KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1978
- Karar No
- 2025/1252
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10/02/2022
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak
- Yazım tarihi
- 17/12/2025
Karar Metni
1.383 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; davalı borçlu ... ile davacı müvekkili banka arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalıya kullandırılan krediye ait taksitlerin vadesinde ödenmemesi sebebiyle adı geçene önce ihtarname, bilahare de icra dairesi kanalıyla ödeme emri gönderildiğini ancak davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, haksız olarak yapılan bu itirazın iptalini ve %20’den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... Bütün dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davacı ...bank A.Ş. ..../Antalya Şubesi ile dava dışı banka borçlusu ... arasında 14.06.2017 tarihinde 25.000,-TL limitli olarak ...
Numarası altında bir sözleşme düzenlendiği, davalı ...’ın kendi el yazısıyla 25.000,-TL sınırla müteselsil kefil olduğunu belirtmek, altına da isim ve tarih yazmak suretiyle imza attığı, ayrıca; eşi ...’ın da yine eş rızası anlamında imzasının bulunduğu,kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Borçlar kanununun 583 maddesine uygun olarak düzenlendiği ve geçerli olduğu anlaşıldığı hususları mahkememizce sabit görülerek davalı aleyhine açılan davanın, bilirkişi raporunda belirtilen bedel üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen,
harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen kefil aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 8.298,41 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verip 29.08.2019-22.01.2020 tarihleri arası asıl alacağa işleyecek % 26 akdi faiz yönünden bir hüküm kurmadığını, bilirkişi raporunda 29.08.2019 – 22.02.2021 tarihleri arası % 26 akdi faiz işletildiğini fakat eksik hesaplama yapıldığını, dosya içerisinde dava dışı borçlu ...’a ait ödeme planı incelendiğinde 29.08.2019 -28.08.2020 tarihli kredinin mevcut olduğunu, hesap özetindeki faizlerin de 24/02/2021 tarihinde 180 gün gecikmede olan kredinin faizi olduğunu,
ayrıca davalı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereği asıl alacağa takip tarihinden sonra temerrüt faizi işletecileceği belirlenmiş iken yerel mahkemenin yasal faiz işletilmesine dair kararının hatalı olduğunu, faiz oranlarının sözleşme hükümlerine göre yeniden değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak müteselsil kefil hakkında yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine alacaklı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalının Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin davalı açısından 8.298,41 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin temerrüt faizi başlığı altında düzenlenen 7.8.3 maddesinde, müşterinin temerrüt halinde aynı tür krediler ve hesaplar için bankaca belirlenen en yüksek cari faiz oranın %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeyeceği belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince, davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede, temerrüt tarihi itibarıyla davacı bankanın aynı türdeki kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının yıllık %26,00 olduğu tespit edilmiştir. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranına %50 ilavesiyle kredi alacağı yönünden %39,00 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince, davacı yanın temerrüt tarihinde benzer kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının daha yüksek olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davacı bankanın davalının temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı tespit edilen en yüksek faiz oranı esas alınarak bu oran üzerinden sözleşme hükümleri gözetilerek temerrüt faiz oranının tespit edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre hesabın kat edildiği tarihe göre kapitalize edilmiş asıl alacak miktarı üzerinden, hesabın kat edildiği tarihten temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar da temerrüt faizi uygulanması gerekir.
Asıl borç ve faiz oranları ile taraflar arasındaki sözleşme ve yasaya uygun şekilde hazırlanan, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın takip tarihi itibari ile 9.418,56 TL asıl alacak, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39,00 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1978, K. 2025/1252, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama