İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/886 K.2026/279

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2024/886Karar2026/279Tarih10 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.119 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/886
Karar No
2026/279
Karar tarihi
10 Nisan 2026
İncelenen kararın mahkemesi
ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
10/11/2022
Davanın konusu
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Gerekçe tarihi
10/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.119 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun geri manevra ile harekete geçtiği sırada yol kenarında bulunan davacıya çarptığını ve davacının aracın altında kaldığını, davalı sürücünün kullandığı kamyonun ...'a kayıtlı olduğunu, müvekkilinin kaza sonucu sakat kaldığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı Güvence Hesabı'nın 75.654,00 TL ödediğini, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu beyanla; 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen dava konusu kaza nedeni ile poliçelerden dolayı müvekkilin sorumluluğunun davacının kusuru oranında olduğunu, kaza nedeni ile davacı tarafından müvekkil kuruma yapılan tazminat başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını, yapılan hesaplamada tazminat miktarının 75.654,00 TL olarak tespit edildiğini ve bu tutarın 30/01/2018 tarihinde davacı vekiline ödendiğini, davacıya yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığını, müvekkili kurumun sorumluluğunu yerine getirdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "…öncelikle usuli itirazlar değerlendirilmiş olup, davalı ...'ın işleten sıfatı bulunmadığından pasif husumet yokluğu itirazı ele alınmıştır. Davalı cevap dilekçesi vermemiş olup, aracın satılması ve fiili hakimiyetinin bulunmamasına ilişkin savunmalar savunmanın genişletilmesi kapsamındadır. Dava şartı resen değerlendirilir ise de davalının ileri sürdüğü satışa ilişkin vakıalar savunmanın genişletilmesi yasağı içinde kalır.

Bir an için resen değerlendirilebileceği kabul edilse dahi Yargıtay 17 HD nin ... E- ... K ve ... E-...

K sayılı emsal kararlarında vurgulandığı üzere 2918 sayılı KTK'nun 20/d maddesinde “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır.

Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir” hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi Yasa'nın 20/d maddesinde tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin ancak noterler tarafından yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Ancak böyle bir satış ve devir işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, satış işlemine dayalı olarak işleten sıfatının ve araç üzerindeki mülkiyet hakkının devredildiğinin kabulü mümkün değildir. (YHGK 06.05.2015 gün ve 2013/4-2288 E- 2015/1319 K ve 06.05.2015 gün ve 2013/17-2197 E- 2015/1302 K sayılı ilamları).

Aracın mülkiyeti devredilmeden yasada belirlenen uzun süreli kiralama gibi bir hal yok ise fiili hakimiyetin sona erdiği kabul edilemez. Bu nedenle davalının savunmasına itibar edilmemiş, hukuki sorumluluğunun devam ettiği kabul edilmiştir. Esasa ilişkin yapılan değerlendirmede davalı ... kusura ilişkin savunmaları savunmanın genişletilmesi kapsamında kalsa da kusurun takdiri hakime ait olup, dosya kapsamında bulunan 11.ASCM nin ...

E sayılı dosyasında toplanan deliller, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve dosyamızdan aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı ... ' ın sevk ve idaresindeki kamyon ile duraklama halinde beklerken geri manevra ile hareket ettiği sırada yol kenarında bulunan davacıya çarptığı, 6. ASHM dosyasından aynı olaya ilişkin aldırılan Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu olaya uygun hakkaniyetli mevzuata uygun olduğu görülmekle hükme esas alınarak davacının %15 kusurlu, davalının ise %85 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Davacının kalıcı ve geçici maluliyetine ilişkin iddiaları yönünden aldırılan ATK raporlarından kaza tarihinde yürürlükte olan özürlülük ölçütü yönetmeliği uyarınca ve davalı vekilinin itirazlarının aksine ... metodu uygulanarak hesaplanan geçici maluliyet süresi ve kalıcı maluliyet oranı nazara alınarak, TRH 2010 tablosu dikkate alınarak ve progresif rant formülüne göre düzenlenen 15.08.2022 tarihli aktüerya raporu gerekçeli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınmış hesaplanan maddi tazminat tutarından davalıların müteselsil sorumluluğu bulunduğu kabul edilmiştir.

Davalının zamanaşımı savunması Ceza Kanununda düzenlenen 8 yıllık uzatılmış zamanaşımı süresi nazara alınarak yerinde görülmemiştir. Davalı sigorta için başvuru tarihine 8 iş günü eklenerek hesaplanan tarihe, diğer davalılar için haksız fiil tarihine göre faiz başlangıcı belirlenerek yasal faiz ile birlikte tazminata hükmedilmiştir.

Manevi yönünden yapılan değerlendirmede tarafların kusur durumu, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, davacının yaralanmasının kalıcı oluşu ve derecesi, bu yaralanmanın kalan yaşamında yaratacağı zorluk, çektiği ızdırap ve gördüğü tedaviler nazara alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçesi ile "davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 188.000,60 TL maddi tazminatın davalılardan Güvence Hesabı yönünden 26.10.2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden 28.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...' dan 28.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Güvence Hesabı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde bulunan, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı kamyonun geri manevra ile harekete geçtiği sırada yol kenarında bulunan ve yaya olan müvekkile çarpması neticesinde müvekkilinin sakat kaldığını, kaza esnasında, davalı ...'ın kullandığı kamyonet, müvekkilin omuz, boyun ve göğüs bölgesinin ve kısmen kafa bölgesinin üzerinden iki kez geçtiğini, kaza neticesinde, müvekkilin boyun, omuz ve kaburga bölgesinde birçok kemiği ile,

sinüs kemiği ve T5 ve L3 omurga kemikleri kırıldığını, müvekkilin akciğerinin zarar gördüğünü, vücudunun üst bölgesinde kas ve sinir kayıpları oluştuğunu, Adli Tıp Raporu'nda yer aldığı üzere müvekkilin vücudunda estetik anlamda deformasyonlar da meydana geldiğini, müvekkilinin, söz konusu kaza sonrasında yaşadığı fiziksel ağrılarla beraber bir takım psikolojik sorunlar da yaşadığını, kazadan sonra,

dosyada mevcut psikiyatri raporundan da anlaşılacağı üzere, ''kaza sonrası kaygı, kapalı alan korkusu, yalnız kalamama, ağlama, uykusuzluk şikayetleri ve anksiyete bozukluğu'' teşhisleri konulduğunu, meydana gelen kaza neticesinde, fiziksel ve psikolojik birçok zarar görmesine rağmen hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Kurulu'nun 11.03.2019 tarihli raporunda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunun tespit edildiğini, mahkemece yapılmış olan %15'lik kusur indiriminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle maddi tazminatın eksik hükmedildiğini,

müvekkilinin meydana gelen bu elim olay neticesinde vücut bütünlüğünün zarar gördüğünü, malul kaldığını, bunun yanında ruhsal olarak da çeşitli bunalımlar yaşadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın sadece kayden araç maliki olması nedeniyle sorumlu tutulmaya çalışıldığını, ancak kendisinin Karayolları Trafik Kanunu'nda aranan işleten sıfatına sahip olmadığını, aracın kaza tarihinden çok önce diğer davalı ...'a haricen satıldığını ve fiili hakimiyetinin ...'da olduğunu, bu hususun tanık beyanları, satış sözleşmesi ve diğer delillerle sabit olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin pasif husumet itirazlarının reddedilerek müvekkili aleyhine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

yargılama aşamasında dosyaya sundukları delillerin ve beyanların savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini, çünkü cevap dilekçesi vermeyen davalının iddiaları inkar etmiş sayıldığını ve inkar kapsamında delil sunma hakkının bulunduğunu, ayrıca Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesindeki işleten tanımında maddi ölçütün esas alındığını ve müvekkilinin araç üzerinde fiili hakimiyetinin ve ekonomik yararlanmasının kalmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan 15.08.2022 tarihli aktüerya raporunun hatalı olduğunu, zira bu raporun eski tarihli % 26 maluliyet oranı üzerinden hesaplandığını,

oysa güncel 07.07.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda Balthazard formülüne göre %17,20 maluliyet oranının tespit edildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, birden çok kazada Balthazard formülünün uygulanması gerektiğini, ayrıca aktüerya hesaplamasında %1,65 iskonto oranı yerine %10 iskonto oranının dikkate alındığını, yine kazazedeye yapılan ödemelerin denkleştirici adalet ilkesine göre güncel değerinin belirlenmesi gerektiğini, yasal faiz uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, müvekkili Güvence Hesabı tarafından davacıya ibraname karşılığında %100 kusur oranı ve %24 maluliyet oranına göre 75.654,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeyle davacının tüm zararının giderildiğini, mahkemece tespit edilen maluliyet oranlarının kurum tarafından yapılan hesaplamalardaki maluliyet oranları ile çeliştiğini ve bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, ayrıca mahkemece alınan bilirkişi raporlarında kusur oranları ile maluliyet oranları arasında çelişkiler bulunduğunu,

bu çelişkilerin giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, tazminat hesabının yeni genel şartlar dikkate alınarak yapılması gerektiğini, hesaplamanın kaza tarihindeki asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacının aylık gelirinin Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından 2.600 TL olarak tespit edilmişken bilirkişi raporunda daha yüksek bir gelir beyanının belgesiz olarak dikkate alınmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olması gerektiğini, beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut davada, ... tarihinde saat ... sıralarında davalı sürücü ...'ın ... plaka sayılı kamyon ile Kepez ilçesi ... Mahallesi ... Sokak üzerinde duraklama halindeyken geri manevra ile harekete geçtiği sırada kamyonun arka kısımlarıyla, olay mahallinde yolda sırtı kamyona dönük halde yürümekte olan davacı yaya ...'a çarparak, kamyonun altına alması sonucu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,

kaza tespit tutanağı, ceza dava dosyası kapsamında alınan rapor ve mahkemece alınan bilirkişi raporundaki çelişkiyi giderir İstanbul Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 15/05/2020 tarihli raporundaki kazanın oluşumuna dair değerlendirmeler ile belirlenen kusur oranının dosyadaki mevcut deliller karşısında karara esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına,

iş göremezlik oranına ilişkin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümleri dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nce hazırlanan 07/08/2019 tarihli rapordan davacının %26 oranında kalıcı maluliyetinin, 6 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun anlaşılmasına, hatalı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapordaki iş göremezlik oranının çelişki oluşturmamasına, davacının SGK kayıtları ile asgari ücretin üzerinde gelir kazandığının ispatlanmış olmasına,

davacı davalı Güvence Hesabı'nı 30/01/2018 tarihli ibra sözleşmesi ile ibra etmekle davacı vekili hesabına yapılan ödemenin Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca yetersiz olduğunun aktüer rapor ile tespit edilmiş olmasına ve kanun gereği bu sözleşmelerin yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilmesine, Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmamasına, dava sırasında bu hususun ileri sürülebilmesine,

yerleşik Yargıtay uygulaması ile yaşam sürelerinin tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerektiği kabul edilmiş olmakla 1,8 teknik faiz uygulamasının sigorta genel şartları ile düzenlenmesi ve bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesi nedeni ile davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan ödemenin usulüne uygun şekilde güncellenerek mahsubu neticesinde tanzim edilen aktüer bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmasına,

davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, tarafların kusur durumları, davacıda meydana gelen yaralanma, manevi tazminatla ulaşılmak istenilen manevi doyum, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın yeterli ve ölçülü olmasına, kaza tarihinden önce aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesinde öngörülen biçimde devrini gerçekleştirmeyen kaza tarihinde kayden malik görülen davalı ...'ın sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamasına,

kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı, davalı ... ve davalı Güvence Hesabı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Manevi tazminat istemi yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

3-Maddi tazminat istemi yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcının ve 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 14.891,62 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.722,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.168,67 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.842,32 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.210,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.631,74 TL istinaf karar harcının davalı Güvence Hesabı'ndan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

6-Davacının ve davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

7-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

8-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

9-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/04/2026

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/886, K. 2026/279, 10 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/886
Karar No
2026/279
Tarih
10 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/886 K.2026/339
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/887 K.2026/372
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/889 K.2026/358
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/890 K.2026/340
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/890 K.2026/364
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/890 K.2026/644

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.