KÜNYE
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2024/1356 E., 2025/94 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi Davacı (İhtiyati Haciz Talep Eden) Vekili
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1356
- Karar no
- 2025/94
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 02/10/2024
- Numarası
- 2024/646 ESAS
- Davalı (karşı taraf)
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Başvuru konusu
- İhtiyati Haciz
- Karar yazım tarihi
- 24/01/2025
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sırasında mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı, davalı adına kayıtlı ... isimli özel tekne vasfına haiz deniz aracının satışı konusunda anlaştıklarını, 145.000,00 EURO ödemesine rağmen teknenin devrinin yapılmaması nedeniyle satın almaktan vazgeçtiğini, ödenen bedelin iade edilmemesi üzerine Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2024/51966 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına ve davalının taşınır - taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, 02/10/2024 tarihli ara karar ile dosya içeriğine göre haklılık durumunun bu aşamada değerlendirilmediği gerekçesiyle; "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı, yaklaşık şartının gerçekleştiğini, sundukları banka havale dekontları ve ihtarname ile alacağın varlığına kanaat getirilecek yeterli delil sunulduğunu, davalının dava konusu tekneyi sattığı ve başkaca mevcut aktiflerini satmak suretiyle alacaklılarından mal kaçırmak gayretinde olduğunu haricen öğrendiğini, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup taraflarca mahkemenin görevine itiraz edilmemiş olması hâlinde dahi mahkeme yargılamanın her aşamasında görevli olup olmadığını kendiliğinden gözetmek ve görevsiz olduğu kanısına vardığında ise mahkemenin görevsiz olması sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek zorundadır.
İhtiyati haciz talebine ilişkin görevli mahkeme konusunda İcra ve İflas Kanunu'nun 250 vd. maddelerinde bir düzenleme yok ise de görevli mahkemenin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun göreve ilişkin hükümleri ile özel kanunlardaki göreve ilişkin düzenlemelere göre belirlenmesi gerekir.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir.
Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; her ne kadar davacı bir ticaret şirketi olup tacir ise de, davalı tacir değildir. Bu durumda, tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Hal böyle olunca, mahkemenin görevli olmadığı halde ihtiyati haciz talebinin esasına girerek karar vermiş olması karşısında, esas yönünden inceleme yapılmaksızın, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesince yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, E. 2024/1356, K. 2025/94, 24 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama