KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1464
- Karar No
- 2024/536
- Karar tarihi
- 15 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22/03/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 15/03/2024
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dışı ... vakfının çalışmasını yaptığı kongrenin müvekkili tarafından da organizasyonunun üstlenildiği, bu çerçevede davalı şirkete stant tahsis edildiği ve davalı şirketin 5 adet uzman doktoru ile 2 firma temsilcisinin bu kongreye katıldığını, davalıya stant tahsis edilmesi, 7 personelinin otelde konaklama giderlerinin organizatör sıfatıyla müvekkili tarafından karşılanması üzerine bunun bedeli için davalı firmaya 17/05/2018 tarihli ... numaralı 51.720,48 TL bedelli fatura düzenlenip ödenmesi için gönderildiğini, faturanın davalı tarafça iade edildiğini, tahsili için girişilen takibe de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında açık yada zımni alacağın dayanağı olan ilişkiye ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığını, bu yüzden davacının gönderdiği faturanın süresi içinde iade edildiğini, ayrıca davacıya stant kiralama ve konaklama yaptırılan ilgililer için anlaşılan firmanın ...
Şti olduğunun belirtildiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğini, bu yüzden temerrüt faizi ve ihtarname masrafının müvekkilinden istenemeyeceğini, iddialarını tanık dinleterek de ispat etmesine muvafakat etmediklerini, müvekkili şirket yetkilisinin kendi konusunu ilgilendiren bir konuda herhangi bir stant kiralamadan kongreye katılım sağlamasının, bu yönde resimler çektirmesi, görüşmeler yapmasının, davacı şirkete kira bedeli ödeyeceği anlamına gelmeyeceğini, belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...
Davacı davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu davalı da böyle bir ilişkinin olmadığını iddia etmektedir, davalı şirket yetkilisi ..., kendisine fotoğraflar gösterilip ifadesinin alınması için çıkarılan davetiye üzerine duruşmaya gelmiş, sorulduğunda yetkilisi olduğu davalı şirketin davaya konu alacakla ilgili herhangi bir stant kiralamadığını, davalı şirketin tanınmışlığını bilen dava dışı ... şirketinin yetkilisi olduğu şirketin Türkiye distrübütörlüğünü yapmak üzere isim isteyen şirketin stant açtığını ancak faturanın yetkilisi olduğu şirkete gönderildiğini,
o sırada dosyanın olmaması sebebiyle kendisine gösterilemeyen davacının dayandığı önünde davalı şirket adı geçen stanttaki kişilerin kendi personelleri olmasının mümkün olduğunu, zira ... şirketinin bu stantta davalı şirketin sattığı ürünlerin tanıtımını yaptığını beyan etmiştir. Bu beyan da davacının davalıdan düzenlediği faturaya dayalı alacak talebini haklı çıkaracak nitelikte bir beyan değildir.
Gerçekten davacının dayandığı fotoğraflardaki kişiler davalı şirket personeli olsa bile davalının savunmasının aksi davacı tarafça yazılı belge ile ispatlanmadığından tek başına bu kişilerin davalı şirket adı geçen stantta görevli olarak bulunmalarının davalının sorumluluğunu gerektirmeyeceği açıktır. Kaldı ki davalı stantta kendi adlarının geçmesinin sebebini de dava dışı şirketin, davalı şirketin ürünlerini pazarlıyor olmasına bağlamıştır.
Bu sebeple davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delillerinin toplanmadığını, davalı tarafın tanıklarının dinlendiğini, müvekkili tanıklarının dinlenmediğini, tanık beyanının hüküm yerine geçtiğini, müvekkilinin alacak nedeninin sırf stand kiralama bedeli olmadığını, davalı için harcanan giderlerinde olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile hukuka aykırı karar verildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İzmir 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 17/05/2018 tarihli faturaya dayalı olarak 51.720,48 TL asıl alacak, 142,12 TL ihtar gideri, 158,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 52.020,73 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 25/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 01/08/2018 tarihli dilekçesi ile yetkili icra dairesinin Antalya İcra daireleri olduğunu belirterek yetki ve borca itiraz ettiği ve borçlu hakkında takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası açılabilmesinin en önemli ve birinci şartı geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. İtirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle, ortada geçerli bir ilamsız icra takibi yoksa alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davası, mahkemece dava şartı yokluğu nedeni ile reddedilecektir. Bu şart, taraflarca ileri sürülmese bile, mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilecektir.
Davalının icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine itirazı halinde öncelikle icra müdürlüğünün yetkisi incelenmeli, icra müdürlüğü yetkili değilse, mahkeme kendi yetkisini incelemeden davanın usulden reddine karar vermelidir.
Ne var ki daha önce davaya bakan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi icra dairesinin yetkisini incelemeden kendi yetkisini inceleyerek aykırı hüküm kurmuş ise de bu husus taraflarca istinaf edilmeyerek dosya davaya bakmakta olan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine intikal ettirilmiştir. Bu durumda yeni mahkemede itirazın iptali davasına bakılırken öncelikle icra müdürlüğüne yapılan yetki itirazının yerinde olup olmadığının incelenmesi gerekir.
Ancak mahkemece icra müdürlüğünün yetkisi incelenmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dosya kapsamında icra takibine dayanak teşkil eden faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, fatura düzenlenmesinin ve otel kayıtlarının akdi ilişkiyi ve faturaya konu hizmetin verildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı, inkar edilen akdi ilişkinin ve verilen hizmetin tanık ile ispatının da mümkün olmadığı, davacının davalı ile akdi ilişkinin varlığını usulüne uygun delillerle ispat edemediği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı ispat edilemediğinden icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin İİK m. 50 delaletiyle HMK m. 10 ve TBK m.89 maddelerinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, icra takibinin genel yetki kuralı uyarınca davalının ikametgah yeri icra müdürlüğünde başlatılması gerektiği, davalının ikametgahının Antalya olduğu gözetildiğinde takibin başlatıldığı İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün yetkisiz olduğu, yetkili icra müdürlüğünde başlatılan bir takip bulunmadığından dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4 ve 353/1-b-2. maddeleri gereğince re'sen sebeplerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1464, K. 2024/536, 15 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama