KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1446
- Karar No
- 2023/1370
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 04/04/2023
- Davanın konusu
- Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 18/07/2023
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalılardan ... AŞ. nin sahibi olan muris ...un evlilik dışı ilişkisinden doğan çocuğu olduğu, babalığın tespiti talebi ile Antalya 2. Aile Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden açılan davanın kabul edildiği, diğer davalıların müvekkili mirasçıyı hesaba katmayan bir veraset ilamına dayalı olarak murise ait tüm mal varlığını uhdelerine geçirdiklerini belirterek; davalıların müvekkilinin payını gözetmeden üzerine aldıkları davalı şirket hisselerinin müvekkilinin hissesi oranında iptaline, müvekkili adına tesciline ve ihtiyati tedbir yoluyla davalıların şirket hisseleri ile şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine devir ve temlikini önler şekilde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş;
04/04/2022 tarihli dilekçesi ile de özetle; mahkemenin daha önce verdiği davalıların şirket hisselerini 3. Kişilere devir ve temlikini önleyen ihtiyati tedbir kararının Anonim şirketlerde hisse devrinin tescile tabi olmaması sebebiyle uygulama kabiliyetinin olmadığı bu yüzden tedbir kararının Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından uygulanamadığını belirterek; daha önce verilen tedbir kararının şirket pay ve karar defteri ile yönetim defter ve kayıtlarına işlenmesine karar verilmesini;
Yine davalıların 11/09/2015 tarihinde muristen kalan ... Mah. ... Ada ... parsel ...kat ... nolu ... ün devir tarihindeki gerçek değerinin çok üstünde bir bedelle davalı şirkete devrini sağlamak şeklinde muvazaalı işlemlerle şirketi zarara uğrattıklarını belirterek; müvekkillerinin hak ve menfaatlerinin korunabilmesi için şirkete bir özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; davacının şirkete denetim kayyımlığı atanmasına ilişkin tale- binin yasal bir dayanağı olmadığı, 6102 sayılı TTK'nunda anonim şirketlere denetim kayyu- mu atanabileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını belirterek; talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme istinafa konu kararında özetle; TTK.'nın anonim şirketlere ilişkin hükümlerinde, yönetim kurulu üyelerinin kötü yönetim yada başka bir haklı sebepten dolayı mahkeme kararı ile geçici yada nihai olarak görevden alınmaları ve dolayısı ile yerlerine tedbiren kayyım atanmasına cevaz veren bir düzenleme olmadığı, bir Anonim şirkete TMK.’ nun 427 maddesi gereğince ancak yasal organlarının mevcut olmaması halinde kayyım atana- bileceği, bu halde bile ayrıca denetim kayyumu atanmasına imkan veren bir düzenleme olma- dığı gerekçesi ile davacının davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermiştir.
Karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İncelenin şirket bilançosundan müvekkili tarafından 2018 yılında açılan babalığın tespiti davasından hemen sonra davalıların şirketin 2019 yılında 369.228,00 TL olan banka kredi borcunu 3.239,808,91 TL ye çıkartarak, faa- liyet giderlerini gerçek olmayan harcama ve faturalarla arttırarak, ortak murise ait bir taşın- mazın değerinin çok üstünde bir bedelle şirket tarafından satın alınmasını sağlayarak şirketin içini boşalttıkları sabit iken müvekkili ve şirketin menfaatlerinin korunması açısından şirkete bir denetim kayyımı atanmasının gerektiğini belirterek; mahkemenin aksi yöndeki kararının kaldırılıp, davalı şirkete bir denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinafa cevabında özetle; TTK.’nun da anonim şirketlere kayyım tayinine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, davacının iddialırının doğru olmadığı belirtilerek istinafın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının davalı şirketin sahibi olan müşterek murislerinin çocuğu olarak mi- rasçısı olduğu halde, diğer davalıların daha önce aldıkları veraset ilamına dayalı olarak davalı şirket hisselerini devralmaları sebebiyle her bir davalının şirket ortaklık payının davacının hissesi oranında iptali ile davacının miras payı oranında davalı şirkete ortak olduğunun tespit ve tesciline; talep, davanın kabulü halinde davacının davalı şirket hissesinin gerçek değerinin davalılar tarafından azaltılmasının önlenmesi amacıyla davalı şirkete denetim kayyımı atan- masına ilişkindir.
Mahkeme istinafa konu kararı ile davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir talebini, anonim şirketlerde ancak organ boşluğu bulunması halinde şirkete kayyım ta- yin edilebileceği böyle bir organ boşluğu bulunmadığı gerekçesi ile red etmiş, davacının davalıların şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin daha önceki ara kara- rının şirket pay defterine işlenmesine ilişkin talebi hakkında bir karar vermemiştir, bu husus davacı tarafından açıkça istinaf konusu da edilmemiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkeme 16/12/2020 tarihli kararı ile davalıların davalı şirketteki payları üzerine 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, gereği için ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar vermiş; şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına veya davalıdır şerhinin işlenmesine ilişkin tedbir talebini ise red etmiş, dairemiz de bu karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Kanunumuz mahkemeye anonim şirket yönetim kurulu üyelerini görevden alma ve yerlerine yenilerini atama yetkisi tanınmamış ve bu yetkiyi genel kurula bırakmıştır. Ancak davanın kabulü halinde davacı payının gerçek değerinin korunması için gereken önlemlerin alınmasına bir engel de öngörülmemiştir. Bu önlemler arasında anonim şirkete ihtiyati tedbir yoluyla denetim kayyımı atanması da vardır. Davacının davalı şirketteki muhtemel hisesinin korunması açısından şirketin tüm iş ve işlemlerinin bir denetim kayyımı tarafından denetlen- mesini istemesinde korunması gereken bir hukuki yararının olması karşısında davacının isti- nafının aşağıdaki şekilde kabulüne ve şirkete bir denetim kayyımı tayinine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1446, K. 2023/1370, 18 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama