KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/266
- Karar No
- 2025/462
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10/11/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 20/05/2025
Karar Metni
1.702 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; araba alım satımı (Galericilik) yapan davalı tarafın ... da ... plaka sayılı ... model ...
Marka araç için "çok temiz hasarsız "olarak ilan verdiğini ve servis işi yapan (ekte vergi levhası sunulmuştur) ve ticari olarak aracı kullanacak olan müvekkilinin de ilana güvenerek ve araç plakasından, şasi ve motorundan yaptığı sorgulama sonucunda herhangi bir sorun çıkmaması sonucu 03.02.2010 tarihli Üsküdar 18. Noterliğince tanzim edilen ... yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi ile ...
TL ödeyerek satın aldığını, müvekkilinin aracı İstanbul ilinden teslim aldığını ve Antalya iline 04.02.2020 tarihinde geldiğinde klima gazı, ön kapak, silindir kapağı, torna işçilik, mekanik işçilik, kumanda gövde kapağı, krank mil keçesi, zincir seti, subap boşluğu ayarı, kayış kanalı, balata spreyi, mbt yapıştırıcı vs vs ...gibi bir çok arıza ve arabadaki ayıp veçhile toplamda faturalı olarak(ekte faturalar sunulmuştur) sanayide 12.880,00 TL ödemek zorunda kalındığını (orjinal servis fiyatı 16.000 TL civarıdır), bu hususta mahkemece bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin de olduğunu,
müvekkiline ayıplı olan aracı satan davalı hakkında Antalya Genel İcra ... sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını ve davalının itiraz ederek takibi durduğunu bunun üzerine Antalya Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu ve ... sayılı dosya ile anlaşmaya varılamadığını, davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ve itirazın iptali için iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili.
Araç satış sözleşmesi düzenlenmeden önce, araç davacı ...'ın isteği üzerine bizzat kendisinin belirlediği oto ekspertiz bayisine götürülerek ekspertiz raporu alındığını, ekte sunulan ekspertiz raporunun 1/9 sayfasında ekspertiz talep eden müşterinin davacı ... olduğunun açıkça belirtildiğini, yine raporun 5/9 sayfasında acil yağ değişiminin gerekli olduğunun, motor yağ seviyesinin minimumun altında olduğunun, yağ filtre kapağından damlatma şeklinde yağ kaçırıyor olduğu ve acilen müdahale edilmesinin tavsiye edildiğinin görüldüğünü, bu hususun gerek oto ekspertiz uzmanı tarafından gerekse müvekkili ...
Tic. Ltd. Şti. Yetkilileri tarafından davacıya ısrarla bildirilmiş ve gerekli eksiklik giderilmeden yola çıkmamasının tavsiye edildiğini, buna rağmen, davacı ...'ın araca gerekli bakımları yaptırmadan araç tesliminin gerçekleştiği İstanbul'dan Antalya'ya yola çıkmış ve yolda aracın arıza yaptığını, aynca, raporun 6/9 sayfasında ön fren disklerinde aşınmaların olduğunun tespit edildiğini, bununla birlikte, aracın belirli bölgelerinde lokal boyaların olduğu,
araca rot-balans ayarı kontrolü gerektiğinin de raporlandığını, her ne kadar dava dilekçesinde ayıplı araç satışı yapıldığı ileri sürülerek masraf iadesi talebiyle icra takibi başlatıldığı belirtilse de, söz konusu aracın satışının ayıplı mal satışı kabul edilemeyeceğinin, öncelikle, araca ilişkin kusur ve eksikliklerin satıştan önce alıcıya bildirildiğini, sözleşmesel ilişki kurulmadan önce ekspertiz raporunu alan davacının bu hususları bilerek,
kabul ederek ve aracı bu haliyle beğenerek araç satış sözleşmesini imzaladığını, kaldı ki, satılan şeyin tesliminden önce ayıplardan haberdar olan alıcının satış konusu eşyayı mevcut ayıplarla birtikte kabul etmiş sayılacağını, TBK'nın ayıptan doğan sorumluluğu düzenleyen 222. Maddesine göre "Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir." açıklanan sebeplerle, müvekkili ... Tic. Ltd.
Şti.'nin davacının iddia ettiği şekilde sorumlu olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, dolayısıyla, davacının masraf iadesi talebi için hukuki zemin oluşmadığını, söz konusu ödeme emrine karşı yapılan itirazın haklı olduğunu, kaldı ki, arabuluculuk sürecinde, arabulucuya başvuran davacıya müvekkilinin davalı tarafından aracın satış bedeli üzerinden geri alınabileceği iyiniyetle teklif edildiğini ancak davacının bu talebi kabul etmediğini, iddia edildiği gibi satılan ayıplı olsaydı, davacının bu teklifi kabul etmiş olmasının gerektiğini, başlı başına bu hususun bile,
huzurdaki davanın iyiniyetten ve hukuki dayanaktan yoksun olup kötü niyetle açıldığının göstergesi olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... dava konusu araç üzerinde yapılan bazı onarımların genel bakımları kapsamında olduğu, zamanla eskiyen ve özelliğini yitiren parçaların satış sırasında öngörülemeyebileceği, dava konusu araca yapılan onarım işlerinin raporda detaylı açıklanan kalemlerinin aracın eksik yağ ile uzun süre kullanılmasından kaynaklandığının anlaşıldığı (motor yağı ve yağ filtrelerinin ekspertiz yapılan gün itibariyle değiştiği fakat dava konusu araçta yine de yağ eksikliğinden kaynaklı arızalar oluştuğundan hareketle aracın satıştan önce eksik veya yetersiz yağ ile kullanılmış olduğunun anlaşıldığı), aracın zamanla ortaya çıkabilecek,
olağan muavene ile ortaya çıkarılamayacak türden ayıplı olduğunun anlaşıldığı, ayıplı (yağ eksikliğinden kaynaklı olan) parçalarının onarımı için davacı tarafından sunulan faturaların detaylı incelenmesi ve ayıklanması sonucu ayıp miktarının 6.861,76 TL (KDV HARİÇ) olduğu, KDV dahil 8.096,00 TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince.
İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki kanuni şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, inkar tazminatının kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu araca ilişkin dosyada mübrez ekspertiz raporu yaptırılmak sureti kusur ve eksikliklerin alıcıya satıştan önce bildirildiğini, yerel mahkemece işbu husus dikkate alınmaksızın müvekkili şirketin davacı tarafın mağduriyetine sebebiyeti bulunmamasına rağmen müvekkili aleyhine hakkaniyete, usul ve yasalara aykırı karar tanzim edildiğini, yerel mahkeme kararının dosya kapsamında alınan denetime elverişsiz bilirkişi ek raporunun tekrarı mahiyetinde olduğunu, kabul etmediklerini, yerel mahkeme tarafından varsayımlara dayalı bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını,
yerel mahkemece aracın ikinci el olduğu, kusurların alıcı tarafından kabul edilerek satın alındığı hususlarının adeta göz ardı ederek dava konusu aracın zamanla ortaya çıkabilecek, olağan muayene ile ortaya çıkarılamayacak türden ayıplı olduğuna ilişkin hukuka aykırı tespitinin açıkça usul ve yasalara aykırı olduğunu, dosya kapsamına iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olarak sonradan sunulan evraklara ilişkin muvafakatlerinin olmadığının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, kaldı ki işbu evrakları asla kabul anlamına gelmemekle birlikte evrakların mahiyeti itibariyle değerlendirmeyi değiştirir nitelikte olmadığını,
şartları oluşmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ticari satıma konu araçta meydana gelen arızaya ilişkin olarak düzenlenen faturadan kaynaklanan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2-İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir.
Somut olayda; itirazın iptaline konu icra takip dosyası, satıma konu araçta meydana gelen arızaya ilişkin düzenlenen fatura alacağından kaynaklanmaktadır. Takibe konu faturadan kaynaklanan alacak likit değildir. Yerel mahkemece takibe konu fatura bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişilerce hangi alacak kalemlerinin ayıba ilişkin olduğu konusunda belirlemelerde bulunulmuş, mahkemece de bu belirlemeler esas alınarak itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
O halde takibe konu alacak likit olmayıp yargılama gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yerel mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi Dairemizce hatalı bulunmuştur. Ne var ki bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmeyip Dairemizce yerel mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/266, K. 2025/462, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama