KÜNYE
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2023/1507 E., 2023/736 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Dosya no
- 2023/1507
- Karar no
- 2023/736
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/11/2022
- Numarası
- 2020/759 ESAS - 2022/1129 KARAR
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- AYIPLI MAL - ALACAK
- Karar yazım tarihi
- 12/01/2024
Karar Metni
1.635 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal-alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ile katılma yoluyla davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı, Adana 14. Noterliği'nin 14/02/2017 tarihli araç satış sözleşmesi ile davalıdan satın aldığı ... plakalı aracı Reyhanlı Noterliği'nin 16/03/2017 tarihli araç satış sözleşmesi ile ...'e sattığını, bu alıcının da aracı Reyhanlı 1. Noterliği'nin 04/10/2019 tarihli araç satış sözleşmesi ile ...'e sattığını, davalıdan aracı ticari işi olan galerisi için satın alıp aynı şekilde ticari amaç ile başkasına sattığını,
aracın son maliki ...'in 25/01/2020 günü Reyhanlı'da araç ile seyir halinde iken durdurularak Kocaeli Oto Hırsızlık Büro Amirliği yazısı ve Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2020/419 D.iş ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması ile aracın şasi numarasının başka bir araca ait olduğunun tespit edilmesi üzerine "change araç" şüphesi ile araç hakkında kriminal inceleme için hukuki işlem başlatıldığını, aracın 04/11/2016 tarihinde Ankara'da çalınan ... plakalı, 2010 model ... markalı araca ait olduğunun tespit edildiğini,
bunun üzerine son malik ...'in aracı satın aldığı önceki malik ...'e 01/04/2020 tarihinde başvurarak hukuki ve gizli ayıplı aracın rayiç bedelinin iadesini talep ettiğini, aracın 42.000-TL rayiç bedelinin 20/07/2020 tarihli yazılı sözleşme ile nakden ödendiğini, bu ödemeden sonra ...'in 04/09/2020 tarihinde 45.000-TL araç rayiç bedelini istediğini, aracın hukuki ve gizli ayıplı olduğunu 18/09/2018 tarihinde öğrendiğini, aracı bu şekilde satan davalının tam kusurlu olduğunu, 24/09/2020 tarihli ihtarname ile iade talebinde bulunduğunu belirterek araç satış sözleşmesinin iptaline, aracın davalı (satıcıya) devrine,
aracın 50.000-TL rayiç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıyı zarara uğratan bir eylemi olmadığını, ... plakalı, ... markalı aracı 2017 yılında dava dışı ... isimli şahıstan 14.000-TL'ye satın alındığını, aracı önden hasarlı ve çekme belgeli hali ile satın aldığını, trafikten men edilmiş şekli ile satın aldığı aracı kendisine satan kişinin hurdacılık mesleği ile iştiğal ettiğini, önden hasarlı olarak satın aldığı aracın tüm tamir ve bakımlarını yaptırdığını, yaptığı masraf ile kendisine 18.000-TL'ye mal olan aracı 20.000-TL'ye davacıya sattığını, satış sırasında aracın sorunsuz bir şekilde davacıya teslim edildiğini, teslim tarihten bu yana 3 yılı aşkın süre geçtiğini, aracın şasesinde veya başka bir yerinde arıza ve usulsüzlük olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının davalıdan noter aracılığı ile araç satın aldığı, aracın soruşturma sırasında muhafaza altına alındığı, araç çalıntı olup motor ve şasi numarasının değiştirildiği, aracın esas plakasının ... olduğu, aracın davacının elinde olmadığı, aracın zapt edilerek alıcıdan geri alındığı, aracın hukuki ayıplı olduğu, davalı satıcının zapta karşı tekeffül sorumluluğu altında olduğu, davacının aracın hukuki ayıplı olması sebebiyle seçimlik hakkı olduğu, davacıya seçimlik hakkını kullanması için süre verildiği,
belirtilen seçimlik hak kanunda sayılan seçimlik haklardan olmadığından geçerli bir seçimlik hak kullanımından bahsedilemeyeceği, davacı ödeme ve zararı ispat edemediğinden davacının yalnızca satış bedelini talep edebileceği, bu bedelden zilyetliğinde kaldığı süredeki elde ettiği yararlanmanın mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle;
Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile 18.000-TL'nin 28/12/2020 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı, davacı ile katılma yoluyla davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı, uzmanlık raporuna dayalı düzenlenen 24/03/2020 tarihli araç tespit tutanağına göre 04/11/2016 tarihinde Ankara'da çalınan aracı 14/02/2017 tarihinde davalıdan satın aldığını, aracı satın aldığı tarihte aracın ayıplı olduğunu, araçta bulunan hukuki ve gizli ayıbı bilmeksizin aracı satın aldığını, aracı bu şekilde satan davalının tam kusurlu olduğunu, davayı açtığı tarihten bu yana araç fiyatlarının 10 ila 15 kat arttığını, ekonomik ve enflasyon durumu dikkate alındığında araç rayiç bedelinin 50.000-TL'nin dahi çok üzerinde olduğunu, davada 18.000-TL sözleşme satış bedeline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı, aracı önden hasarlı ve çekme belgeli hali ile 2017 yılında dava dışı hurdacı ...'tan satın aldığını, aracın şase numarası veya başkaca bir kısmında herhangi bir arızaya veya usulsüzlük olmadığını, aracın muayeneden sorunsuz geçtiğini, aracın teslimi sonrasında meydana getirilen şase numarası ile oynama ve sair işlemlere dahli olmadığını, aracın davacıya tesliminden 3 yıl geçtikten sonra ortaya çıkmış olan ve kim tarafından yapıldığı belli olmayan olaydan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, tamir işlemleri için yaklaşık 3.500-TL masraf yaptığını, aracı tamir ettirdikten sonra resmi muayene işlemlerini yaptırdığını, araçta bir problem tespit edilmediğini, aracın yaklaşık 20 ila 25 gün kaldıktan sonra davacıya satıldığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ayıplı araç satışından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Tarafların istinaf sebepleri ile HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;
Davacı alıcı, davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış; davalı satıcı ise, aracı sorunsuz olarak davacıya sattığını, araçta satıştan sonra ortaya çıkan ayıptan sorumlu olmadığını savunmuştur. Mahkemece, aracın çalıntı olduğu ve change işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle araca el konulması nedeniyle zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince satış bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalının istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, davacıya satılan aracın satış sözleşmesi sırasında çalıntı ve change araç olması nedeniyle gizli ayıplı olması, davacı alıcının gizli ayıplı aracı bilerek ve isteyerek satın aldığından söz edilemeyecek olması, davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu nedeniyle davacı alıcıya karşı ayıpların varlığını bilmese dahi onlardan sorumlu olması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde, "Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanun'un 227. maddesi gereğince, alıcı ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir.
Aynı madde gereğince, alıcının genel hükümlere göre, uğradığı zararlar nedeniyle ayrıca tazminat talep etme hakkı da mevcuttur.
Somut olayda davacı, mesleki olarak alıcı ...'e satışını yaptığı aracın çalıntı ve change araç olması nedeniyle aracın son malik ...'in mülkiyetinde bulunduğu sırada araca el konulduğunu, araca el konulması nedeniyle aracı sattığı alıcı ...'e araç bedelini ödemek zorunda kaldığını, aracın gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek uğradığı zararın (araç rayiç bedelinin) tahsilini talep etmiş olup, dosya kapsamı ve hükme esas alınan gerekçeli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporuna göre, davacıya satışı yapılan aracın satış sözleşmesi sırasında çalıntı ve change araç olarak gizli ayıplı olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre davacı alıcının gizli ayıplı aracı bilerek ve isteyerek davalıdan satın aldığından söz edilemez. Bu durumda davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu nedeniyle davacı alıcıya karşı ayıbın varlığını bilmese dahi ondan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı alıcı ayıplı araç satışı nedeniyle uğradığı zararı davalı satıcıdan isteyebilir.
O halde mahkemece, davacı alıcının ayıplı araç satışına bağlı olarak uğradığı zarara ilişkin talebi kapsamında, bilirkişi raporu ile belirlenen 40.000-TL araç rayiç bedeline karar verilmesi gerekirken, davacının ödeme ve zararını ispat edemediğinden yalnızca 18.000-TL sözleşmede kararlaştırılan araç satış bedelini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yasa ve usule aykırı olup isabetsiz bulunmuştur.
Ne var ki bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacının istinaf talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile davalının istinaf talebinin reddine, HMK’nın 353/1/b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın 40.000-TL alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, E. 2023/1507, K. 2023/736, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama