KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1765
- Karar No
- 2024/726
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/03/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 26/04/2024
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, ... Bankası tarafından müvekkili aleyhine takip başlatılıp da davalının temlik edildiği Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takibine dayanak bonodaki müvekkiline atfen atılı keşideci imzasının gerçekte müvekkiline ait olmadığını belirterek, takibin iptaline ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, davacının kuzeni dava dışı ...'in fiziksel benzerliklerinden de faydalanmak suretiyle davacının kimlik bilgileri kullanarak, pasaport oluşturduğu; davacının kimlik bilgilerini kullanarak oluşturulan kimlikle şirketler kurulduğu; bankalardan kredi kullanıldığı; çeşitli vergi suçları işlendiği, dava dışı ...'ın bütün bunları ... olarak gerçekleştirdiği ve bir çok kez de ... adıyla mahkemelerde ve kolluk birimlerinde ifadeler verdiği, hakkında yargılamalar yapıldığı, mahkumiyet kararları verildiği, daha sonra infaz aşamasında davacı ...'in yakalanarak cezaevine alındığı,
bu aşamada davacı ...'in Serik'ten hiç çıkmadığını, şirket kurmadığını, yargılanmadığını belirtmesi üzerine yapılan araştırmalar neticesinde vergi suçlarından yargılanan kişinin ... olmadığının tespit edilerek beraatine karar verildiği, mahkemelerinde benzer şekilde farklı bankalardan alınan krediler ile ilgili davacı tarafından açılan menfi tespit davaları olduğu; davaya konu icra takibene dayanak bonodaki imzanın ve bu bononun düzenlenmesine gerekçe olan kredi sözleşmesindeki kefil sıfatıyla ... adına atılı imzanın davacı ...'e ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü gerektiği;
ancak davacı adına oluşturulmuş, iğfal kabiliyetine haiz ( davacının kuzeninin bu kimlikle mahkemelerde, kollukta ifade vermiş, pasaport çıkarabilmiş, yurt dışına çıkmış, şirket kurmuş olması karşısında iğfal kabiliyeti olduğu kabul edilen) kimlikle hareket edilip sözleşme yapılması, kredi kullanılması, karşılığının ödenmemesi ve alacaklı bankanın da buna göre takip başlatması karşısında davalı bankanın kötü niyetli olmadığı, yargılamanın borcun miktarına ilişkin olmamadığı, verilen nihai kararın "borcun olmadığına" yönelik değil, borçlunun davacı olmadığının tespiti niteliğinde olduğu gerekçeleriyle;
davanın kabulüne, takibe konu borcun borçlusunun davacı olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, maktu karar ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile kalanın davacıya iadesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, menfi tespit davasında dava konusunun 277.803,40 TL olduğu mahkemece bu miktar üzerinden müvekkili lehine 24.396,24 TL nispi vekalet ücreti vermesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın bu yönden kaldırılarak müvekkili yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesi tarafından hükmüne esas alınan 15/02/2021 tarihli raporda, davacının mukayese imzaları arasında genel şekil yönünden kısmi yakınlık görüldüğü, imzalar içerisindeki karakteristik el hareketlerinin yapılışı bakımından farklılık tespit edildiğinin belirtildiğini ve bu rapora müvekkili tarafından itiraz da edildiği halde mahkemenin bu çelişkiyi giderecek nitelikte ATK'dan rapor almadan ve bu yöndeki taleplerini reddederek karar vermesinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, mahkeme masrafları karar tarihinde geçerli maktu harç ve avukatlık ücret tarifesine göre hükmedilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu incelendi.
HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, borçlusu ... , alacaklısı ...
Malz. ... Tic.
A.Ş olarak düzenlenmiş 10/12/2013 tanzim ve 30/01/2015 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senet üzerinde atılı bulunan imzanın ... elinden çıkmadığı, (hakiki imzaların model alınması suretiyle sahte olarak atıldığı) sonuç ve kanaatine varıldığının belirtilmesi, raporun dosya içeriğine uygun olması ve bir çelişki barındırmaması karşısında; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görüldüğünden HMK m. 353/1-b-2. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak hükmedilecek vekalet ücretinin nispetiyle ilgili AAÜT'nin 13/1-2. maddesi "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklindedir.
Buna göre dava değerinin ve takip miktarının 277.803,40 TL olması karşısında karar tarihinde geçerli AAÜT'ye göre hükmedilmesi gereken nispi vekalet ücreti 27.896,24 TL dir. Mahkemece davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olması sebebiyle davacı vekilinin istinafının taleple bağlı olarak kabulüne karar vermek gerekmiş HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
26/04/2024 ...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1765, K. 2024/726, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama