KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/349
- Karar No
- 2024/1116
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 12/12/2023
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazım tarihi
- 25/06/2024
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin tekstil alanında faaliyet göstermek üzere Denizli'de kurulduğunu, davalı şirketin de müvekkili şirketin yurtdışından almış olduğu sipariş için kumaş alımı amacıyla anlaştığı tedarikçi firma olduğunu, davalı şirketle bir kalemi ham, kalan üç kalemi de farklı renklerde olmak üzere toplam dört çeşit kumaşın tedarik edilerek müvekkili şirkete teslim edilmesi hususunda anlaşıldığını,
davalı şirket tarafından 26.08.2022 tarihli ... numaralı faturayla müvekkiline fatura edilen ve yine davalı şirket tarafından 26.08.2022 tarihli ... numaralı e-irsaliyeye konu kumaşların teslimi esnasında ham kumaşın boyalı ve dolayısıyla ayıplı olduğu,
bu şekilde kabul edilemeyeceğinin müvekkili tarafından beyan edilerek söz konusu ham kumaşların nakliye aracından indirilmeden davalı şirkete iade edildiğini, ayıplı kumaşla ilgili 06.09.2022 tarihli ... numaralı iade e-faturası ve 05.09.2022 tarihi ... e-irsaliyenin müvekkili şirket tarafından düzenlenerek davalıya gönderildiğini, anılan iade faturası ve irsaliyeye davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini, müvekkili şirketin ayıplı kumaşı iade etmiş olmasına rağmen davalı tarafça baştan peşin alınan paranın hiçbir mal teslim edilmemiş olmasına rağmen müvekkiline iade edilmediğini,
dava açılmadan önce davalıya müvekkiline olan borcunu ödemesi için Denizli 9. Noterliği'nin 14.04.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini ancak davalının ihtarnameyi 08.05.2023 tarihinde tebliğ almış olmasına karşın müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek;
müvekkilinin, davalıdan 72.438,71 TL alacaklı olması nedeniyle 72.438,71 TL alacağın, Denizli 9. Noterliği'nin 14.04.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihi olan 08.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Ödemiş (İzmir) ve İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının alacak iddiasının yerine olmadığını, davacının hiçbir şekilde ayıp iddiasını kabul etmemekle birlikte; basiretli bir tacir olan davacının süresi içinde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında da bulunmadığını, davacının sipariş konusu kumaşların hangi standarda göre değerlendirildiğini, neye göre ayıp/kusur iddiasında bulunduklarını da kanıtlayamadığını beyan ederek; her türlü fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının haksız talep ve davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde; tacirlerin veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği hükmü düzenlenmiş olup, anılan yasal düzenleme gereğince yetki sözleşmesi ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılması halinde geçerli olacaktır.
Bu yeni düzenleme 01/10/2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanması gerekmektedir.
Dosyaya delil olarak sunulan, davalı şirket tarafından düzenlenen, 30.06.2022 tarihli, "Sipariş Formu" isimli belgede, davacı şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu, dolayısıyla davalı tarafça düzenlenen bu belgenin, davalı tarafça imzalanması ile taraflar arasında bağlayıcı hale geldiği, tarafların tacir olduğu ve yetki sözleşmesi ile aralarında işbu sözleşmeden doğacak her türlü uyuşmazlıkta Ödemiş (İzmir) ve İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili kılındığı,
davacının davasını bu mahkemelerden birinde açmaması üzerine seçim hakkının davalıya geçtiği ve davalının süresinde verilen cevap dilekçesinde yetki itirazında "Ödemiş (İzmir) Asliye Ticaret Mahkemesi'nin" yetkili olduğundan bahisle yetki itirazının usulüne uygun yapıldığı" gerekçesiyle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin Ödemiş (İzmir) Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının sunmuş olduğu Sipariş Formu'nda HMK'nın 18. maddesi kapsamında her iki tarafın da imzasının bulunmadığını, HMK'nın 18. maddesinde belirtilen yetki sözleşmesinin yazılı olma şartının gerçekleşmediğini, ortada geçerli bir yetki sözleşmesinin varlığından bahsedilemeyeceğini, HMK'nın 18. maddesinde yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki konunun belirli veya belirlenebilir olması gerektiğini ancak Sipariş Formu'nda yer alan "Renk" başlığı incelendiğinde, başlığın altında "renk bilgisi gelecek" ibaresinin yer aldığını,
bu anlamda sipariş formu tarihi itibariyle HMK'nın 18. maddesindeki belirlenebilirlik geçerlilik şartının da oluşmadığını, mahkemenin yetkisizlik kararının ortadan kaldırılması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için açılan alacak davasıdır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; dosyaya delil olarak sunulan, 30.06.2022 tarihli, "Sipariş Formu" başlıklı belgede, davacı şirketin kaşe ve imzasının bulunmasına rağmen davalı şirketin herhangi bir kaşesinin yada şirket yetkilisinin bir imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek olumlu yada olumsuz karar verilmesi gerekirken; bahsi geçen belgenin taraflar arasında bağlayıcı hale geldiğinin kabulüyle yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/349, K. 2024/1116, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama