İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2026/475 K.2026/741

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi…

Esas2026/475Karar2026/741Tarih14 Mayıs 2026Okuma11 dk · 2.120 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Mayıs 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2026/475 - 2026/741
Dosya no
2026/475
Karar no
2026/741
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/11/2025
Numarası
2024/840 ESAS - 2025/818 KARAR
Davanın konusu
Tazminat
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
15/05/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.120 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde. 09.01.2014 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki, maliki ... Nak. Tic. Ltd.

Şti. olan ... plakalı araç ve ona bağlı ... plakalı dorse ile Aksaray istikametinden Ankara istikametine seyri sırasında aracın buzlu yolda kayması nedeniyle aynı istikamette kendi arkasında seyreden aracın bu araca çarpması ve yine müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın da önünde kazaya karışan bu araçlara çarpıp duruşa geçtiği yaralamalı zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde, müvekkil ... yaralandığını, kazaya konu ... plakalı araç 207069785 poliçe numarası ile Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, davalı ...

Sigorta A.Ş. ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesi nedeniyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçe limitini aşan maddi tazminattan sorumlu olduğunu, aynı kaza ile ilgili olarak daha önce, Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/583 E. 2022/177 K. sayılı dosyası ile müvekkilin maddi tazminat alacakları nedeniyle davalı tarafın sigortaladığı aracın ZMMS poliçesini düzenlemiş olan ...

Sigorta Şirketi'ne karşı kısmi dava açıldığını, işbu dava devam ederken Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan maluliyet raporu alınmış olup, 20.10.2020 tarihli bu rapora göre müvekkilin %21 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iş göremezlik süresi ve 1 aylık bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiğini, ayrıca, kusur yönüyle de rapor alınmış olup davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %65 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu kusur ve maluliyet oranlarına göre karar verildiğini,

dosyanın istinaf talebi üzerine Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin 2023/676 E. - 2023/1461 K. sayılı kesin kararı ile 14.07.2023 tarihinde kesinleştiğini belirterek, müvekkilinin ZMMS poliçe limiti tarafından karşılanmayan maddi tazminat alacağı (bilirkişi tarafından hesap yapılınca artırılmak üzere) nedeniyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini, davacının davasını kabul etmemek ile birlikte iddia olunan zararı belirlenebilir olup işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, keza mahkeme ilamı söz konusu olup zararın mahkeme nezdinde tespit edildiğini, bu nedenle davacıya süre verilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının zararı miktar itibariyle karşılanmış olup, bakiye zararı bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun da söz konusu olmadığını, davacı tarafça müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, kaldırma sonrasında yürütülen yargılama sürecinde davalının zamanaşımı def'i değerlendirilmiş, kazada yaralanma bulunması nedeniyle tazminatın 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğu anlaşılmakla zamanaşımı def'inin reddi gerektiği, kusur yönünden yapılan değerlendirmede.

"Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/583 E. ve 2022/177 K. sayılı kararında hükme esas alınan İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 30.04.2018 tarihli heyet raporunda, davalı sürücü ...'in %65 (Yüzde Altmışbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ün %35 (Yüzde Otuzbeş) oranında kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir" şeklinde değerlendirme yapılmış, rapor kesinleştiğinden mahkemece de davalı sigortalı araç sürücüsünün %65 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı,

maluliyete ilişkin Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/583 E. ve 2022/177 K. sayılı kararı ile Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin 01.02.2020/78733 sayılı maluliyet raporunda.

E Cetveline göre %21.0 (Yüzdeyirmibirnoktasıfır) oranında meslekte kazanma kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, işgöremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, işgöremezlik süresinin kişisel faktörlere bağlı olarak değişebileceği, varsa yaralanma sonrasında kişinin tedavi ve takibini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporunun değerlendirilmesi ile bu sürenin belirlenebileceği işgöremezlik süresi içerisinde 1 (bir) ay süreyle başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceğinin belirtildiği,

09.01.2014 tarihinde karayolunda meydana gelen kazada davalı sigortalı araç sürücüsünün %65 kusurlu hareketi neticesinde davacının yaralandığı, haksız fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, zarar tutarının aktüerya bilirkişi raporuyla tespit edildiği, 1.261.614,77 TL olduğu, ihtiyari mali mesuliyet limitinin 250.000,00 TL olduğu, ZMMS poliçesinin tüketildiği, davacının maluliyetinin %21 olduğu, zamanaşımı süresinin ceza zamanaşımı süresine tabi olduğu ve 8 yıl olduğu, açık ve ayrıntılı aktüerya bilirkişi raporu, Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin maluliyet ve kusur raporları hükme esas alınarak;

"1-Davanın KABULÜNE, 250.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; alacak zamanaşımına uğramış olup, anılan davanın reddi gerekmekte iken kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kazanın 09.01.2014 tarihinde meydana geldiği gözetildiğinde davacının alacağının zamanaşımına uğradığı ve davanın esasına girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekte iken verilen kabul kararının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını,

kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olup olmadığının tespitinin yapılması gerekmekte iken bu hususta hiçbir tespit yapılmadığını, kusur oranı ve davacının maluliyeti açısından Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/583 E. - 2022/177 K. sayılı kararında hükme esas alınan raporlar işbu dava bakımından da hükme esas alındığını, müvekkil şirket, bahse konu önceki yargılamada taraf olmadığı gibi kendisine ihbar da yapılmadığından,

kusur ve maluliyet oranlarına, tazminat hesabına ve olayın oluş şekline itiraz etme imkanı bulamadığını, hükme esas alınan 03/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu %0 teknik faiz esas alındığını ve progresif rant yöntemi kullanıldığını, oysa Yargıtay’ın güncel kararlarında teknik faiz kullanılmadan yapılan progresif rant yöntemine itibar edilmemekte, aksine teknik faiz indirimiyle hesap yapılması gerektiği kabul edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tarihi itibariyle ZMMS Sigorta Poliçesi limiti 268.000,00 TL olup,

raporda hesaplanan toplam tazminatın ZMMS poliçe limitini aştığı, bu durumda, karşılanmayan zarar bakımından sigortalının 250.000,00 TL limitli Kasko Poliçesine başvurulacağının belirtildiğini, ilgili dosya için geçerli olan ZMMS ve Kasko poliçe limiti toplam 518.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu nedenle, malul kalan kişi için poliçe limitleri dikkate alınarak hesaplanan nihai tazminat 518.000,00 TL olması gerektiğini, sigortalının ZMMS poliçesinin bulunduğu sigorta şirketi tarafından davacıya 14.07.2023 tarihinde 410.143,53 TL tazminat ödemesi yapıldığının anlaşıldığını,

söz konusu ödeme limitine göre hesaplanan tazminat tutarından (518.000,00 TL) tenzil edildiğinde sonuç olarak, kasko poliçesinden 107.856,47 TL bakiye tazminat kaldığını, bu nedenle hükmedilen 250.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının her yönüyle hukuka aykırı olduğunu, kararda her ne kadar 15/06/2022 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiş ise de müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceği gibi avans faizine de hükmedilmesinin de hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Kasko sigortası ile kısaca "trafik sigortası" olarak da anılan "motorlu araçlar zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası"nın birbirine karıştırılmaması gerekir. Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararlar sigortaca güvence altına alındığı halde ikincisinde, sigorta ettirene ait aracın karıştığı kazayla üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta tarafından karşılanmaktadır (Ulaş, I.:Uygulamalı Sigorta Hukuku-Mal ve Sorumluluk Sigortaları-, Ankara 2010, Sahife:539, 551).

Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davalar, TTK.'nın 1268. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Öğretide de, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davaların iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu benimsenmiştir (Eriş, G.: Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, Cilt 5, Ankara 2010, s.6105; Ulaş, I.: a.g.e., s.644; Gökcan, H.T./Kaymaz, S.:Karayolları Trafik Kanununa Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta Rücu Davaları Trafik Suç ve Kabahatleri, Ankara 2010, s.528; Doğanay, İ.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Cilt 3, Ankara 1990, s.2957).

Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararların güvence altına alındığı halde, trafik sigortasında üçüncü kişilerin uğradığı zararların karşılandığı, KTK’nın 109/2. maddesindeki yaralama veya ölümden dolayı zarar gören üçüncü kişilerin açtıkları davalarda uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanabileceğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.11.2022 tarih ve 2021/17729 Esas - 2022/14962 Karar sayılı ilamı) Somut olayda da, davacı karşı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısından ZMMS poliçe limiti tarafından karşılanmayan maddi tazminat alacağını talep ettiğinden uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanabilecektir.

2918 sayılı KTK'nın 109/1'inci maddesi; "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmünü öngörmektedir. Aynı Kanunun 109/2'nci maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Ceza Kanunu 5237 Sayılı TCK’dır. Davaya konu kazada bir kişinin yaralanmış olmasına göre, eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK da öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi geçerlidir.

Diğer taraftan, 6098 Sayılı TBK'nın 154. maddesinde (818 sayılı BK. 133) zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca, dava açılması veya icra takibi yapılması zamanaşımını kesen nedenlerdendir. Kanunun 156. maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 155. maddesi hükmü, "Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur." kuralını içermektedir. Bu maddeye göre, müteselsil borçlulardan birine karşı zamanaşımının kesilmesi diğer müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını keser. (818 sayılı BK. Mad.134)

Somut olayda, trafik kazası 09/01/2024 tarihi olup, araç sürücüsü ... ve işleten ... Nakliyat Ticaret Limited Şirketi hakkında 03/11/2015 tarihinde dava açıldığı ve zamanaşımının kesildiği, 6098 sayılı TBK’nın 157'nci maddesinin 1 inci fıkrası) gereğince dava yoluyla kesilmiş olan zamanaşımının, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağı (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.05.2024 tarih ve: 2024/2170 Esas - 2024/5330 Karar sayılı ilamı) gözetildiğinde zamanaşımına ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.

Diğer müteselsil borçlulara açılan davanın bu davada güçlü delil niteliğinde bulunduğu, anılan kararın davalılara tebliğ edildiği, kusur ve maluliyet durumuna ilişkin yeni delil de sunulmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebeplerine de itibar edilememiştir.

Faiz başlangıcına ilişkin olarak ise;

Davalı sigorta şirketi, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olup, ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100. maddesinde aynı Kanunun 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır.

Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcuna ilişkin TTK'nın 1427/2. maddesi hükmü uyarınca, Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.

Davadan önce ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigortanın dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/05/2019 tarih ve 2016/12563 Esas - 2019/6224 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, faiz başlangıç tarihinin başvuru tarihinden itibaren 45 gün sonra başlayacağının gözetilmemesi suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 26/11/2025 tarihli, 2024/840 Esas - 2025/818 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;

1-Davanın KABULÜNE,

250.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14/7/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Kabul edilen 250.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 17.077,50-TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 855,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.282,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 15.794,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 855,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.710,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının karşıladığı 155,00 TL tebligat gideri, 269,00 TL yazışma gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.424,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 250.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

II-İstinaf talebi kabul edilen davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2026/475, K. 2026/741, 14 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/475
Karar No
2026/741
Tarih
14 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/476 K.2026/484
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/476 K.2026/480
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/476 K.2026/471
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2026/476 K.2026/512
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/477 K.2026/482
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2026/477 K.2026/1091

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.