddolunan miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin, 8.225,00 TL'sinin tüm davalılara, bakiyesinin yalnız ... Sigorta A.Ş.'ye ait olmak üzere, davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” karar verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md.13’e göre; “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmü yer almaktadır.
Reddolunan toplam miktar 8225,00 TL olup, mahkemece davalılar lehine toplam 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle; davalılar ... Müh. İnş. Çlk. End. San. ve Tic.A.Ş. ve ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf konusu yapılmayan kısımlar baki kalmak üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilmesiyle, HMK.nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 150,00TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... Müh. İnş. Çlk. End. San. ve Tic.A.Ş. ve ...’dan alınması gereken 1.801,85 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 855,2 TL'nin mahsubu ile kalan 946,65 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
4-İstinaf eden davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/470, K. 2025/877, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama