KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1046
- Karar No
- 2022/1130
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2021
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar tarihi
- 19/07/2022
- Karar yazım tarihi
- 19/07/2022
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
01/12/2013 tarihinde davalılardan .... yönetimindeki .... plakalı aracın kendi şeridinin dışına çıkarak, yolun kenarında seyyar tatlı arabasıyla yaya olarak seyir halinde bulunan davacı müvekkiline çarptığını, davalının olay yarinden kaçtığını, müvekkilinin kaza sonrası bilinci kapalı halde yolun ortasında kaldığını kaza sonrası tutulan tutanaklara göre davalı sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin olay nedniyle malul kaldığını ileri sürerek,
müvekkilinin tatlı arabasının uğradığı zarar olan 945 TL ile müvekkilinin iş güçten kalması ve kazanç kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın her iki davalıdan, müvekkilinin yaşadığı manevi zararın karşılanabilmesi için 40.000 TL manevi tazminatın davalı sürücüden alınarak davacıya verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı .... Anonim Şirketi vekili; kazaya karışanların kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı .... vekili; dava konu olayda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davacının olay esnasında yolun kenarında park halinde bulunan iki aracın arasından aniden elindeki tatlı arabasıyla yola fırladığını, müvekkilinin 40-50 km gibi normal bir hızla ilerlerken aniden önüne çıkan davacıya çarpmak zorunda kaldığını, kazanın meydana getirdiği heyecan korku ve panik yüzünden olay mahalini terk ettiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 55,00 TL geçici iş göremezlik zararı ile 945,00 TL tatlı aracı bedeli ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .... (...) 'dan alınarak davacılara verilmesine karar verildiği görülmüştür.
Davacı mirasçılar vekili süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının tam kusuruyla 68 yaşında olan merhum müvekkilinin hem kendisine hem tatlı arabasına çarptıktan sonra olay yerinden kaçtığı, ayakta çalışan müvekkillinin hem tezgahından hem ayağından olduğunu, uzun süre çalışamadığını, işbu davanın da ceza mahkemesi dosyasının beklenmesinden dolayı yıllarca sürdüğünü, bu dönemde müvekkilinin vefat ettiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekili süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, hüküm altına alınan tazminat tutarının fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davada ticaret mahkemelerinin görevli olmasına göre davalı vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verilmesi gerekir.
Davacıların istinafı yönüyle ise, olaya davalının tam kusuruyla sebebiyet vermesi, sürekli ayakta durarak ve yürüyerek çalışan (ölü) davacının çalışma hayatının kaza nedeniyle derinden etkilenmesi, yargılama süresi, davacıdaki maluliyet oranı ve sair yönlerin değerlendirilmesine göre, davacının manevi tazminat isteminin tümden kabul edilmesi gerekirken, kısmen kabul edilmiş olması hatalıdır.
HMK 353/1-b/2 madde ve bendi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanununun olaya uygulanmasında ve delillerin taktirinde hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilebilir. Açıklanan tüm bu sebeplerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurum kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1046, K. 2022/1130, 7 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama