KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2746
- Karar No
- 2024/635
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/10/2024
- Davanın konusu
- Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 31/12/2024
Karar Metni
1.245 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ...'nin ortağı olduklarını, şirketin yıllık 5.000.000Euro cirosunun bulunduğunu, şirketin 10 yıldır kar payı dağıtmadığını, şirket cirosunun muhasebe kayıtlarında yer almadığını, davalıların şirketin oteline kaçak yapı yaptığını, masrafın şirket bünyesinden karşılandığını, otelin bünyesinde bulunan yerlerin üçüncü kişilere kiralanmasından 350.000 - 400.000 Euro kira geliri elde etmesi gerekirken kayıtlarda 50.000Euro gibi bir gelir gösterildiğini, 10 yıllık zaman diliminde 3.500.000 - 4.000.000 Euro gibi şirketin zararı olduğunu, şirket giderlerinin yüksek gösterildiğini,
belirterek 2018 yılından bu yana ...'nin uğramış olduğu zararların tespit edilerek şirkete ödenmesine ve ...'nin uğramış olduğu zararlar da hesaba katılarak her bir davacının hissesine düşen yıllık kar paylarının da en yüksek ticari faiz oranıyla hesaplanarak tespit edilecek bedelin davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taleplerin zaman aşımına uğradığını, şirkete zarar verenin davacılar olduğunu, davacılardan ... tarafından Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...
E. Sayılı dosyaları ile ortaklığın giderilmesi davası açarak otelin çalışmaz hale getirilmeye çalışıldığını, kiraya ilişkin iddiaların yerinde olmadığını, şirket cirosunun davacıların iddia ettiği rakamlar olmadığını, muvazaalı işlem bulunmadığını, davacıların şirket ortaklığından çıkarılmalarına Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyasında karar verildiğini, kararın kesinleşmesinin beklenmesini, davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığını, mal alımlarının şirket menfaatlerine uygun bir şekilde yapıldığını, davalıların şirketi zarara uğratacak faaliyeti bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; şirket ortağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 555. maddesi uyarınca eldeki davayı açma hakkı bulunmakla birlikte, davacıların şirket ortaklığından çıkarılmasına yargılama devam ederken karar verilmiş olması, davanın başında ortaklık sıfatı bulunup yargılama sırasında bu sıfatı kaybeden davacıların, aktif husumet ehliyetinin bulunduğundan söz edilmesinin olanaksız olması, bunun sonucu olarak davacıların aktif dava ehliyetini de haiz olmaması nedenleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin şirketin tasfiyesi için Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine dava açmış iseler de ortaklıktan hakim kararı ile çıkarıldıklarını, müvekkillerinin şirketin tasfiyesi için dava açma sebeplerinin 10 yıldır şirketin kötü yönetildiği, şirketin kasten zarara uğratıldığı, şirket kayıtlarının gerçeğe aykırı tutulduğu, giderlerin olduğundan fazla gösterildiği ve 10 yıldır kar payı dağıtılmadığı, üçüncü kişiye kiraya verilen 13 adet bağımsız bölümün kiralarının piyasa rayicinin 1/10 u gösterildiği ve gelirin bu nedenle düşük tutulduğu,
bu sebeplerle şirket tasfiyesini istemiş iseler de şirketten müvekkillerinin çıkarılmasına karar verildiği, bu nedenle gelirin ve verilen zararların tespiti ile elde edilecek kardan yıllık zaman zarfında müvekkillerinin hissesine düşecek kar payını talep etmekte müvekkillerinin hakkı ve husumet ehliyetinin bulunduğunu, müvekkiller ile husumet içinde olan şirket yöneticilerinin tutmuş olduğu kayıtlara itibar edilmesinin düşünülemeyeceği, yerel mahkeme kararının hukuka açıkça aykırı olduğu hususlarını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 553. maddesi uyarınca dava anonim şirketin yöneticisinin sorumluluğu hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin davadır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacılar ... ve ...'ın yine davacı sıfatıyla yer aldığı Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasına bakıldığında, davanın ...'nin fesih talebine ilişkin olduğu, yargılama sonunda özetle.
Davanın şirketin feshi yerine alternatif çözüm yöntemi olarak davacıların ortaklıktan çıkarılması ve payın gerçek değerinin pay sahiplerine ödenmesine hükmedilerek kabulüne, davacı ... ve davacı ...'ın Manavgat Ticaret Sicilin ... sicil numarasında kayıtlı ...'nden çıkarılmasına, çıkma bedeli olarak 25.532.992,29TL çıkma payının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'nden tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verildiği; hükmün; davacılar vekilinin, davacı ...'ın ve davalı vekilinin 13/08/2024 tarihli dilekçeleri ile istinaftan feragat etmiş olmaları nedeni ile.
13/08/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dairemizce istinaf incelemesine konu olan Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında, davacılar ... ve ... vekili, davalıların, ...'nin yöneticilerinin kusurlu biçimde sorumluluklarını yerine getirmeyerek sebep oldukları müvekkillerine kȃr payı dağıtılmaması ve şirkete verilen zararlardan bahisle şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan zarar tespiti ve tahsili talebinde bulunmuşlardır.
Davacılar vekili, istinaf dilekçesinde, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında kendilerinin fesih talep ettiklerini ancak ortaklıktan çıkarılmalarına mahkemece karar verildiğini ileri sürmüştür. Anonim şirketlerde çıkma ve çıkarılma müessesi bulunmayıp buna benzer müessese şirketin haklı nedenle feshine ilişkin düzenleme olarak 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi.
"Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler.
Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir" hükmünü haizdir. Mahkemece ilgili dosyada bu madde gereği ortaklıktan ayrılma akçesi verilerek ortaklıktan çıkarmaya karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla zarar iddiasıyla dava açan pay sahiplerinin, pay sahipliği sıfatının gerek zararın doğumu gerekse dava açıldığı sırada bulunması ve bu sıfatın dava süresince de muhafaza edilmesi gerekir (ÇAMOĞLU, Ersin; Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul 2007, 2. Bası, s. 131; AKDAĞ GÜNEY, Necla; Türk Hukukunda Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul 2008, 1. Bası, s. 106) İlk derece mahkemesince de bu yöne ilişkin Yargıtay kararlarına gerekçeli kararda yer verilmiştir.
Davacıların, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyası ile, payın gerçek değerinin pay sahiplerine ödenmesine hükmedilerek ...'nden çıkarılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın sonucunda elde edilecek tazminatın doğrudan şirkete ödenmek durumunda olduğu, dolayısıyla tazmin edilecek zararın da şirketin zararı olduğu, şirketten çıkarılan davacıların paylarına karşılık bir bedel alarak paylarına bağlanan tüm haklarını tazmin etmiş durumunda bulunduğu,
bu durumda paya bağlı kâr ve zarar da karşılanmış olacağı, pay sahipliği sıfatını kaybeden kişinin sorumluluk davası açma hakkı da ortadan kalkacağı, açılmış dava yönünden ise taraf sıfatı sona ereceğinin anlaşılmasına.
HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/2746, K. 2024/635, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama