KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/367
- Karar No
- 2024/370
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 13/12/2023
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 23/02/2024
Karar Metni
1.207 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirkete müvekkilinin boya malzemeleri sattığını, buna istinaden müvekkilince 30/05/2023 tarihli .... fatura numaralı 302.000,00-TL bedelli fatura kesildiğini ve davalı şirkete e-fatura olarak teslim edildiğini, davalı şirketin faturanın 69.625,00-TL'sini ödemediğini, ayrıca müvekkilinden şirket bünyesine çek ödemesi olduğu için borç emanet para istediğini ve müvekkilinin de açıklama kısmında emanet olarak yazılı 05/05/2023 tarihinde 50.000,00 TL ve 31/07/2023 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL'de emanet borç verdiğini, ancak bunun da geri ödemesinin yapılmadığını, müvekkiline,
davalının toplamda fatura ve emanet paralarla birlikte 219.625,00 TL borcu bulunduğunu belirterek; davanın kabulü ile 69.625,00-TL fatura alacağının fatura tarihi itibari ile bankalarca uygulanacak en yüksek faizi ile mümkün olmaması halinde yasal faizi ile emanet olarak verilen 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanacak en yüksek faizi ile mümkün olmaması halinde yasal faizi ile birlikte alacağın tahsiline, davalı şirketin mal kaçırma ihtimaline istinaden taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile banka hesaplarına dava miktarı kadar ihtiyati haciz konulmasına,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;" davacı taraf faturaya dayalı alacağı bulunduğu ve davalıya borç olarak verilen paranın ödenmediği iddiası ile alacak davası açmış ve ihtiyati haciz talep etmiş, Mahkememizce istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu itiraz dilekçesi ile ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmediğinden bahisle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz kararı icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ihtiyati tedbir benzeri ancak daha etkili bir tedbir işlemi olup, verilen ihtiyati haciz kararı ile kesin bir alacak tutarı hüküm altına alınmış olamaz. Yaklaşık ispat koşullarının varlığı aranır.
İİK'nın 258. maddesi/1. fıkrası 2. cümlesi hükmü ile düzenlenen yaklaşık ispat kuralından hareketle, ihtiyati haciz talep eden vekilince sunulan, emanet açıklamasının yer aldığı, davalıya yapılan ödemelere ilişkin dekontların geçici hukuki koruma için yaklaşık ispata yeter mahiyette olduğu, yine muacceliyet hususunda da yaklaşık ispat koşulunun yeterli olduğu göz önünde bulundurularak, davacının ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile 150.000,00-TL ile sınırlı olacak şekilde teminat karşılığında davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 257/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı için ihtiyati haciz istenebilir. Kendisi dinlenmeden ihtiyati haciz kararı verilen borçlu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265. maddesi gereğince itiraz edebilir. İhtiyati hacze itiraz sebepleri şekli nitelikte olup tahdidi olarak belirtilmiştir. Bunlar mahkemenin yetkisine, mahkemenin görevine, teminata ve ihtiyati haciz sebeplerine itirazdır.
İtirazlar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265. maddesinde yer alan şartları taşımadığından ve somut olayda yaklaşık ispat koşulları mevcut olduğundan itirazın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığı gibi aksine davacıdan alacağının bulunduğunu, davacı ile müvekkili arasında boya malzemesi satışı konusunda 2023 yılı nisan ayında 485.500,00 TL karşılığında boya malzemesinin alınması amacıyla sözleşme imzalandığını, boya malzemeleri karşılığı olmak üzere bu bedeli karşılayacak nitelikte çeklerin davacıya teslim edildiğini, ancak davacının hem boya malzemelerini teslim etmediği gibi hemde aldığı çekleri iade etmediğini, davacının müvekkiline emanet para verdiğine ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını,
söz konusu ödemelerin müvekkili tarafından verilen çek bedellerine mahsuben yapıldığını, davacı tarafın müvekkilinin verdiği çekleri kullanması nedeniyle bunları iade edemediğinden iyi niyet göstergesi olarak bu bedelleri yolladığını, geri kalanı da sonradan göndereceğini beyan ettiğini,
müvekkilinin borcu olduğunu kabul etmemekle birlikte TBK'nın 392. maddesi gereğince ödünç alanın ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü olmadığı gözetilerek ihtiyati hacze itirazlarının kabulü davacının ileri sürdüğü alacağın yargılamayı gerektirip muaccel olmadığı gözetilmeksizin ihtiyati haczin reddi kararı verilmesi gerekirken hatalı şekilde karar verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu karar, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin, 13/12/2023 tarihli ara karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İİK 257. maddesi: “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 392.maddesi uyarınca; ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün veya bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Bahsi geçen yasal düzenlemeye göre ödüncün ne zaman geri verileceğinin kararlaştırılmamış olması halinde ilk istemden başlayarak 6 hafta sonra alacağın muaccel olacağı kabul edilmektedir.
Somut olayda, talep eden tarafından gönderilen banka havalelerinde emanet açıklaması ile gönderilen bedellerin ödünç olarak gönderildiği kabul edilse dahi TBK'nın 392. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğuna ilişkin yaklaşık olarak ispata yarar delillerin dosyaya sunulmadığı ve ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; karşı taraf vekilinin ihtiyati hacze itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle itirazın reddine karar verilmesi hatalı olmuş olup, davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle itirazın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/367, K. 2024/370, 23 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama