KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1799
- Karar No
- 2024/511
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 17/05/2023
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 12/03/2024
Karar Metni
1.136 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, ... AŞ ile
dava dışı .... arasında kredi sözleşmesi imzalandığı ve davalıların sözleşmeyi
müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle Antalya 2.İcra
Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığı, söz konusu
alacağın banka tarafından müvekkili şirkete temlik edildiği, davalıların borca itirazıyla takibin
durdurulmasına karar verildiği, arabuluculuk başvurularının anlaşamama ile sonuçlandığı,
davalıların müvekkil şirkete takipte belirtilen rakam ve ferileri üzerinden borçlu olduğu,
bankanın defter belge ve kayıtlarının incelenmesiyle müvekkilinin davalılardan alacaklı
olduğunun açıkça ortaya çıkacağı, temlik eden bankaca uygulanan akdi faiz, temerrüt faizi ve
tüm ferilerin sözleşme ve yasaya uygun olduğu belirtilerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkillerinin icra dosyası asıl borçlusu ... ile alacaklı ... ile 19.03.2014 tarihinde imzalanan 8.000,00 TL. bedelli .... numaralı kredi sözleşmesine kefil oldukları, asıl borçlunun 8.000,00 TL. bedelli ... numaralı kediye düzenli ödeme yaparak krediyi kapattığı, kredi borcunun ödenmesiyle kefaletlerinin sona erdiği, yaklaşık beş yıl sonra alacaklı bankanın müvekkillerine ihtarname göndererek asıl borçlunun başka tarihlerde ve başka miktardaki kredilerden sorumlu olduğun beyan ettiği, imzaladıkları kredi sözleşmesinin tarih ve numarasının belli olduğu, asıl borçluya verilen yeni kredilerden sorumlu tutulamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Temlik eden banka ....Antalya şubesi ile dava dışı asıl kredi lehtarı ...
Deviren arasında bağıtlanan 01.03.2017 tarihli .... seri numaralı genel kredi
sözleşmesi ve ... seri numaralı sözleşme eki ayrılmaz parçası olduğu açıkça yazılı
01.03.2017 tarihli 90.000,00 TL. limitli Cari hesap sözleşmesi,
Ayrıca, 19.03.2014 tarih ve ... numaralı kredi sözleşmesine bağlı olduğu
açıkça belirtilen 19.03.2014 tarihli davalılar .... ve ... adlarına ayrı
ayrı düzenlenen kefalet sözleşmelerinde davalı ...’ın 26.000,00 TL. ve ...’in 20.000,00 TL. üzerinden müteselsil kefil oldukları kefalet sözleşmelerinin, müzekkere üzerine temlik eden banka tarafınca dosyaya tevdi edildiği; Dava dışı asıl kredi lehtarı ....’in hesap hareketleri incelendiğinde,
temlik eden banka ile akdi ilişkisinin tarımsal işletmesinin finansmanı amaçlı taksitli krediler
ve üretici kart işletme ve yatırım kredileri kullanımı üzerinden kurulduğu anlaşılmakta olup,
01.03.2017 tarihli ... seri numaralı çerçeve kredi sözleşmesini takiben 01.03.2017
tarihinde 16 ek numaralı 20.000,00 TL. nakdi kredi kullandırımı yapıldığı, davaya konu icra
takibinin ise 02.02.2018 tarihinde kullandırılan 19 ek numaralı 27.300,00 TL. tutarındaki
taksitli yatırım kredisi olduğu ve krediye geri ödeme yapılmaması nedeniyle kredi anapara
tutarı 27.300,00 TL’nin 29.04.2019 tarihinde Takip hesabına aktarılarak 29.05.2019 tarihli
ödeme emrinde 28.642,75 TL. asıl alacak talep edildiği, müzekkere cevabında krediye ilişkin
kredi geri ödeme tablosunun dosyaya gönderilmemesi nedeniyle krediye uygulanan akdi faiz
oranının belirlenemediği ve bu haliyle akdi faiz oranının bilinmemesi nedeniyle talep edilen
asıl alacak tutarının tevsik edilemediği ancak, dosyaya tevdi edilen sözleşme ve hesap
hareketlerinin temlik eden banka ile dava dışı asıl kredi lehtarı arasında 01.03.2017 tarihi ve
takiben açılan ve kullandırılan kredi işlemlerinin 01.03.2017 tarihli ... seri numaralı
çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olduğunu açıkça gösterdiği, Davalıların müteselsil kefil olduğu 19.03.2014 tarihli kefalet sözleşmesinin
doğrudan ve açık bir ifadeyle 19.03.2014 tarih ve ... tarihli çerçeve kredi
sözleşmesine bağlı olduğu, kefalet sözleşmelerinin 2.maddesinde, “müşteri ...’in .... numaralı 19.03.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi
alanın kullandığı ve/veya kullanacağı nakdi ve/veya gayri nakdi kredilerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak tüm borçlar ile her ne surette olursa olsun asaleten veya kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarının davalı ...yönüyle 26.000,00 TL. ve ....
tarafınca 20.000,00 TL. kısmına müştereken ve müteselsilen kefil olunması bu sözleşmenin
konusunu oluşturmaktadır” hükmü yazılı olup, davalıların kefaletlerinin 19.03.2014 tarihli
sözleşmeye dayalı olduğunun açıkça tespit edilebilir nitelikte olduğu,
Bu durumda, dava ve icra takibine konu, dava dışı asıl kredi borçlusuna 19 ek
numaralı 27.300,00 TL. üzerinden açılan ve kullandırılan taksitli yatırım kredisinin
01.03.2017 tarihli 90.000,00 TL. limitli çerçeve sözleşme ve sözleşme eki cari hesap
sözleşmesine dayalı olduğu, davalıların anılan kredi sözleşmesine kefaletlerinin bulunmaması nedeniyle davaya konu icra takibinde talep edilen banka alacağından kefaleten sorumlu
tutulmalarının yerleşik içtihatlar da dikkate alınarak mümkün bulunmadığı, hal böyle iken
temlik eden banka tarafından davalıların 29.05.2019 tarihli ödeme emrinde mevcut kefalet
limitleri dahi açıklanmaksızın toplam 40.439,68 TL. takip çıkışı olan tüm borçtan sorumlu
tutuldukları, banka ve dava dışı asıl borçlu taraflar arasındaki kredileme sürecinde yeni bir
sözleşme bağıtlanmasıyla, davalıların imzalarının bulunduğu kefalet sözleşmelerinin fiilen
geçerliliğinin kalmadığı hususları anlaşılmakla; davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 143.maddesi gereğince kurulduğunu, bu doğrultuda anılan kanun maddesi uyarınca 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan 14.10.2021 tarihinde yapılan kanun değişikliğiyle süresiz istisna olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminme ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalı vekili 19/12/2023 tarihli dilekçesi ile davaya konu icra dosyasına ilişkin borcun borçlusu tarafından ödendiği ve davanın konusunun kalmadığını vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını belirtmiştir.
Davacı vekili, istinaf aşamasında verdiği 15/02/2024 tarihli dilekçesi ile davaya konu olan Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin dosya borcunun icra takip borçlusu tarafından haricen müvekkili alacaklıya ödendiğini ve dosyanın infaz edildiğini, davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücretine hüküm olunmamasını talep etmiştir. Davaya konu takip dosyasındaki borcun ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, istinaf talebinin re'sen gözetilmesi gereken bu sebeple kabulüne, kararın kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereğince yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1799, K. 2024/511, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama