KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/746
- Karar No
- 2025/552
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/09/2021
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 04/07/2025
Karar Metni
1.064 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/11/2013 tarihinde müvekkillerinin kızları ...'ın yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile plakası belirlenemeyen başka bir aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada müvekkillerinin kızları ...'ın vefat ettiğini, müvekkillerinin kazada bir kusurunun olmadığı, plakası belirlenemeyen aracın tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, şimdilik davacı müvekkili ... için 1.500,00.-TL ve davacı ... için 1.500,00.-TL olmak üzere toplam 3.000,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 15/06/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde müvekkili ... için 1.500,00 TL ve müvekkili ... için 1.500,00 TL ve toplamda 3.000,00 TL talep etmiş oldukları destekten yoksun kalma tazminatını, müvekkili ... yönünden 143.550,00 TL artırarak, yine müvekkili ... yönünden 103.450,00 TL daha arttırarak toplam 247.000,00 TL arttırıp sonuç itibariyle 250.000,00 TL'nin kazanın meydana geldiği 27/11/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacıların Güvence Hebasına yapılmış bir başvurusunun bulunmadığını, müteveffanın kusur durumunun ve hatır taşıması olup olmadığının incelenmesi ve önce hatır taşıması indirimi yapılması ve yine müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sürücünün geçerli bir ehliyeti bulunmadan ve alkollü şekilde araç kullanması ve müteveffanın motosiklette koruyucu tertibat kullanılmadan istinap etmesi dolayısıyla tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ
Mahkemece;" Davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 137.754,77.-TL, Davacı ... için 99.680,48.-TL olmak üzere toplam 237.435,25.-TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde hükmedilecek manevi tazminat miktarına haksız fiilin meydana geldiği andan itibaren avans faizi işletilmesini talep ettiklerini, mahkemece yasal faiz işletilmesinin yerinde olmadığını aktüerya bilirkişi tarafından yapılan destekten yoksun kalmaya ilişkin hesaplamalarda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının da doğru olmadığını, indirimin fahiş miktarda yapıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından güvence hesabına yapılmış hiç bir başvuru bulunmadığını, kazanın oluşumunda kimin kusurlu olduğunun bilinmediğini, kazayı yapanların fiillerinin ve ihlal ettiği hükümlerin nelerden ibaret olduğuna dair tazminat hesaplamayı gerektiren bir belge sunulmadığını, sürücünün geçerli bir ehliyeti bulunmadan araç kullanması nedeniyle müterafik kusur hesaplanarak tazminattan uygun bir indirim yapılması gerektiğini, mütevefanın yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün yüksek oranda alkollü olduğunu, plakası tespit edilemeyen araca verilen %100 kusur oranının fahiş olduğunu,
aktüer bilirkişi hesap raporunda da TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılmasının doğru olmadığını, davacının zorunlu arabulucuya başvurmasının da gerekli olmadığını ve arabulucu ücretinden davacının sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Somut olayda, 27/11/2013 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile ... Mahallesi ... Caddesini takiben seyir halindeyken kaza mahalli olan ...
Hastanesi önüne geldiği esnada gerisinden gelen ve aynı istikamete doğru seyir halinde olan plakası tespit edilemeyen aracın temasına maruz kalması ve akabinde direksiyon hakimiyeti kaybolan motosikletin devrilerek yerde sürüklenmesi sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan ...'ın karşı yön şeride savrulması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasına ilişkin alınan ... tarihli yerel bilirkişi ile ... tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre motosiklet sürücüsü ... ile vefat eden ...'ın kusursuz oldukları, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise %100 oranında kusurlu olduğu sabittir.
Gerçek zarar miktarı hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır.
Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.
Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Buna göre; Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere destek ve davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi gerekir.
Yine Yargıtay uygulamalarına göre; kalıcı iş göremezlik tazminatlarında bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir.
Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda yukarıdaki açıklanan kriterler dikkate alınmak suretiyle davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarları hesaplanmış ve muris ...'ın meydana gelen kazada kafa tranvasına bağlı olarak hayatını kaybettiği anlaşılmakla belirlenen destek zararından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli aktüerya bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davacıların ıslah dilekçesi doğrultusunda ve belirlenen miktara yasal faiz uygulanarak hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacıların ve davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/746, K. 2025/552, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama