KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1585
- Karar No
- 2022/1791
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/10/2019
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 24/11/2022
Karar Metni
1.430 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili; davalı ...'ın kullandığı ... plakalı araç ile ... plakalı motosiklete çarptığını ve bu sırada müvekkilinin yaralandığını, 42 gün iş göremezlik raporu aldığını, bu dönemde iş göremezlik ödeneği almışsa da aylık kazancının sadece bir kısımını bu miktarın karşıladığını, olayda müvekkilinin dişlerinin kırıldığını, her diş için 477,14 TL istendiğinden 8.588,52 TL ödeyemediği için dişlerini yaptıramadığını, davalının kusurlu eylemi ile kazanın meydana geldiğini, olayda müvekkilinin motosikletinin hasar gördüğünü, ve müvekkilinin kemik kırığı oluşacak nitelikte yaralandığını, bu sebeplerle davalı araç işleteni ... ve ... Sigortayla birlikte araç sürücüsü ... 'dan 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 09/08/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili istemiştir.
Davalı ...; kazaya davacının dikkatsiz tutum ve davranışlarının neden olduğunu, kusurun kendisinde olmadığını, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, davacının bu kaza nedeniyle bir tane dişinde kırık oluştuğunu, bunu davacının fırsat bilip tüm dişlerini kendisine yaptırma derdine düştüğünü, 42 gün işgöremez raporu alan davacının SGK tarafından geçici iş göremezlik tazminatının ödendiğini bildirmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili; ... plakalı aracın 14/04/2011, 14/04/2012 tarihleri arasında zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ve buna göre tedavi ve maluliyet halinde şahıs başına 200.000,00 TL sine araç başına 20.000,00 TL sine kadar müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacının yaralanması ile ilgili tedavi giderlerinin SGK dan istenebileceğini, keza geçici iş göremezlikten doğam maddi zararlarının da kusur oranına göre ve poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, davacının aracında meydana gelen hasarla ilgili sorumluluğunun da kusur oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini bildirmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme; kusur ve hasar bilirkişisi ...'nün 17/01/2014 havale tarihli bilirkişi raporunun netice kısmında; kazanın meydana gelmesinde ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğun, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen kaza sonucu ... plakalı motosiklet malikinin , kaza tarihi itibariyle 2.200,00TL zararının oluştuğu, bu zararın %75 i olan 1.650,00.-TL'nin ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın kusur oranına karşılık geldiğini tespit ettiği,bu raporun mahkemece usule uygun bulunduğu,
hal ve şartlara göre manevi tazminatın da kısmen kabulü gerektiği düşüncesi ile;davanın kısmen kabulü ile, 499,41.-TL geçici iş göremezlik, 90,00.-TL tedavi giderleri, 1.793,54.-TL diş protez kırıklarının rotasyon giderleri ve 1.650,00.-TL araç hasar bedeli olmak üzere toplam 4.032,95.-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... Aş.
Yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, 1.500,00.-TL manevi tazminatın 09/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine hükmetmiştir.
Davacı vekili istinafında; hal ve şartlara vekil edendeki yaralanmaya,manevi tazminatın amacına göre taktir edilen manevi tazminat tutarının çok az olduğu,zaten makul meblağda olan isteklerinin tümden kabul edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verildiği durumda, kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf lehine,müvekkili için taktir edilen tutardan çok vekalet ücreti belirlenmesinin usulsüz olduğunu, manevi tazminat isteklerinin yalnızca gerçek kişilerden olduğu halde,bunu 24.12.2013 günlü celsede de açıkladıkları halde, sigorta şirketi aleyhine manevi tazminatın reddine diye hüküm kurulması ile bu davalı yararına bu nedenle avukatlık ücreti verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek hükmün kaldırılması ile talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
Dava, yaralanmalı trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
1-Manevi tazminatın reddedilen kısmı yönüyle, kendisin vekille temsil ettiren davalı için Tarifenin 10.maddesine aykırı biçimde davacı lehine takdir edilenden daha fazla avukatlık ücreti belirlenmesi doğru değildir. Bu cihetten davacı vekilinin başvurusunun kabulü gerekir.
2-Yine gerek dava dilekçesinin açıklamalar kısmında, gerekse 24 Aralık 2013 günlü celsedeki davacı vekili beyanında, davacı vekilinin sigorta şirketine karşı manevi tazminat istemi bulunmamaktadır. Buna rağmen sigorta aleyhindeki manevi tazminat isteğinin reddi ile, kendisini vekille temsil ettirdiğinden söz edilerek anılan davalı yararına avukatlık ücreti verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönüyle de başvurunun kabulü gerekir.
3-Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.
Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ( 4 HD’nin 08/02/2016 tarih ve 2015/2733-2016/1298 sayılı içtihadı) Bu açıklamalara göre olayın oluş şekli, biçimi, davacıdaki maluliyetin derecesi, paranın satınalma gücü, davalının trafik kazasında asli %75 nispetinde kusurlu oluşu ve hakkaniyet ilkesi nazara alındığında mahkemece davacı için belirlenen manevi tazminat tutarı az olmuştur.
Bu yönüyle davacının istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerekir.
4-HMK 353/1-b/2 madde ve bendi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanununun olaya uygulanmasında ve delillerin taktirinde hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilebilir.
5-Açıklanan tüm bu sebeplerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, maddi tazminatın kısmen kabulü ile 499,41.-TL geçici işgöremezlik, 90,00.-TL tedavi giderleri, 1.793,54.-TL diş protez kırıklarının rotasyon giderleri ve 1.650,00.-TL araç hasar bedeli olmak üzere toplam 4.032,95.-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davalı ... Aş.
Yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminatın kısmen kabulü ile 6000,00.-TL'nin 09/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... ve ... dan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
....
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/1585, K. 2022/1791, 24 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama