İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/81 K.2024/488

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraflar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2024/81Karar2024/488Tarih3 Nisan 2024Okuma10 dk · 2.045 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacılar

Karar tarihi
3 Nisan 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
2024/81 - 2024/488
Dosya no
2024/81
Karar no
2024/488
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/11/2023
Numarası
2023/417 Esas 2023/746 Karar
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
05/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.045 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraflar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde. 19/08/2018 tarihinde ... plakalı aracın tek taraflı yaptığı kaza sonucunda araçta yolcu konumunda olan müvekkillerinin kızı ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı ... için yapılan bir miktar ödemenin yetersiz olduğunu, diğer davacı için hiç ödeme yapılmadığını belirterek,

belirsiz alacak olarak şimdilik ... ve ... ... için ayrı ayrı 100,00'er TL (toplam 200,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile ... ... için talep etmiş oldukları destekten yoksun kalma tazminatını 65.148,79 TL'ye, ... için talep etmiş oldukları destekten yoksun kalma tazminatını 130.414,93 TL'ye artırdıklarını, tazminatının tamamına temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketi tarafından davacı ... ...’a 28/11/2018 tarihinde 43.663,89TL ödendiğini, sorumluluklarının kalmadığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, uzlaşma varsa davanın reddi gerektiğini belirterek, usul ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; müteveffanın kaza yapan araçta yolcu olması nedeniyle kusuru bulunmayıp, davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan araç sürücüsünün %80, araç işleteninin %20 oranında kusurlu olduğu, yine mahkemece kaldırıma kararı sonrasında aldırılan 26/09/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre, davalı sigorta şirketinin ödeme tarihi olan 28/11/2018 verileri dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacı anne için 100.000,00 TL, davacı baba için 73.810,31 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı,

davalının ise davacı babaya 43.663,89 TL ödeme yaptığı, bu haliyle yapılan ödemenin yeterli olmadığı görüldüğünden, karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak yapılan tazminat hesabından davalı ... ...’a yapılan ödemenin güncellenmesi suretiyle mahsubu sonucunda davacı ... ...'ın bakiye 297.354,88 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, davacı ...'ın ise talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının 546.324,38 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sigorta limiti dahilinde 360.000TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu,

ancak mahkeme kararının davalı vekilince istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar gözetilerek “-Davanın KABULÜNE, -65.148,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, -130.414,93 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,” karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ilk kararı kendilerinin de istinaf ettiğini, dolayısıyla ıslah dilekçeleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; garame ilkesi nazara alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, gerekçeli kararda ve kaldırma sonrası alınan bilirkişi raporunda poliçe limitlerinin fazla esas alındığını, halbuki limitin 360.000TL olup, tek limit olduğunu, her hak sahibi için ayrı 360.000TL limit olmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun 360.000TL’den ödenenin mahsubu ile garameten paylaştırma sonucu bulunması gerektiğini, müterafık kusur indirimi talebinin reddinin doğru olmadığını, üvey anne ...’ın destek alacaklısı olma koşulunun ispatlanmadığını, hesabın 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksunluk tazminatı istemine ilişkindir.

Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK'nın 53/III. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" şeklinde hükme bağlanmıştır.

Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç olunacak paranın ödettirilmesidir.

Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı BK'nın 53/3. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.

Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.

O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.

Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı)

Vefat edenin geliri destek olunan miktarın tespitinde önemli ise de, vefat edenin yakınlarına destek olamayacağının kanıtı değildir.

Somut olayda, davacı ..., vefat edenin öz(biyolojik) annesi değilse de, vefat edenle 5 yaşından beri anne kız ilişkisi içinde ve aynı evde diğer davacı baba ile birlikte yaşamlarını sürdürmeleri ve yakınlıkları nazara alındığında, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, desteğin babasının yanında üvey annesine de destek alacaklısı olacağı kabul edilerek pay ayrılmış olmasında isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; istinaf eden davalı sigorta şirketi tarafından davacılardan ... ...’a poliçe limiti kapsamında, davadan önce 28/11/2018 tarihinde 43.663,89TL ödendiği sabit olup, Mahkemece verilen ilk karara esas alınan aktüerya raporunda da bu miktarın ödeme tarihinden rapor tarihine kadar yasal faize göre güncellemesi sonucu bulunan miktarın hesaplanan tazminattan mahsup edildiği mahkemece de bu kapsamda ilk kararın verildiği anlaşılmıştır.

Hükmün her iki tarafça istinafı sonucunda Dairemizce “Davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; ödeme tarihi itibariyle gerçekleştirilen ödemelerin yeterli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme) hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.

Ancak ödemenin dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken yapılması halinde bu kısım yönünden dava konusuz kalacağından, davacılar için hesaplanan destek tazminatından ödemenin asıl alacağa ilişkin kısmının (güncelleme yapılmaksızın) mahsubu gerekmektedir. Yine bu durumda ZMMS poliçesi limitinden davacı tarafa ödenen tazminatın varsa feriler hariç asıl alacak kısmının mahsubu ile kalan poliçe teminat limitinin belirlenmesi gerekmektedir.

Ancak hükme esas alınan raporda ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılmadığı anlaşılmış olup, bu haliyle raporun karar vermeye elverişli olmadığı açıktır….” gerekçesiyle davalının istinafı yönünden HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve kaldırma nedenine göre davacının istinaflarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine, aynı maddenin 2. fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.

KTK'nın 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.

Garameten ödeme ilkesine ilişkin ifade edilen hususlar da dikkate alındığında, ölenin birden çok hak sahibinin bulunması ve tüm hak sahipleri için hesaplanan toplam tazminatın davalının düzenlediği poliçedeki teminat limitini aştığı gözetilerek garame hesabı yapılmak suretiyle davacıların hak kazanacağı tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir.

Dosya kapsamındaki poliçede kaza tarihi itibarıyla “ölüm ve sakatlanma kişi başına limit”in 360.000TL olduğu görülmüştür. Dairemiz kaldırma kararı sonrası alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı ... ...’a yapılan ödeme tarihi itibarıyla yapılan hesap sonucunda ödemenin yetersiz olduğu, bu durumda rapor tarihi itibarıyla hesap yapıldığı, rapor içeriğinde “….

Davacı annenin, trafik kazasında vefat eden kızı nedeniyle talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının rapor tarihindeki güncel veriler esas alınarak yapılan hesaplamalarda 546.324,38-TL olduğu hesaplanmıştır…Davacı babanın, trafik kazasında vefat eden kızı nedeniyle talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının rapor tarihindeki güncel veriler esas alınarak yapılan hesaplamalarda 318.184,70-TL olduğu hesaplanmıştır. …Davalı ...

Sigorta Şirketi, davacılara karşı poliçede belirlenen ölüm ve sakatlanma halinde kişi başına 360.000,00-TL, kaza başına 6.480.000,00 TL olan teminat limiti ile sınırlı olarak sorumludur. Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı toplamının 864.509,08-TL olduğu hesaplanmıştır. Davacı ... ... için 28/11/2018 tarihinde davalı Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin rapor tarihi itibariyle güncel değeri 62.645,12 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı ...

Sigorta Şirketi’ nin davacı ... ... açısından sorumluluğu 360.000,00 TL – 62.645,12 TL= 297.354,88 TL’ dir. …” şeklinde, her davacı için ayrı ayrı 360.000TL limit olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, mahkemece de bu rapor esas alınarak ancak “..mahkememiz kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar gözetilerek” karar verildiği görülmüştür.

Dairemiz kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu hesap yöntemi itibarıyla yerleşik içtihatlara uygun ise de, poliçede ölüm başına 360.000TL olan limitin sanki her davacı için ayrı ayrı bu miktarmış gibi belirlendiği, bu haliyle bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece; davalı sigorta tarafından, davacı ...’a yapılan ödeme nazara alınarak, kalan bakiye limit tutarına göre garame hesabının yapılması konularında uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik incelemeyle ve davacıların ilk kararı istinaf etmiş olmalarına rağmen davacıların ilk kararı istinaf etmedikleri kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin ve davalı Sigorta vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde sigorta tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek, öncelikle tüm destekten yoksun kalanların destek payları gözetildiğinde ödeme tarihi itibarıyla ödenen miktarın, ödenenlerin zararını karşılayıp karşılamadığı,

sigortanın limit kapsamında ödemesi gereken bakiye tazimatın bulunup bulunmadığı değerlendirilerek ve ödemeler yetersiz ise bu kez rapor tarihine göre yapılan ödemeler güncellenerek rapor tarihi itibarıyla belirlenen tazminat miktarlarından düşülerek ve garame hesabı gerekiyorsa davacılar dışındaki tüm destek alacaklıları da belirlenerek garame hesabında nazara alınıp alınmayacağı değerlendirilerek ve ilk kararı davacıların da istinaf ettiği, taraflardan biri lehine usuli kazanılmış hak oluşmadığı da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

kaldırma nedenine göre davacılar vekilinin ve davalı sigorta vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 5 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/11/2023 tarihli 2023/417 Esas – 2023/746 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıranlara iadesine,

4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2023/61133 Esas sayılı dosyasına yatırılan 500.000,00-TL bedelli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/81, K. 2024/488, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/81
Karar No
2024/488
Tarih
3 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/82 K.2024/222
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/82 K.2024/247
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/82 K.2024/306
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/82 K.2024/263
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/82 K.2024/230
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/83 K.2024/120

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.