KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2536
- Karar No
- 2024/177
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/06/2024
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazım tarihi
- 18/10/2024
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN İDDİALARININ ÖZETİ
Müvekkili ile borçlu arasında .... tarihinde 566.372,05 TL borç için cari hesap borç bakiye mutabakatı imzalanmıştır. Müvekkil firma tarafından borçlu şirketin otellerine gıda ürünleri tedariki yapılmış ve faturalandırılan bu gıda ürünleri irsaliyeli olarak borçluya teslim edilmiştir. Borçlu ile yapılan mutabakattan da anlaşılacağı üzere borçlu borcunu kabul etmektedir. Müvekkil tarafından düzenlenen 24 adet irsaliyeli fatura dilekçemiz ekindedir.
İmzalanan mutabakata göre 31.05.2024 tarihinde borcun vadesi gelmiş ve borç muaccel olmuştur. Müvekkil .... Oto ve Lastik Paz. AŞ alacağına kavuşamamıştır. Böylece, borçludan 566.372,05 TL Asıl alacak ve ferileri alacak doğmuştur. Alacak muaccel olup, rehinle de temin edilmemiştir. Borçlunun durumunun giderek kötüye gittiği ve borçlarını ödeyemediği, işlettiği otellerini kapatmak üzere olduğu bilgisi edinilmiştir. Alacağımızın temini, tehlikeye düşmüştür.
İİK'nun 257'nci maddesinde aranılan şartlar gerçekleştiğinden 566.372,05 TL asıl alacak ve ferileri alacağımız için sayın mahkemenizden ihtiyati haciz talep ve dava etmiştir.
ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ TALEP EDİLEN AVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz kararı verilmesinin şartları gerçekleşmediğini, değişik iş kararında müvekkilinin kendisine ait menkul ve gayrimenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilidiğini, taraflar arasında geçerli herhangi bir mutabakat metni bulunmadığını, mutabakat olarak sunulan yazıda ismi bulunan kişi şirketi temsile ve böyle bir belge imzalamaya yetkili olmadığını, bu belgenin tek taraflı hazırlanması mümkün olmadığını, faturaların hiçbirisinin vadesi gelmediğini, ihtiyati haciz istemi konusunda talep tarihindeki hukuki durum ve deliller gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğini,
yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğini, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, mutakabatnamedeki imzası bulunan kişinin şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını belirterek 0706/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin ihtiyati haciz talep eden yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalının talebi ve dosyadaki deliller itibariyle yapılan değerlendirmede, talep konusu alacağın faturalardan oluşan cari hesap çizelgesine göre cari hesap bakiyesinden kaynaklandığı, talep edenin karşı yandan cari hesap bakiyesinde mutabık olup olunmadığına dair belge talep ettiği, karşı yan tarafından şirket kaşesi ile kaşelenmiş ve yetkili ... tarafından imzalanmış mutabakatnamenin olduğu, ancak ticaret sicil kayıtları incelendiğinde yetkili .... ’ün şirketi tek başına temsil yetkisinin bulunmadığı,
17/05/2024 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanına göre bu kişinin .... isimli kişi ile birlikte temsil yetkilerinin bulunduğu, dolayısıyla yalnızca yetkili ... tarafından imzalanmış mutabakatnamenin şirketi bağlayıp bağlamayacağı konusunda yargılama yapılmasının gerektiği, cari hesap bakiyesi ve faturaların talep eden tarafından tek taraflı düzenlenen evraklar olduğu da gözetilerek davacının iddialarının bu aşamada soyut nitelikte kaldığı ve tahkikat aşamasında araştırılması gereken hususları içerdiği,
ihtiyati hacze karar verilmediği takdirde meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına sebebiyet verilmeyeceği Mahkememizde hâsıl olmakla, yaklaşık ispat hususunda Mahkememizde kanat oluşmadığından ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde borca itiraz edilmediğini, sadece vadeye ve mutabakata itiraz edildiğini, yani borçlunun borcunu kabul ettiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde de alacak konusunda haklılıklarının anlaşılacağının borcunda vadesinin geldiğini, dosyaya sunulu 24 adet fatura incelendiğinde borcun vadesinin gelmiş olduğunun görüleceğini, borçlu şirketin otelerine müvekkili firma tarafından gıda ürünleri tedarikinin yapılıp faturalandırılan bu gıda ürünlerinin irsaliyeli olarak borçluya teslim edildiğini,
müvekkili ile borçlu arasında 03/06/2024 tarihinde cari hesap borç bakiyesi mutabakatı imzalandığını, imzalanan mutabakata göre tarafların 31/05/2024 tarihi itibariyle vadesi gelmiş 566.372,05 TL borcun ödenmesi konusunda anlaştıklarını, mutabakatı yapan kişinin şirketi temsile yetkili olduğunu, borcun vadesinin geldiğini ve muaccel olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu karar, ihtiyati hacze itirazın kabulüne ilişkin 29/07/2024 tarihli ek karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati haciz ise; alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz İİK’nun 265. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan Yasa maddesinde belirtilen hallerle sınırlı olarak itirazın değerlendirilip bir karara bağlanması gerekmektedir.
Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden, aleyhine ihtiyati haciz istediği taraf adına düzenlenmiş içeriğinde irsaliye yerine geçeceği de belirtilen altında isim ve imzası bulunan e-faturaları 31/05/2024 tarihi itibariyle 566.372,05 TL aleyhine ihtiyati haciz istediği şirketten alacak bakiyesi bulunduğuna dair 03/06/2024 tarihli aleyhine ihtiyati haciz istenilen şirketin kaşesi ve kaşe üzerinde imza ile .... yazısı bulunan mutabakatın sunulduğu böylece ihtiyati haciz talep edenin faturalara konu malların teslimine ilişkin teslim alan bölümü imzalı irsaliye yerine geçecek e-faturalarla alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispatı sağlandığı,
bu nedenle ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olmuş olup, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2536, K. 2024/177, 18 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama