KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/228
- Karar No
- 2025/128
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 22/10/2021
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazım tarihi
- 17/02/2025
Karar Metni
1.518 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takip dosyası ile borçlusu müvekkili olarak görünen, düzenleme tarihi 15/12/2017 olan, vade tarihi 30/06/2018 olan, 6.000,00 TL bedelli senetten dolayı müvekkilinin borçlu olduğu iddiasıyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 03/09/2018 tarihinde tebliğ edilmesi suretiyle takibin kesinleştiğini ve dosya kapsamında haciz işlemlerine başlanıldığını, takip dosyası kapsamında müvekkilinin taşınmazlarına haciz konulduğunu, aracına haciz konulduğunu ve yakalama çıkarıldığını, 15/10/2018 tarihinde fiili hacze çıkıldığını, müvekkilinin icra tehdidi ve baskısı nedeniyle taahhüt vermek zorunda kaldığını,
yapılan yasal işlemler nedeniyle müvekkilinin dosya borcunun tamamını ödemek zorunda kaldığını, düzenlenen senedin davalının müvekkilini malulen emekli edeceği vaadine karşılık düzenlendiğini, senedin arkasında bunun şerh olarak düşüldüğünü, ancak uzun bir süre geçmesine rağmen emeklilik işlemlerinin yapılmadığını, müvekkilinin kendi imkan ve çabalarıyla emeklilik işlemlerini yaptığını, söz konusu senedin boş olarak müvekkiline imzalattığını, diğer kısımlarının ise davalı tarafından doldurulduğunu ve müvekkili aleyhine icra takibi başlattıldığını beyan ederek, müvekkilinin Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına ödediği meblağın tamamının ödeme tarihinden itibaren işleyen ve işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, açılan davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açılsa da Denizli ilinde ticaret mahkemesi bulunduğunu, bu nedenle öncelikle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak da müvekkilinin emeklilik ile ilgili olarak kendisinden yardım isteyenlere danışmanlık işlemlerini meslek olarak icra ettiğini, davacının ortak tanıdık aracılığı ile müvekkilinden yardım istediğini, akabinde müvekkilinin davacının emeklilik şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda davacının evraklarını incelediğini, sonrasında SGK'ya başvuru yapmasını söylediğini, başvuru sonrası müvekkilinin Denizli'de davacı ile görüştüğünü,
evraklarını incelediğini ve emekli olabileceği hususunda kendisine danışmanlık hizmeti verdiğini, bunun karşılığında emekli olmasının akabinde 6.000,00 TL ödeneceği hakkında senet düzenlendiğini, sonrasında davacının hastane işlemlerinde kendisine müvekkilinin yardımcı olduğunu, yapılan işlemler sonrasında davacının malulen emekliliğine karar verildiğini, tüm bu işlemler yapılırken müvekkilinin davacıya bizzat yardımcı olduğunu ve danışmanlık yaptığını beyan ederek,
açılan davanın ticaret mahkemesinin görev alanına girmesi nedeniyle öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, aksi takdirde açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...icra takibine ve davaya konu bononun arka yüzünde senedin emeklilik işlemleri için verildiği yönünde kayıt bulunmakta olup, taraflar arasında senedin bu nedenle verildiği konusunda uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, emeklilik işlemleri konusunda davalının davacıya danışmanlık hizmeti verip vermediği, emeklilik işlemlerinin davacı adına davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, bu nedenle senedin bedelsiz kalıp kalmadığı konusunda toplanmıştır. Dinlenen tanık beyanlarından, davalının davacıya emeklilik işlemleri konusunda danışmanlık hizmeti verdiği, rapor almak üzere beraber hastaneye gittikleri kanaatine varılmıştır.
Gelen müzekkere cevabı ile de davacının %59 iş göremezlik derecesine istinaden 5510 sayılı Kanun'un 28/5. maddesine göre emekli olduğu anlaşılmakla, davacının senedin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca dava konusu senetteki imzanın davacı keşideciye ait olduğu hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacının, bu yöndeki iddiasını yazılı delille ispatlaması gerekir. Somut olayda, davacı tarafından bu hususta yazılı delil sunulamamıştır. HMK’nın 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def’inin senetle ispatı gerekir. Ayrıca önemli olan senedin boş olarak verilmesi değil anlaşmaya aykırı doldurulduğunun kanıtlanmasıdır.
Buna göre, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı görüldüğünden yemin teklif etme hakkı da hatırlatılamamakla senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yazılı delille ispat edilemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştid.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilini hileli hareketlerle kandırarak, malulen emekli yapacağını iddia ederek 6.000,00 TL nakit para talep ettiğini, müvekkilinin maddi imkanı olmadığından parayı nakit olarak veremeyeceğini beyan etmesi üzerine,
müvekkiline senet imzalattığını, takip dosyasının dayanağı olan senedin, davalı tarafa müvekkilinin emeklilik işlemlerinin yapılması karşılığında verildiğini, hatta senedin arka kısmına senedin emeklilik işlemlerine dair verildiğine ilişkin not düşüldüğünü, davalı taraf, senedin üzerini sonradan doldurarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, ancak senet üzerindeki imza dışındaki yazıların hiçbirinin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, vade ve bedel kısımlarının senedin düzenlenmesinden sonraki tarihlerde davalı tarafından doldurulduğunu, senedin vade kısmının üzeri karalanmak suretiyle oynandığını,
kaldı ki Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde mevcut müvekkilinin emeklilik işlemlerine dair kayıt ve belgeler ile de davalının, müvekkili adına hiçbir işlem yapmadığının, müvekkiline karşı yardımcı olma vaatlerini yerine getirmediğinin tespit edildiğini, müvekkilinin, davalı tarafça emeklilik işlemlerini yapmadığını öğrenince, kendi imkanları ile emeklilik işlemlerini yaptığını, davalı tarafın müvekkilinin emeklilik işlemlerine dair tek bir işlemi dahi olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, takip konusu bonodan kaynaklı istirdat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/12/2003 tarih ve ... Esas, ... Karar; 12.10.2011 tarih ve ... Esas, ... Karar; 04/12/2013 tarih ve ... Esas, ... Karar; 14/05/2014 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir amaca ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir (6102 sayılı TTK 'nın 776. maddesi ).
Bonoda bulunması zorunlu unsurlar, 6102 sayılı TTK’nın 776. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” yada “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi ile keşidecinin imzasıdır. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Kalan diğer şartlar ise, zorunlu şekil şartlarından olup, bunlardan birinin eksik olması halinde, senet bono vasfında sayılmayacaktır.
Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir.
Somut olayda, icra takibine konu, keşidecisi ..., lehdarı ... olan 15/12/2017 keşide tarihli, 30/06/2018 vade tarihli, 6.000,00 TL bedelli senedin arkasında, "İşbu senet tutarını Bağ-Kur'dan emekli olup, emekli aylığımı ilk defa aldığım tarihte ödeyeceğim. Eğer emekli olamazsam bu senedin hiçbir hükmü yoktur." yazısının yer aldığı ve altının keşideci tarafından imzalandığı görülmektedir.
Senedin arkasında mevcut olan bu yazı, senet bedelinin ödenmesini şarta bağladığından, bononun kayıtsız şartsız bir ödeme vaadi içermesine ilişkin zorunlu unsurun bulunmaması nedeniyle takibe konu senedin bono vasfında olmayıp, kambiyo niteliğini taşımadığı ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilemeyeceği gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle, her ne kadar yapılan ödeme tutarı fazla olsa da taleple bağlılık gereği, dava değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/228, K. 2025/128, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama