KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/257 - 2026/181
- Dosya no
- 2025/257
- Karar no
- 2026/181
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/11/2024
- Numarası
- 2023/523 Esas - 2024/796 Karar
- Davanın konusu
- TAZMİNAT
- Yazılma tarihi
- 23/02/2026
Karar Metni
747 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait araca, davalı nezdinde sigortalı olan aracın 20.02.2022 tarihinde çarpmasıyla meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlanarak değer kaybına uğradığını belirterek belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri işbu yargılamada 500,00 TL değer kaybı alacağının kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,talep artırım dilekçesi ile dava değerini 32.452,41 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, davacının 32.452,41TL'den ibaret bakiye değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatının 07/02/2023 eksik ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen değer kaybının değiştirilen ve onarılan parçalar değerlendirildiğinde yüksek olduğunu, raporda davaya konu aracın rayiç değerinin fahiş tespit edildiğini, araçta meydana gelen hasar durumu incelendiğinde araçta değer kaybına neden olan tek kısmın bagajda meydana gelen hasar olduğunu, bagaj kısmında meydana gelen hasarın bu derecede fahiş bir değer kaybına neden olamayacağını,
mahkemece alınan ilk raporda davalı şirket tarafından yapılan ödemenin yeterli çıktığı düşünüldüğünde her iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, raporun trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan hesaplama ilkelerine göre düzenlenmediğini, raporda belirlenen araç hasarı tutarını kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu araçtaki değer kaybı tutarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki. Haksız fiilden kaynaklanan, maddi tazminat taleplerinde zarar sorumlusu "gerçek zarardan" sorumlu olduğundan, kazaya bağlı zararın doğru şekilde hesaplanmış olması önemlidir. Kazaya bağlı gerçek zarar hesaplanmasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen ilke ve yöntemler nazara alınmalı, zararın artmasına, zarar görenin neden olması durumunda bu kapsamdaki zararlardan haksız fiil sorumlusu sorumlu tutulmamalıdır.
Bu açıdan, değer kaybı zararlarının hesaplanmasında araç değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyularak değerlendirme yapılması, araçta meydana gelen değer kaybının;
aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak tamir edildikten sonraki rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre ve varsa olay tarihinden önce kazalarının değer kaybına etkisi de değerlendirilerek hesaplanması gerekir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ilkelere uyulmadığı gibi,raporda,kaza sonucu araçta meydana gelen hasarın,salt ekspertiz raporuyla belirlenen hasar üzerinden değerlendirilmesiyle sonuca gidildiği,hasar detaylarının bilirkişi tarafından irdelenmediği ve bu suretle raporun denetlenemediği anlaşılmakla,bu haliyle raporun hüküm kurmaya ve denetime denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2025/257, K. 2026/181, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama