KÜNYE
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2024/634 E., 2024/1011 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2024
- Dosya no
- 2024/634
- Karar no
- 2024/1011
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/02/2024
- Numarası
- 2023/785 ESAS - 2024/98 KARAR
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Karar yazım tarihi
- 24/06/2024
Karar Metni
740 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı, davalı ile 04/03/2022 tarihli sponsorluk sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince davalıya ait ... marka bisiklet lastiklerinin tanıtımını yapma, davalı ise bu tanıtım karşılığında sponsorluk yapma görevini üstlendiğini, kendilerinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının sponsorluk bedellerini ödemediğini, sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili için Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2023/22074 Esas sayılı (yeni Ankara 5. Genel İcra Dairesi 2023/85636 Esas) dosya ile icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendilerinden alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, ticaret sicili müdürlüğü kayıtlarında davacının tacir kaydına rastlanmadığının bildirildiği, davacının bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünce davacının işletme esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği, bu haliyle davacının tacir olmadığı,
taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde müracaatı halinde dava dosyasının görevli Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı, taraflar arasındaki işin ticari nitelikte olup davanın da ticari dava niteliğinde olduğunu, davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK.'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir.
Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Somut olayda, Hitit Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabı yazısına göre davacının 213 sayılı VUK'nun 178. Maddesine göre ikinci sınıf tüccar olup işletme hesabına göre defter tutmakta olduğunun anlaşıldığının bildirildiği, bu durumda davacının da tacir olup davanın nisbi ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. O halde davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Böyle olunca mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılamanın yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · Üye · Üye · Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, E. 2024/634, K. 2024/1011, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama