KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1436
- Karar No
- 2025/727
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/11/2021
- Dava
- Maddi tazminat, manevi tazminat
- Karar yazım tarihi
- 02/10/2025
Karar Metni
1.335 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden istinaf incelemesinin duruşma açılmadan yapılmasına karar verilerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle 14/04/2018 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı olan davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin, yoldan karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu ileri sürülerek 1.000 TL (ıslah ile 14.957,64 TL) maddi tazminat ile anne için 5.000 TL, baba için 5.000 TL, çocuk için 20.000 TL olmak üzere 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından özetle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı sürücü vekili tarafından özetle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince özetle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 4.059,00 TL bakıcı gideri ve 5.095,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.154,00 TL'nin davalılardan sigorta şirketin yönünden temerrüt tarihi olan 08/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sınırlı kalmak üzere), diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14/04/2018 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... adına velayeten ... ve ...'ye verilmesine; geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine.
6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... adına velayeten ... ve ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... vekili tarafından özetle geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat miktarının az olduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili tarafından özetle kazada kusurlarının bulunmadığı, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dava, trafik kazası nedeniyle davacı küçüğün yaralanmasına bağlı olarak açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkindir.
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK Md. 49).
Bedensel zarara neden olunması halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar gibi zararların ödenmesi gerekir (TBK Md. 54).
Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir (TBK Md. 56/1).
Somut olayda, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı olan davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin, yoldan karşıya geçmekte olan davacı yayaya 14/04/2018 tarihinde çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Her ne kadar davalı sürücü kusuru bulunmadığını ileri sürmüş ise de ceza davasından verilip kesinleşen ve TBK’nin 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlayan mahkûmiyet kararındaki maddi olay, yukarıda izah edildiği gibi kabul edildiği; kaza tespit tutanağı, ceza ve hukuk dava dosyalarında birbirini teyit eden bilirkişi raporlarında yayada kusur bulunmayıp davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu görüşü bildirildiğinden ilk derece mahkemesince davalı sürücünün kusurlu olmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmemesi ve oluşan maddi ve manevi zarardan davalı sürücünün sorumlu tutulması isabetli bulunmuştur.
Bilirkişi raporunda haksız fiil nedeniyle oluşan bakıcı gideri 4.059,00 TL, tedavi gideri 5.095,00 TL olarak hesaplanmış olup ilk derece mahkemesince bu miktarlar esas alınarak hüküm kurulmuştur. Bu yönden istinaf yoluna başvurulmamıştır.
Davacı küçük tarafından geçici iş göremezlik yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de kaza tarihinde sekiz yaşında olan, öğrencilik yapan ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacı küçüğün geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince geçici iş göremezlik zararı doğmadığı kabul edilerek bu yönden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır (Yargıtay 4. HD’nin 2021/3974 Esas ve 2021/7670 Karar sayılı kararı).
TBK’nin 56. maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda olayın oluş şekli, olay tarihi, davalı küçüğün her iki kolunda ve kalça kemiğinde kırık oluşması, yaralanmanın hayati fonksiyonları ağır derecede etkilemesi, paranın satın alma gücü, tazminat taleplerinin miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı küçük yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuştur. Dairemizce tazminat miktarının 20.000 TL olmasının hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir (TBK Md. 56, TMK Md. 4).
Sonuç itibariyle manevi tazminatı miktarına ilişkin istinaf sebepleri davacı küçük yönünden yerinde, davalı sürücü yönünden yerinde görülmemiştir.
Belirtilen bu nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine; davacı küçük vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca esastan kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1436, K. 2025/727, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama