KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1320 - 2025/1655
- Dosya no
- 2025/1320
- Karar no
- 2025/1655
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/05/2025
- Numarası
- 2024/185 Esas 2025/464 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 29/12/2025
Karar Metni
949 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 21/08/2020 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacıların desteği olan ...'ın kullandığı araca çarpması sonucunda davacıların desteğinin hayatını kaybettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını ileri sürerek 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19/05/2022 tarihli dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı istemini davacı ... için 63.325,82-TL, ... için 21.023,04-TL, ... için 38.401,57-TL, ... için 11.217,11-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacının kanıtlanan gerçek zararından sigorta limiti ile sorumlu olacağını, davacının kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.HD'nin 21/02/2024 tarih, 2022/1966 Esas-2024/246 Karar sayılı kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda; 02/05/2025 tarihli aktüer raporun hükme esas alınması gerektiği, buna göre davacıların garame sonucunda davalı sigortadan talep edebilecekleri destekten yoksunluk zararlarının doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından yapılan ıslah da dikkate alınarak;“1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davacı ... için 62.359,02 TL, ... için 20.816,54 TL, ... için 18.302,25 TL, ... için 5.923,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,” karar verilmiş; karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...'ın eski eşinden olma ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız fiil sebebiyle açılan davada avans faizi talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ihbar(temerrüt) tarihinden itibaren yasal faiz verilebileceğini, prograsif rant yönteminin doğru olmadığını, bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı olması gerektiğini, ayrıca yapılan ödemelerle limitinin (kabul anlamına gelmemek üzere) 56.413,16 TL kaldığını, mahkemece murisin çocukları olan ... ve ...’ya yapılan ödemelerin nazara alınmamasının doğru olmadığını,
zira ...’nın olay tarihinde üniversite öğrencisi olduğunu, öğrenci belgesinin sunduklarını, bu ödemenin de nazara alınması gerektiğini, ... ve ...’ın öğrenci olup olmadıklarının mahkemece araştırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi tarafından aynı olay nedeniyle ve aynı müteveffanın hak sahipleri olarak dava dışı çocuklar ... ... ve ... ile davacı eş ... ve davacı çocuk ...’a dava tarihinden önce bir miktar ödeme yapıldığı, müteveffanın dava dışı anne ve babasına ise davadan sonra bir miktar ödeme yapıldığı sabittir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı çocuklar ... ... ve ...’ın ödeme tarihinde 18 yaşından büyük oldukları ve bunlara yapılan ödemenin iyi niyetli olmadığı kabulüyle bu ödemeler nazara alınmadan davalı sigortanın sorumluluğu hesaplanmışsa da, ... ...’ın 26/01/2002 D.lu olup desteğin ölümü tarihinde 18 yaş 7 aylık olup henüz eğitim çağında olduğu, diğer çocuk ...’ın ise zaten dosya arasında bulunan öğrenci belgesi içeriğinden üniversite öğrencisi olduğunun anlaşıldığı, sadece 18 yaşından büyük olmalarının tek başına ödemenin kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığı,
kötü niyetli ödeme olduğuna dair başkaca delil de bulunmadığı, bu şartlar altında bu çocuklara yapılan sigorta ödemesinin kötü niyetli olarak kabulü doğru olmadığından, bu ödemeler de nazara alınarak, ödeme tarihi itibarıyla ödenen miktarların, ödenenlerin zararını karşılayıp karşılamadığı,
sigortanın limit kapsamında ödemesi gereken bakiye tazimatın bulunup bulunmadığı değerlendirilerek ve ödemeler yetersiz ise bu kez rapor tarihine göre yapılan ödemeler güncellenerek rapor tarihi itibarıyla belirlenen tazminat miktarlarından düşülerek ve garame hesabı yapılarak sonucuna göre gerçek zarar kapsamında davacıların davalı sigorta şirketinden talep edebilecekleri destekten yoksunluk tazminatı zararları belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı sigortanın bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı Sigorta vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde Sigorta tarafından yapılan tüm ödemeler (dava dışı ... ve ...’a yapılan ödemeler dahil) değerlendirilerek, öncelikle tüm destekten yoksun kalanların destek payları gözetildiğinde ödeme tarihi itibarıyla ödenen miktarın, ödenenlerin zararını karşılayıp karşılamadığı,
sigortanın limit kapsamında ödemesi gereken bakiye tazimatın bulunup bulunmadığı değerlendirilerek ve ödemeler yetersiz ise bu kez rapor tarihine göre yapılan ödemeler güncellenerek rapor tarihi itibarıyla belirlenen tazminat miktarlarından düşülerek ve garame hesabı gerekiyorsa değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davalı Sigorta vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/1320, K. 2025/1655, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama