KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1588
- Karar No
- 2024/965
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/11/2020
- Davanın konusu
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 04/07/2024
Karar Metni
1.793 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile sigortalı davalı ....'nın maliki olduğu ...... plakalı aracı kendi sevk ve idaresinde iken 29/05/2017 günü kural ihlali yaparak, müvekkili ......'nın sevk ve idaresinde bulunan ...... plaka sayılı araca çarptığını ve araç içerisinde bulunan müvekkili ....'nın giderilemeyecek şekilde yaralandığını, sakat kaldığını ve yüzünde kazaya bağlı olarak kalıcı iz kaldığını, oluşan kazada davalı tarafın tam kusurlu olduğunu,
bu sebeplerle davanın kabulü ile müvekkili .... için şimdilik geçici iş göremezlik sebebiyle 10,00 TL 'nin sürekli iş görememezlik sebebiyle 90,00 TL olmak üzere 100,00 TL maddi tazminat taleplerinin, 50.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalı sigorta vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, KTK'ya göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağından davanın zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilin sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve ZMMS poliçesi limiti dahilinde olduğunu, tazminata hükmedilmesi halinde davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine süresinde ve usulüne uygun bir ihbarda bulunulmadığından,
dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacının hızlı olması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kırmızı ışıkta kimin geçtiğinin belli olmadığı durumlarda taraflara eşit kusur yüklenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etimtir.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine , maddi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 428,68 TL geçici , 30.122,74 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 30.551,42 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla dava tarihinden, diğer davalı açısından kaza tarihinden (29.05.2017) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, Manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (29.05.2017) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ceza dosyasında beyanı alınan ....'nın beyanının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, sadece akraba olmasının tanıklık beyanının esas alınmasına sebebiyet vermeyeceğini, davalının ceza dosyasında mahkum olduğunu, bu kararın bağlayıcı olduğunu, davalının ceza dosyasında asli kusurlu kabul edildiğini, davacının kusursuz kabul edilmesi gerektiğini, aksi kanaate olunması halinde de ATK raporundaki gibi %15 kusurlu kabul edilebileceğini, bu şekilde değerlendirme yapılarak maddi tazminatın ıslah doğrultusunda tam kabulüne karar verilmesini, manevi tazminat da yetersiz olduğundan tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara bağlı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, trafik kazası sonucu yaralanmasından dolayı oluşan maddi ve manevi zararlarını, olaya sebebiyet veren aracın sürücüsü ve zorunlu mali trafik sigortacısından talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat ve manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-) Somut olaya ilişkin ceza yargılamasını yapan Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas ..... karar sayılı kararı ile; davalı ....'nın bir kişinin taksirle yaralanmasına sebebiyet vermesi suçundan TCK.'nun 89/1, 2-b-d ve 62. maddeleri gereğince neticeten 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 30/11/2020 tarihinde kesinleşmiştir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağında, davalının "dur" levhasına uymayarak kazaya sebebiyet verdiğinden asli, davacının da kavşağa geldiğinde hızını azaltmadığından tali kusurlu olduğu yönünde tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yargılama sırasında ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan kusur raporunda ise, olayda davacı kırmızı ışık ihlali yapmış ise, tam kusurlu olduğu, davalı kırmızı ışık ihlali yapmış ise davalının %85 kusurlu olduğu, davacının ise %15 kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan bu kusur raporunun, ceza dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporla aynı yönde olduğu anlaşılmıştır.
Somut olaya ilişkin ceza yargılamasını yapan Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin ..... esas .... karar sayılı dosyasında tanık olarak beyanına başvurulan .... ise, olay anında davacının aracında yolcu olduğunu ve kendi araçlarının yeşil ışıkta geçtiğini beyan etmiştir.
Dosya kapsamındaki ve ceza dosyası içerisindeki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar ilk derece mahkemesince, kırmızı ışıkta kimin geçtiği belirlenemediğinden alınan kusur raporlarına itibar edilmeksizin tarafların %50'şer oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması yoluna gidilmiş ise de;
somut olaya ilişkin ceza yargılamasını yapan Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin ...... esas ...... karar sayılı dosyasında tanık olarak beyanına başvurulan ......'nın, olay anında davacının aracında yolcu olduğunu ve kendi araçlarının yeşil ışıkta geçtiği yönündeki beyanlarına itibar edilmesine engel bir durum söz konusu olmadığından ve ayrıca kavşak içerisinde davalının bulunduğu yönde "dur" levhasının bulunduğu da gözetilerek; olayın oluş şekline uygun olan ve somut dosyada ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan kusur raporunda yer alan, davalı ..... kırmızı ışık ihlali yapmış ise davalının %85 kusurlu olduğu,
davacının ise %15 kusurlu olduğu yönündeki kusur oranlarına itibar edilmesi yerinde olacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf talepleri yerinde olup, istinaf taleplerinin kabulü ile somut olayda davalı ......'nın %85 kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir.
Somut dosyada aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan 09/02/2020 tarihli raporda, davacının %15, davalının ise %85 kusurlu olduğu gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 857,36 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının 60.245,48 TL olduğu belirlenmiştir.
O halde, yukarıda açıklandığı üzere somut olayda davalının %85 kusurlu olduğu kabul edildiğinden, bu bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara itibar edilerek davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 857,36 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının 60.245,48 TL olduğu kabul edilmek suretiyle bu miktarlar yönünden davacının maddi tazminat talebinin kabulü gerekir.
Bu durumda davacı vekilinin maddi tazminat miktarına yönelen istinaf taleplerinin kabulü ile yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir.
2-)Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve davalının ağır kusurlu olması, davacının yaralanma derecesi ve niteliği ile yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı için hükmedilen 8.000,00 TL manevi tazminat miktarı yetersizdir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının manevi zararlarının tazmini amacıyla takdiren 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir.
3-) Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf isteminin yukarıda gösterilen gerekçe doğrultusunda kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1588, K. 2024/965, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama