KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1276
- Karar No
- 2023/628
- Karar tarihi
- 27 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 23/03/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 28/03/2023
Karar Metni
990 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında ayakkabı imal malzemesi alım satımından kaynaklanan bir ilişki bulunduğunu, davacının mal alımı için 7.000-TL senedi verdiğini, ancak davalının taahhüt etmiş olduğu malları teslim etmediğini, teslim etmediği gibi, davaya konu senedi kötü niyetli olarak Denizli 3. İcra Müdürlüğü' nün ...
Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla davacı aleyhine icra takibi başlattığını, davacının davaya konu senetten dolayı davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dosya borcunun asıl ve ferilerine tümüyle itiraz ettiklerini, davalının davacıya teslim etmesi gereken malları teslim etmeyip, icra takibi başlatmasının, kötüniyetinin açık göstergesi olduğunu, takibe konu senedin malen düzenlendiğini, davalının davacıya taahhüt etmiş olduğu malları teslim etmediğinden davaya konu senet bedelsiz kaldığını, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla,
dava konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve Denizli 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacının davaya konu icra takibindeki senet karşılığında davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitine, dava konusu senedin iptaline, Denizli 3.İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takibinin iptaline ve davalının alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, davalı tarafa müvekkili tarafından herhangi bir ödeme yapılmak zorunda kalınır ise davalı taraftan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı tarafından davacı hakkında, aralarındaki ayakkabı imal malzemesi ticareti gereği, davacı borçlu tarafından davalıya verilen 24.10.2018 düzenleme, 30.06.2019 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli, borçlusu davacı ... olan bonoya dayanarak Denizli 3. İcra Müdürlüğü, ...
E. nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını 10 Örnek ödeme emrinin davacı/borçlu ...'a tebliğ edildiğini, öncelikle dava dilekçesinde belirtildiği gibi ayakkabı imalatı ve satışı sektöründe önce senet verilip daha sonra malın teslim alındığı hususunun tamamen gerçek dışı olduğunu, davalı ile davacı/borçlunun ticari ilişkisi olduğu yıllarda her zaman önce mal gönderilmiş, ödemesi ya da mal karşılığı verilen senet daha sonra borçludan alındığını,
davaya konu bononun bağlı olduğu ticari ilişkide de davalının davacı/borçlunun sipariş ettiği ayakkabı imal malzemelerini gönderdiğini ardından borçludan icra takiplerine ve işbu davaya konu senedi aldığını, davaya konu bono üzerindeki 'MALEN' kaydının da bunun en somut delili olduğunu, senet üzerindeki bu kayıtla davacı/borçlu ...'ın malları teslim aldığını ikrar ettiğini, davacı tarafın davaya konu senet karşılığı malların teslim alınmadığına yönelik hiçbir yazılı delil sunmadığı gibi,
davacının imzaladığı senette malı teslim aldığına dair beyanı bulunduğunu ve bu yazılı belgenin aksinin ancak kesin delillerle ispat edilebileceğini belirterek davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, "...dava konusu bono üzerinde ''malen'' kaydı bulunmaktadır. Bu durumda borçlunun borcundan kurtulabilmesi için bu nedenin gerçekleşmediğini ispat etmesi gerekecektir. Dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişkinin konusu olan malların teslim edilmediğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerekecektir.Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması, şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez.
Zira, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir.
Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. (Hukuk Genel Kurulu'nun 17.12.2003 gün, 2003/19-781 E, 2003/768 K. sayılı kararı ) 6100 sayılı HMK'nun "Senede karşı tanıkla ispat yasağı"nı düzenleyen 201.
Maddesinde; " Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." hüküm altına alındığı gibi, davacı bu iddiasını ancak senetle ya da senede eş değer yazılı delille ispat edebileceğinden ve mahkememize bu hususta bir delil ibraz edilmediğinden ve açıkça yemin deliline de dayanılmadığından, davacının ispat olunmayan davasının reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkiline taahhüt etmiş olduğu malları teslim etmediğinden davaya konu senedin bedelsiz kaldığını, dolasıyla müvekkilinin senetten ötürü herhangi bir borcunun bulunmadığını, teslim edilmesi gereken malları teslim ettiklerine dair davalının delil sunmaması sebebiyle davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ispat yükünün davalı tarafa ait olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ispat külfetinin davacı taraf üzerinde bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1276, K. 2023/628, 27 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama