KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/494
- Karar No
- 2024/237
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23/12/2021
- Davanın konusu
- Sıra Cetveline Kayıt ve Kabul
- Yazım tarihi
- 04/11/2024
Karar Metni
1.721 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacının borçlu Müflis ...ticari iş nedeniyle verilen kambiyo senetlerinden kaynaklı olarak alacağı olduğunu, bu alacağa istinaden Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, bu süre zarfında dosya borçlularından biri olan Müflis ... yönünden iflas kararı verilmesinden, alacağın iflas masasına alacaklılar listesine kaydı için Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ,...
İflas sayılı dosyasına 05/08/2019 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak iflas idaresi memurluğu 21/08/2018 tarihli kararıyla; alacağa dayanak yapılan evrakların yetersiz ve eksik olduğu gerekçesiyle alacak kaydı talebinin reddine karar verdiğini, kararın taraflarına 27/08/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, iflas idaresinin icra dosya numarası ve mevcut olan takip dosyasını inceleyerek karar vermesi gerekirken, evrak eksiliği bahanesiyle talebin reddine karar vermesinin yanlış olduğunu, davacının haklı ve yasal alacağının, alacak masasına kayıt edilmeyip reddedilmesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
bu nedenle yerinde olmayan kararın iptaliyle, davacının alacağının alacaklılara listesine kaydının yapılması için bu davanın açılması gerektiğini belirterek, yapılacak yargılama sonunda, Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasındaki davacı alacağının Antalya 7. İflas Müdürlüğü'nün ,...İflas dosyası, İflas İdare Memurluğu'nun 21/08/2019 tarihli ret kararının iptaliyle, alacaklılar listesine kaydının yapılmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI İFLAS İDARE MEMURUNUN SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı müflis şirket İflas İdare Memurluğu adına İflas İdare Memuru Av. ..., davacı tarafça Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından bahisle alacak kayıt başvurusunda bulunulmuş olmakla müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarında davacının kaydına rastlanmadığından dolayı, alacak kayıt başvurusuna dayanak yapılan evrakların yetersiz ve eksik olduğundan, davacı tarafın alacak talebinin reddedildiğini,
davacı tarafça Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında alacağın temlik alındığından bahsedilmesine karşın temlik işlemleri ile ilgili belgeler ibraz edilmemekle birlikte müflis şirket hakkında iflas kararı verilmesi sonrasında İİK'nın 193. maddesi gereği müflis şirket hakkındaki icra takiplerinin duracağı durumu dikkate alınmak suretiyle temlik işleminin iflas kararından sonra ise geçerliliği bulunmaması hususuna göre temlik işleminin iflas kararından sonra olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu durumların araştırılması sonrasında belirlenecek duruma göre işbu davanın reddini talep ettiklerini savunarak,
yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Müflis şirket hakkında mahkememizce 24/09/2013 tarih, ...Esas - ,...Karar sayılı kararı ile iflasın 24/09/2013 tarih ve 12:15 itibari ile iflasına karar verilmiş ve bu kararın temyizen incelenmesi sonucunda 0kararın bozulması neticesinde ... Esas ve.,.. karar sayılı ilamı ile bu kez 09/07/2015 saat 11:22 itibari ile iflasına karar verilmiş ve bu karar da kesinleşmiştir.
Bu durumda 04/11/2011 tarihinde yapılan alacağın temliki işlemi sırasında davalı müflis şirketin henüz iflasına karar verilmemiş olmakla iflas idaresinin itirazları yerinde değildir. Davalı müflis şirketin dava dışı temlik eden ... 'ye ....isimli tekneyi inşa ettiği ve teslim ettiği, temlik edenin de söz konusu tekneyi kabul ettiği hususu sabittir.
Bu iş nedeniyle müflis şirkete 1.450.000,00 Euro avans verildiği, sözleşme gereği 1.000,000 Euro olarak bedelden fazla ödenen bu avansın davaya konu bonolar karşılığı ödeneceğinin de kararlaştırıldığı; davaya konu takip dosyasının Uyap sisteminde gönderilen evraklarının incelenmesinde, takip yenileme talebinin bulunmadığı ancak yenileme emrinde alacaklının temlik eden ...olduğu, temlik alan davacının isminin yer almadığının anlaşıldığı.
TBK'nın 188. maddesi uyarınca, temlik edene karşı ileri sürülebilecek defilerin temlik alana karşı da ileri sürülebileceği hususu gözününe alınarak, davacı tarafa, alacağın temlik alındığı şirkete ait ticari defter ve belgelerin ibrazı istenilmiş ise de, davacı tarafça, temlik eden şirkete ait ticari defter ve belgeler ibraz edilmediği;
davalı şirketin defterleri üzerinde yaptırılan incelemede 20/04/2011 takip tarihi itibari ile 120 alıcılar hesabında 1.943.187,55 TL karşılığı 890.716,70 Euro dava dışı temlik eden şirketin davalı şirkete borçlu olduğunun kayıtlı olduğu bu durumda müflis şirketin alacaklı olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline alacağını temlik eden şirketin, müflis şirket ile yat inşa sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşme uyarınca temlik eden şirketin, müflis şirkete yat inşa sözleşmesinde belirlenen tutardan 1.425.000 Euro fazladan ödeme yaptığını, taraflar arasındaki alışveriş ve borç alacak ilişkisini 21/05/2020 tarihli protokolle her türlü tartışmadan uzak net bir şekilde saptanmış iken mahkemece protokolün açık hükmü yanlış değerlendirilerek hatalı karar verildiğini, senetlerin gününde ödenmediği için Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını,
bonolarla ilgili herhangi bir itiraz ve imza inkarının söz konusu olmadığını, takip aşamasında alacaklı şirketin, müvekkiline alacağını icra dosyasında temlik ettiğini, temlik işleminin yasaya uygun olduğundan, icra müdürlüğünce kabul gördüğünü, icra takip dosyasının müvekkili tarafından devam edildiğini, geçen aşama sonunda borçlu şirketin iflas ettiği anlaşılınca taraflarınca yapılan inceleme sonunda müvekkilinin alacağının, listeye alınmadığı gibi müflis şirketin muhasebe kaydında da olmadığı bilgisinin verildiğini, oysa ortada protokol başlıklı belge bulunduğunu, bonoların niçin verildiğinin belirtilmesi gerektiğini,
borç ikrarı niteliğinde ödenmemiş bonolar olduğunu, bütün bunlara rağmen iflas idaresince başvurularının reddedildiği gibi, açılan davanın da temlik eden alacaklının müflis şirkete borçlu olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, mahkemece müflis şirketin ticari defterlerinin olmadığının tespit edildiğini, yalnız "bir sayfa muavin defter kaydı" olduğunun kararda belirtildiğini, bu sayfadaki listeye göre alacaklı olduğu kanaatine varıldığını, yasal özellikleri taşımayan bir ticari deftere itibar edilemeyeceğini, müvekkilinin elindeki bonoların yok sayıldığını, müflis şirketin kendi imzasını taşıyan protokol hükümlerinin yanlış değerlendirildiğini,
müvekkilinin temlik belgesi uyarınca ....
Şti.'den alacağı tüm ferileriyle birlikte 04/11/2011 tarihinde temlik aldığını, söz konusu temlik belgesinin icra dosyası içerisinde ve mahkeme dosyasında yer aldığını, iflas idaresinin "evrak yetersizliği" nedeniyle iflas masasına kayıt taleplerini reddetmesinin dayanaksız olduğunun açık olduğunu, temlik alınan alacağın kaynağının kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunun açık olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İİK'nın 235. maddesi uyarınca davacı tarafından müflis şirketten olan alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ... Şti. tarafından aralarında müflis şirket ...
A.Ş.'nin de bulunduğu birden fazla borçlu aleyhine bonoya dayalı işlemiş faiz dahil toplam 939.784,20 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, dayanak bonoların 24/05/2010 düzenleme tarihli 15/01/2011 vade tarihli 125.000 Euro bedelli, 15/02/2011 vade tarihli 150.000 Euro bedelli ve 15/03/2011 vade tarihli 150.000 Euro bedelli oldukları, takip devam ederken 04/11/2011 tarihinde takip alacağının tüm ferileriyle birlikte davacı ... temlik edildiği,
müflis şirketin 09/07/2015 tarihinde iflas etmesi ve bu kararın kesinleşmesi üzerine davacı alacaklının, icra müdürlüğünce hazırlanmış 07/07/2015 tarihli kapak hesabında yazılı 1.756.877,20 TL alacağın masaya kaydı için 05/08/2019 tarihinde müflis şirketin iflasının açıldığı Antalya 7. İflas Müdürlüğü'nün...İflas sayılı dosyasına başvurduğu, iflas müdürlüğünün 21/08/2019 tarihli ek sıra cetveliyle yetersiz evrak gerekçesiyle alacak başvurusunun reddedildiği, davacının önceden yatırdığı posta masrafına istinaden bu ret kararının davacıya 27/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın yasal 15 günlük sürede açıldığı anlaşılmaktadır.
Kayıt kabul davalarında, ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir.
Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, bunlar tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmayıp, bunlara dayalı olarak iflas masasına kayıt isteyen alacaklının alacağını, yukarıdaki ilkelere göre ispatlaması gerekir. Bonoların hangi alacak nedeniyle verildiği hususu davacı yanca kanıtlanmalıdır.
Bu durumda davacı, kayıt başvurusunda bulunulan bonoların hangi hukuki ilişkiye dayanarak elinde bulundurulduğunu ve bonolardan ötürü alacaklı olduğunu kanıtlamalıdır. (Benzer yönde bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2024 tarih 2023/2297 Esas 2024/2382 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda, davacı taraf bonoların alınma sebebini, alacağı temlik eden ...isimli şirket(iş sahibi) ile müflis şirket(yüklenici-inşa eden) arasında imzalanan 21/05/2010 tarihli protokol olduğunu belirtmektedir.
Davalı tarafça inkar edilmeyen protokolün incelenmesinde; müflis şirket tarafından yapımı konusunda anlaşılan teknenin müflis şirketçe inşa edilerek iş sahibine teslim ve kabulüne ilişkin düzenlenen bir protokol olduğu, iş sahibinin tekneyi fiziksel olarak teslim alıp kabul ettiği, sözleşme bedelinin 1.000.000,00 Euro olduğu, iş sahibi tarafından daha önceden kredi(avans) olarak verilen 1.425.000.00 Euro'dan bu sözleşme bedelinin mahsubu sonrası kalan 425.000,00 Euro'nun müflis şirkete fazladan verilmiş bir tutar olduğu,
bu miktarın müflis şirkete yeni projelerin verilmesi halinde oluşturulacak ödeme planına göre müflis şirket tarafından ödeneceği, bunun için müflis şirketin takibe konu edilen vade tarihleri ve tutarları yazılı 3 adet bonoyu diğer tarafa verdiği konularında tarafların anlaştıkları görülmektedir.
Neticeten, sözleşmeye göre takip konusu bonoların tekne inşası karşılığı fazladan ödenen tutar için alındığı, taraflar arasında düzenlenecek yeni projelerdeki ödeme planına göre tahsil edileceği anlaşılmaktadır.
O halde, alacağı temlik eden .,... isimli firmanın ve müflis şirketin ticari defter ve belgeleri incelenmeli, taraflar arasındaki cari ilişki, bonoların defterlerde ne şekilde kayıtlı olduğu, ödemeler, taraflar arasında sonradan yeni bir proje olup olmadığı, bu kapsamda alacak ve borç durumu tespit edilmeli, nihayetinde bonoların karşılığının bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Diğer taraftan müflis şirketin iflas dosyası da getirtilerek, şirketin ne sebeple iflas ettiği incelenip bu kapsamda davacı alacağının iflas dosyasıyla bağlantısı olup olmadığı değerlendirilerek, alacağın gerçekten var olup olmadığı buna göre takdir edilmelidir.
İlk derece mahkemesince tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş ise de, ispat yükünün davacı alacaklıda olduğu gözetilerek ara kararda yukarıda yazılı hususların ihtarı ile defter incelenmesine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı verilen kararın kaldırılması gerekmiştir. Kabule göre de, tüm ticari defter ve belgeleri usulüne uygun sunulmamasına rağmen, müflis şirketin sadece defteri kebir dökümlerine istinaden hazırlanan rapora göre karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/494, K. 2024/237, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama