KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/752
- Karar No
- 2025/579
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21/12/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 25/06/2025
Karar Metni
938 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili banka ile borçlu... AŞ arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca borçlu şirkete döviz kredisi ve teminat mektubu kullandırıldığını, davalıların da borca müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, borçlu firmanın kredinin geri ödenmesinde temerrüte düştüğünden hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, davalı borçluların itirazının iptaline takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar vekili; müvekkillerinin davacı bankaya borcunun bulunmadığının, davacı tarafından farklı vekil marifetiyle Denizli 9. İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu takibe ilişkin Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası ile borca itiraz edildiğini, davanın derdest olduğunu, huzurda açılan davanın aynı dava olduğunu belirterek davanın reddine %20 tazminata hükmolunmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... Mahkememizce gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek, borcun ödendiği davalılarca kesin delillerle ispat edilemediğinden rapor doğrultusunda ve taleple bağlılık ilkesi gereğince itiraza uğrayan ve davaya konu edilen 2.500.000,00 TL yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar tazminatı açısından ise.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir.
Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır.
Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması ve davalılara hesap kat ihtarının tebliğ edilmiş olmasına göre alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uygulanan temerrüt faizi ile ilgili olarak takibe esas GNGKS 10.5. maddesi hükmü uyarınca davalı şahsın kullanmış olduğu krediye %52,56 üzerinden temerrüt faizinin uygulandığını, müvekkili bankadan takip tarihinde borçlu cari hesap türünde çalışan kredilere uygulanan temerrüt faizinin sorulması gerekliyken bu husus sorulmadan bilirkişi raporu doğrultusunda karar tesis edildiğini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkili banka nezdinde takip tarihi itibari uygulanan faiz oranına ilişkin örnek bir hesap özetinin sunulduğunu, buna rağmen temerrüt faiz oranının hatalı olarak tespit edildiğini,
bilirkişi tarafından bankanın borçlu cari hesap türünde çalışan kredilere %17,52 akdi faiz oranı uyguladığı belirtilmişse de takip tarihine ilişkin banka nezdinde %24,2 üzerinden uygulanan akdi faiz oranlarını gösterir hesap özetlerinin bulunduğunu, öncelikle müvekkili banka uygulama talimatında belirtildiği üzere temerrüt faizinin %52,56 olarak belirtilmesini mahkeme aksi kanaatte ise sunulmuş olan belgelerden görüleceği üzere %48,4 (24,20x2) üzerinden temerrüt faizine hükmedilmesinin gerektiğini,
yerel mahkeme kararında belirtilen temerrüt faiz oranının %52,56 olarak belirlenmesini mahkemenin aksi kanaatte ise %48,4 oranından temerrüt faizi işletilmesi yönünde karar verilerek yeniden hüküm tesis edilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulü ile davalıların Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptaline, takibin 2.500.000,00.-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %35,04 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, haksız itiraz edilen 2.500.000,00.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık olmasına, mahkemece uygulanmasına karar verilen faiz oranının doğru belirlenmiş olmasına,
kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/752, K. 2025/579, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama