KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1189
- Karar No
- 2024/306
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 02/02/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 16/02/2024
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalının sahibi olduğu şirket arasında süregelen ticari ilişki içerisinde müvekkilinin davalıdan alacağı mallara karşılık teminat niteliğinde davalıya çeşitli bonolar verdiğini, gerçekte şirketi ile olan ilişkiyi ortadan kaldırmak için de bu bonoların lehtar kısmına ticari ilişkinin yaşandığı .... Ltd.
Şti. değil davalı adının yazıldığını, bu ticari ilişki içerisinde müvekkilinin davalının yetkilisi olduğu şirketten aldığı tüm malların bedelini ödediğini, (hatta bu ilişkiden dolayı adı geçen şirketten olan 88.593,19 TL alacağının tahsili için şirket hakkında Denizli 9. İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini,) ancak hakkında kendisine teminat olarak verilen bonolara dayalı olarak Denizli 1. İcra Müdürlüğü’nün ....
Esasından 14/12/2017 keşide 20/01/2019 vade tarihli (malen kaydı içeren) 70.000,00 TL bedelli, Denizli 3. İcra Müdürlüğü’nün .... Esasında 14/12/2017 keşide, 20/12/2018 vade tarihli (malen kaydı içeren) 70.0000,00 TL bedelli Denizli 8. İcra Müdürlüğü’nün ....
Esasında 14/12/2017 keşide tarihli, ilki 20/10/2018 vade tarihli 70.0000,00 TL bedelli ve ikincisi 20/09/2018 vade tarihli 70.0000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak davalı tarafından takibe geçildiğini belirterek; müvekkili hakkındaki takiplere dayanak bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacının hakkındaki takibe dayanak bonoların teminat amaçlı düzenlenmiş bonolar olduğuna ilişkin davacı iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedillmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, davaya konu bonoların davalıya teminat senedi olarak verildiği iddiasının hangi ilişkinin teminatı olduğunu da belirten yazılı bir delille ispatlanması gerektiği, davacı tarafça bu nitelikte bir yazılı belge sunulmadığı, davacı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı, bonolardan ikisi üzerindeki ''malen'' ikisi üzerinde "nakden" kaydına rağmen davalının bonoların düzenlenme sebeplerini talil etmediğinden bedelsiz olduğu iddiasını ispatladığından söz edilmeyeceği, davalının tazminat talebinin de verilen ihtiyati tedbir kararının davacı tarafça teminat yatırılarak fiilen icra ettirilmediği gerekçesi ile de reddi gerektiği fakat kısa kararda yazılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalının sahibi olduğu şirketle müşterileri arasındaki ilişkiyi perdelemek için tüm müşterilerinden belirtilen şekilde düzenlenmiş bonolar aldığı hususunun tanıkla ispatlanmak istenmesine rağmen mahkemece bunun kabul edilmemesi, davalıya ait banka hesap eksritesinin istenmemesi sebebiyle davalının ticari ilişkisini bu şekilde yürüttüğünün ispatlanamadığı;
davalının şahsen tacir olmadığı halde takibe dayanak bonolardan ikisi üzerindeki senetlerin ihdas nedenine ilişkin “malen” kaydının bu senetlerin davalının sahibi olduğu şirketle olan ilişki sebebiyle düzenlendiğini gösterdiği halde bunun mahkemece dikkate alınmaması; müvekkilinin hakkındaki takibe dayanak bonoların teminat olarak davalıya verildiğinin davalının sahibi olduğu şirkete ait ticari defterlerle ispatlanmak istenmesine rağmen mahkemece bunun delil olarak kabul edilmemesi sebepleriyle kararın kaldırılmasına,
eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğundan dosyanın mahkemesine iadesine bu kabul edilmediği takdirde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacının hakkındaki takibe dayanak davalıya teminat olarak verilen bonoların bedelsiz kaldığı iddiasıyla takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır.
Mahkeme davacı borçlunun hakkındaki takibe dayanak bonoların bir başka ilişkinin teminatı olarak verildiğine ilişkin iddiasının yazı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacının senetlerdeki malen kaydının varlığına rağmen davalının senetlerin ihdas nedenini talil etmemiş olması sebebiyle ispat yükünün yer değiştirmeyeceği, gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının hakkındaki takibe dayanak bonoların davacının sahibi olduğu şirketle olan ticari ilişki sebebiyle teminat olarak verilmiş bonolar olduğunu ve her bir bononun hangi ilişkiyi temin için verildiğini yazılı delille ispatlayamamış olması, bonoların düzenlendikleri tarih itibarıyla tanıkla ispat sınırının üstünde kalması,
davalının sahibi olduğu şirketin davacı ile davalı arasındaki ilişki karşısında 3. kişi konumunda olması ve bu şirkete ait defterlerle teminat ilişkisinin ispatlanmasının mümkün olmaması, davalının malen kaydını değiştiren bir savunmasının olmaması sebebiyle ispat yükünün davalıya geçmemiş olması karşısında, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1189, K. 2024/306, 16 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama