KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2342
- Karar No
- 2024/38
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 01/07/2024
- Davanın konusu
- Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle
- Yazım tarihi
- 13/09/2024
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ(TALEP EDENİN) İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı(Talep eden) vekili, müvekkili tarafından çeklere ilişkin tutulan kayıtları kontrol edildiğinde müvekkilinin adına kayıtlı keşidecisi ... olan, ... ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı çek yaprağının yazılmaksızın kaybolduğunu, söz konusu çek yaprağının kötü niyetli 3. kişilere piyasa arzını engellemek için huzurdaki davanın açıldığını, çekin 3. şahısların eline geçmesini ve müvekkili açısından telafisi imkansız zararlar doğurabileceğini, çek kullanıma sokulmuş ise bedelinin bankadan alınmaması için ödeme yasağı konulmasını, müvekkilinin mağdur olacağını beyan ederek çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Talep eden zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ettiği çekin keşidecisi olduğu, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalinin ancak hamil tarafından talep edilebileceği, keşidecinin çekin iptalini talep etme hakkının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firma tarafından çeklere ilişkin tutulan kayıtları kontrol edildiğinde ilgili çek yaprağının yazılmaksızın kaybolduğunun fark edildiğini, söz konusu çek yaprağının kötü niyetli 3. kişilerce piyasaya arzını engellemek için davanın açıldığını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini ve bu süreçte ilgili çekin bankaya ibraz edildiğini, bankaca tüm bildirimlerine rağmen çek hakkında işlem yapılmadığını, mahkemece Kanun dar yorumlanarak karar verildiğini,
müvekkili firma tarafından çek yaprağı henüz doldurulmadan kaybedilmiş olmakla davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin usulsüz olduğunu, söz konusu çek hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, söz konusu çekin iptaline karar verilmesini kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin yollaması ile çek iptali konusunda aynı Yasa'nın 757 vd. m. uygulanacağı, bu maddeler uyarınca çek iptalini isteme hakkının sadece hamile ait olduğu, böyle bir iddiaya sahip keşidecinin muhatabı çeki ödemekten men edebileceği, henüz keşide edilmemiş çek vasfında olmayan, tamamen boş çek yaprakları tedavüle çıkmış sayılamayacağından hesap sahibi tarafından zayi nedeni ile iptal davası açamayacaktır.
Çek yaprağını ele geçirilenlerce imzalanıp doldurulması durumunda ise çeke dayalı hak iddia edene karşı menfi tespit davası açılabilecek olup, bu nedenlerle boş çek yapraklarına dayanarak iptal isteminde bulunmakta hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekse de istinaf dilekçesinde davacı vekilinin çekin bankaya ibraz edilmiş olduğunu belirttiği ve sonuç itibariyle ilk derece mahkemesinin davanın reddine karar verdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, bu husus eleştirmekle yetinilmiş olup, ilk derece mahkemesi kararının netice itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2342, K. 2024/38, 13 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama