KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1991
- Karar No
- 2022/1479
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 17/05/2022
- Davanın konusu
- Şirketin İhyası
- Yazım tarihi
- 25/10/2022
Karar Metni
1.311 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; ihyası istenen ... Limited Şirketi’nin müvekkili tarafından Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esasında açılan davanın davalısı olduğunu, davalıdan kamu zararı talep edildiğini, ancak adı geçen şirketinin resen terkin edildiğinin yargılama sırasında öğrenildiğini, mahkemece kendilerine mehil verildiğini belirterek; ... Limited Şirketi’nin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde özetle; adres ve durumu tespit edilemeyen ihyası istenen şirketin oda kaydının ..... yönetim kurulu kararları ile 01/03/2015 tarihinde resen terkin edildiğinin müdürlüklerine bildirildiği, TTK'ın geçici 7. Maddesi uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen gerekli bildirimde bulunulmaması üzerine şirket kaydının 28/07/2015 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, ihyası istenen şirketen münfesih olma nedenini ortadan kaldıran işlemleri yaptıklarını gösterir belgeleri ibraz etmeleri için gerekli ihtar ve ilanların usulüne uygun yapılarak yapıldığını,
bu ihtar ve ilana cevap verilmediğinden ticaret sicilinden terkin işleminin yapıldığını belirterek; davanın reddine, aksi halde yasal hasım olan müdürlük aleyhine aleyhlerine yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme istinafa konu kararında özetle. TTK'nın Geçici 7/15 maddesi uyarınca, Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği, hak düşürücü sürenin dikkate alınması için şirkete yapılan ihtar ve ilanların usulüne uygun olması gerektiği,
bunun için de şirket ve kooperatifin ticaret sicilindeki kayıtlı son adresine ve şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere gönderilmesi gerekmekle birlikte ilan edilmek üzere de Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilmesi gerektiği, ihtarın ulaşma- dığı durumlarda, ilan tarihinin esas alınacağı, yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içinde gerekli bildirimi yapmayan şirket ve kooperatiflerin unvanının ticaret sicilinden resen siline- ceği; somut uyuşmazlıkta ihtarın şirket yetkililerine tebliğe çıkarılıp çıkarılmadığı,
çıkarıldı ise tebliğ edilip edilmediğine ilişkin bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, müdürlükten istendi- ğinde de bulunamadığının bildirildiği, dolayısıyla terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, bu yüzden de 5 yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınmaması gerektiği ve davanın süresin- de açılması sebebiyle de terkin işlemi usulsüz olduğundan şirketin belirli bir nedenle sınırlı olacak şekilde ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı,
terkin işlemi huku- ka aykırı olduğundan şirketin bütünü ile ihyasına karar verilmesi ve yargılama giderlerinden davalı kurumun sorumlu tutulması gerektiği derekçesi ile ihyaya ve yargılama masraflarının davalı müdürülükten alınmasına karar vermiştir.
Karara karşı, davalı Müdürlük istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Müdürlük istinaf dilekçesinde özetle; müdürlükçe geçici 7. Madde kapsa- mına giren şirketlerin tespitinin resen yapıldığı .. LTD yetkilisine de gere- ken ihtarın yapıldığını, bilahare Ticaret Sicil gazetesinde de ilan edildiğini, yapılan ilana rağ- men gerekli bildirimde bulunulmadığından şirketin 28.07.2015 tarihinde resen terkin edildi- ğini, müdürlüğün terkin işleminin mevzuata uygun gerçekleştirilmesi konusunda yükümlülü- ğünün olduğunu ihtar ve ilanların usulüne uygun yapıldığını, Müdürlüğün yasal hasım konu- munda olduğunu bu yüzden vekalet ücreti ve yargılama giderinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek; kararın kaldırılması aksi halde ise yargılama masraf ve vekalet ücretinden müdürlüğün sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, Davanın kabulü ile; Antalya Ticaret Sicil Müdürlü- ğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK nın geçici 7. Maddesinin 4. Fıkrasına göre, müdürlükçe ilgili şirket ve koope- ratiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre bu şirket veya kooperatiflerin temsil ve izaha yetkilendirilmiş kişilere ihtarname yollanması ilan ve ihtar belirtilen ilgililere ulaşırsa bu tarih ulaşmaz ise ilan tarihinin esas alınacağı belirtilmekte olup mahkeme müdürlüğün gereken tebligatları yaptığını ispatlayamadığı gerekçesi ile yargılama masraflarından müdürlüğü sorumlu tutmuştur.
Ancak yargılama sırasında gerek davacı tarafın gerekse davalı tarafın ihyası istenen şirkete ve yetkililerine gereken ihtarı içeren tebligatın yapılmadığı yönünde bir iddiasının olmadığı görülmektedir. Esasen gereken tebligatların yapılmadığı gerekçesi ile terkin işle- minin geçersizliğini ileri sürmekte de o şirketin yetkililerinin hakkı vardır.
Bu anlamda, şirke- tin tasfiyeye tabi olmadan terkinini sağlayan bu hükmün şirket yetkililerinin de menfaatlerine olduğunun kabulü gerekir.
Bu sebeple mahkemenin, "terkin işleminin hukuka uygun olma- dığı, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınmaması gerektiği ve davanın süresinde açıl- ması sebebiyle de terkin işlemi usulsüz olduğu için şirketin belirli bir nedenle sınırlı olacak şekilde ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı, terkin işlemi hukuka aykı- rı olduğundan şirketin bütünü ile ihyasına karar verilmesi ve yargılama giderlerinden davalı kurumun sorumlu tutulması gerektiği" yönündeki kanaati doğru bulunmamıştır.
Davalı şirketin 28.07.2015 tarihinde resen terkin edilmesinden sonra iş bu dava 14/01/2022 tarihinde açılmış olup 5 yıllık hak düşürücü süre dolmuş ise de, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, tasfiye edilmeksizin ünvanı silinen şirketin malvarlığının bulunması halinde bu malvarlığının kaydın silinmesinden 10 yıl sonra mülkiyetinin hazineye geçecek olması, Niğde Asliye Hukuk mahkemesinde açılan davanın ihyası istenen şirketin malvarlığı ile ilgisinin olması,
kalan 5 yıl içinde mal varlığının sahipsiz olmasının mümkün olmaması karşısında, terkin edilen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar kaydın silinme tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde mahkemeye başvura- rak şirketin ihyasını isteyebileceğinden davanın yasal sürede dava açıldığının kabulü gerekir.
Şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesinin gerekmesi karşısında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. Maddesi gereğince mahkemenin "... şirketin ek tasfiyesi için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için ... bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan" ettirmesi gerektiğinden dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre ihyası istenen şirketin son ortaklarının ... ve ... - çek olduğunun anlaşılması karşısında adı geçenlerin sınırlı yetkili tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanına karar vermek gerekmiştir. Yargılama masrafları ise davacı üzerinde bıra- kılmıştır.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1991, K. 2022/1479, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama