KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/739
- Karar No
- 2023/1709
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 30/12/2020
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Yazım tarihi
- 26/10/2023
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken ortaklık payını usulüne uygun olarak diğer davalı şirket ortağı ...'ya devrettiğini, bu devir ortaklar kurulu kararıyla da onaylandığı halde müvekkilinin şirketten ayrılmasına ilişkin kararların ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanının yapılmadığını belirterek; müvekkilinin davalı şirket ortaklığından 25.02.2010 tarihi itibariyle ayrıldığının tespitine, davalı şirketin ticaret şirketindeki dosyasına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf herhangi bir cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmaları da takip etmemiştir.
Mahkeme istinafa konu kararında özetle; 6762 sayılı eski TTK'nın 520. maddesi uyarınca limited şirket pay devrinin geçerli olabilmesi için devrin pay defterine kaydedilme- sinin de gerektiği, davacı tarafça devrin pay defterine işlendiğinin ispatlanamadığı gerekçe- siyle davanın reddine karar vermiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece pay defterinin ibraz edilmesi için davalı tarafa verilen süreye rağmen ibraz edilmediğini, pay defterinin müvekkilinden değil davalı taraftan istenebilecek bir husus olduğu halde davacı müvekkilinin pay defterinin ibrazını sağlayamadığından ve davasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek; kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, limited şirket ortaklığından 25.02.2010 tarihi itibariyle ayrılmış olunduğunun tespitine ilişkindir. Mahkeme devrin pay defterine işlendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Uyuşmazlık, devrin pay defterine işlenip işlenmediği, ispat yükünün hangi tarafta olduğu hususundadır. Mahkemece davalı devralan hissedar ve adresinde bulunamadığı için TK 35'e göre davetiye çıkarılan davalı şirketin pay defterini ibraz etmemesine rağmen hisse devrinin şirket pay defterine işlediğini ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bu konuda önceki kanun dönemine ilişkin kanun hükmü ve Yargıtay uygulamalarına bakıldığında geçerli bir pay devrinin olması ve bunun sicile işlenebilmesi için devrin şirket pay defterine de işlenmiş olması gerektiği anlaşılmaktadır. Gerçekten devir tarihinde geçerli mülga 6762 sayılı TTK'nun 520/1. maddesine göre "Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartiyle hüküm ifade eder." denilmektedir.
Bu konuda Yargıtay da "Limited şirket pay devrinin geçerli olabilmesi için TTK.nun 520. maddesine göre, limited şirket pay devrinin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce tas- dik edilmesinden sonra, pay devrinin limited şirkete bildirilerek, anasözleşmede aksine hüküm yok ise, ortakların en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas ser- meyenin dörtte üçüne sahip olması, ayrıca devrin pay defterine kaydedilmesi gerekir.
Limited şirket pay devri için geçerlilik koşulu olan bu şartlar yerine getirilmeden yapılan devirler geçersizdir. Bu devrin Ticaret Siciline tescili ise, pay devrinin gerçekleşmesi için zorunlu bir şekil şartı değildir." (Yargıtay 11. Hukuk D. 2007/887 Esas 2007/3650 Karar) “maddede öngörülen muvafakat ve pay defterine kaydedilme koşulları yerine getirilmediğinden ... ortada geçerli bir devrin bulunduğundan söz edilemez." (Yargıtay 11.Hukuk D.
2006/9473 Esas 2007/1273 Karar) denilmek suretiyle geçerli bir pay devrinden söz edilebilmesi için bunun deftere de işlenmiş olması gerektiği belirtilmektedir.
İspat yükü ile ilgili de "Somut olayda devir, imzası noterce tasdik edilmiş yazılı mukavele ile yapılmış ise de sermaye ve sayısal olarak ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat ettiğine ve şirket yönünden geçerli olması için devir işleminin şirkete bildirilip pay defterine kaydedildiğine dair belge ibraz edilmemiştir. Kanunda belirtilen hususların gerçek- leştiğini ispat yükü davacılardadır. Mahkemece atanan kayyım şirketi temsil için atandığın- dan, işbu davayı kabulü davalı .....’yu bağlaması mümkün değildir." ( Yargıtay 11. Hukuk D. 2006/4656 E. 2007/7349 K.) denilmek suretiyle ispat yükünün davacıda oldu- ğuna işaret edilmiştir.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldı- ğından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/739, K. 2023/1709, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama