KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1486
- Karar No
- 2021/1479
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2021
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/03/2021
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazım tarihi
- 21/09/2021
Karar Metni
1.306 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacılar vekili; davalı ... kullandığı ... plaka sayılı araç ile sürücü ... yönetimindeki ... Plaka sayılı aracın çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili ... vücudunun muhtelif yerlerinde ezilme ve hasarlar ile yüzünde sabit iz kalacak şekilde ve diğer davacı ... ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derece de yaralandıklarını ileri sürerek olay tarihinden itibaren başlayacak yasal faizleri ile birlikte davacı ... için 1,000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, davacı ... için toplam 500,00 TL maddi, 10,000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 61,500,00 TL tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı ... Aş. vekili; dava açılmasına müvekkili şirketin sebebiyet vermediğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 04/05/2007-04/05/2008 tarihleri arasında ... sigortası ile sigortalı olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; ... plaka sayılı aracın, müvekkili şirkete 15.02.2007/2008 tarihleri arasında ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, talep edilen tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu, davacının faiz isteminin olay tarihinden itibaren istemesinin yasaya aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, olay ile ilgili şirketlerine herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, bu nedenlerle şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Şti vekili; müvekkili şirkete ait aracın sürücüsü kusurlu olsa dahi talep edilen tazminat ve tutarın dayanaksız ve fahiş olduğunu, manevi tazminatı haklı kılan özel durumların olması gerektiğini, bir maluliyet oranı bulunmadığını ve bedensel bir zararı bulunmadığından tazminat talebinin reddi gerektiğini, davacı ileride yapılacak olan muhtemel tedavi ve iyileştirme giderleri için maddi tazminat talebinde bulunduğunu, davacıların davaya konu olayın meydana gelmesinden 8 sene sonra tazminat talep etmelerinin samimiyetten uzak olduğunu, davacının talep ettiği faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olabileceğini, müvekkilinin davacı tarafından daha evvel temerrüte düşürülmediğini ileri sürerek davacıların davasının reddini talep etmiştir.
Dava; trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı ... için 293,41.-TL geçici iş gücü kaybı, 100,00.-TL tedavi gideri olmak üzere 393,41.-TL, davacı ... için 13,97.-TL geçici iş gücü kaybı, 10,00.-TL tedavi gideri olmak üzere 23,97.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinden dava tarihi olan 20/04/2015 tarihinden, davalılar ... ve ...
Şti.’den olay tarihi olan 02/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacıların Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... için 5.000,00.-TL, davacı ... için 100,00.-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...
Şti.’den olay tarihi olan 02/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafında; maddi tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosuna göre bir hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu, davacı ... için iyileştirme ve muhtemel operasyon giderleri taleplerinin dikkate alınmadığını, mahkemece davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat tutarları ile davacıların katlanmak zorunda kaldıkları yargılama giderleri beraber değerlendirildiğinde hüküm altına alınan miktarların sembolik düzeyde kaldığı ve kişilerin mahkemeye erişim hakkını engeller nitelikte olduğunu, manevi tazminat tutarlarının arttırılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabule karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle cismani zarar ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Her ne kadar davacılar vekili TRH Yaşam tablosunun uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, davacıların sürekli iş göremezlik zararlarının bulunmadığı, yalnızca geçici iş göremezlik zararlarının doğduğu, bu itibarla hesaplamaya esas alınacak yaşam tablosunun sonuç tazminatını değiştirmeyeceği anlaşılmakla, buna ilişen istinaf itirazının reddi gerekir.
Yine davacı ... iyileştirme ve muhtemel operasyon giderlerinin dikkate alınmadığı yönündeki itirazın incelenmesine göre, dava dilekçesindeki davacılar için muhtemel tedavi ve iyileştirme harcamalarının şablon ifadelerden oluştuğu, davacı ... yalnızca bir günlük iyileşme süresi olması ve hiçbir şekilde gelecekte tedavi gerektirecek mahiyette bir yaralanması bulunmamasına rağmen onun için de bu zarar kaleminin talep edildiği, aşamalarda davacı ... yüzündeki izin manevi tazminatın takdirinde nazara alınması isteğinin davacı tarafça dile getirildiği,
6 yıl süren yargılama boyunca davacı tarafın istinafa getirdiği bu talep yönünden hiçbir aşamada inceleme ve delil toplama talebinde bulunmadığı, davacı ... yüzündeki sabit izin manevi tazminat takdirinde nazara alındığı kanaatine varılmakla, davacılar vekilinin bu yöndeki itirazlarının da haksız olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Manevi tazminat tutarlarının değerlendirilmesinde, davacı ... için hüküm altına alınan tutarın davacının yaralanmasının boyutu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının kusur oranı ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı ... için ise hüküm altına alınan miktar, davacının olay tarihindeki yaşı ve yüzündeki sabit eser niteliğindeki iz nazara alındığında bir miktar azdır. Bu itibarla yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b maddesi uyarınca kaldırılarak, davacıların yukarıda bahsi geçen istinaf itirazlarının reddi, davacı ... manevi tazminat tutarının az olduğuna ilişkin istinaf itirazının kabulü yönünde yeniden karar tesis edilmesi gerekir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1486, K. 2021/1479, 21 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama