KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/651
- Karar No
- 2025/15
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 24/01/2025
Karar Metni
1.427 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin aracının zarar gördüğünü, bu nedenle araç değer kaybı, hasar bedeli ve ikame araç bedelinin tazmini için 500,00’er TL maddi tazminatın sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... Şti cevap dilekçesinde özetle; hasar bedeline ilişkin arabuluculuk başvurusu bulunmadığını, davacının sigortadan değer kaybı ve hasar bedelini tamamen tahsil ettiğini, ikame araç yönünden kaskodan temin edilip edilmediği ve talebin gerçek değeri yansıtıp yansıtmadığı hususunun araştırılmasını talep etmiş, davanın reddini dilemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının hasar bedelini tamamen tahsil ettiğini, talep edilen tazminatları ödeme gücü olmadığını beyanla, davanın reddini dilemiştir.
Davalı ...Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket lehine kasko sigortasına 33.952,77 TL rücu ödemesi ve davacı vekiline 9.047,23 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, sigortalı aracının kusuru bulunmadığını, aksinin kabulü halinde teminat limiti ile sorumlu olduklarını, alacağın zaman aşımına uğradığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının usulüne uygun başvurusu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı için genel şartlara göre ödeme yapılması gerektiğini ve gelir kaybı, kar kaybı, ikame araç gibi yansıma zararlardan müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; davacının hasar bedeli yönünden davalı .... şirketine karşı açtığı dava, her iki tarafın tacir olması nazara alınarak nispi ticari davaya; .... karşı açtığı dava, TTK nın Sigorta Hukuku düzenlemeleri uyarınca mutlak ticari davaya vücut verir. Bu davalılar yönünden dava ticari dava olmakla arabuluculuk zorunlu dava şartı olup, arabuluculuk tutanağına göre davalılara hasar yönünden arabuluculuk başvurusu yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle hasar bedeli talebi yönünden davanın usulden reddi gerekir.
Davalı ....yönünden ise dava ticari dava olmayıp, davacının arabulucuya başvurma zorunluluğu yoktur. Bu davalı yönünden hasar bedeline ilişkin talep hakkında yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin başvuruya ilişkin savunmaları samimi görülmemiş, zira sigorta şirketi davacı yana ödeme yapmıştır. Başvuruya ilişkin belgeler dosya arasında da mevcuttur.
Zamanaşımı savunması yönünden yapılan değerlendirmede kazanın ... tarihinde meydana geldiği ve davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı sabit olup, bu itirazında reddi gerekir.
Yetki yönünden yapılan incelemede, haksız fiillere yönelik yetki kuralları uyarınca mağdurun yerleşim yeri yetkili olmakla, yetki ilk itirazı da yerinde görülmemiştir.
Usuli meselelerin çözümlenmesinden sonra esas yönünden yapılan değerlendirmede davalı sürücü ...'in traktörü ile ışık kontrollü kavşakta yolun gereklerine uygun hareket etmeyişi ve kırmızı ışıkta duran davacı aracına arkadan çarpması nedeniyle tam kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağı ve ATK Trafik İhtisas Daire Başkanlığı raporu uyarınca kabul edilmiştir. Hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden aldırılan teknik heyet raporu olaya, mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun, denetime elverişli, gerekçeli olmakla hükme esas alınmıştır. Buna göre davalı ...'in bilirkişice hesaplanan hasar bedelinin kdv sinden de sorumlu olduğu kabulüne göre, taleple bağlı kalınarak bilirkişi raporu doğrultusunda talebin kabulüne karar verilmiştir.
Değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede,....Sigortanın 41.000,00 TL lik poliçe limitini tükettiği göz önünden bulundurularak başkaca sorumluluğu bulunmadığından bu davalı yönünden ret kararı verilmiş, sürücü ve işleten olan davalının ise bilirkişice hesaplanan bakiye değer kaybından sorumlu oldukları vicdani kanaatine varılmıştır. İkame araç bedeli yönünden ise davalı anonim sigortanın sorumluluğu bulunmaması ve poliçe limitini tüketmesi göz önünde bulundurularak ret kararı verilmiş, sürücü ve işleten olan davalının ise bilirkişice hesaplanan ikame araç zararından sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Faiz yönünden yapılan değerlendirmede, davacı ve davalı ... şirketinin tacir olduğu, aracın ticari şirket adına kayıtlı olduğu nazara alınarak avans faizine hükmedilmiş, anlatılanlara göre "1-Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 1-Hasar bedeli yönünden; Davalılar ... şirketi ve ...Sigortaya karşı açılan davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 500,00 TL hasar bedeli tazminatının .... den işleyecek avans faizi ile davalı ....' den alınarak davacıya verilmesine, 2-Değer kaybı ve ikame araç tazminatı yönünden; ....Sigortaya açılan davanın reddine, 10.952,77 TL değer kaybı, 7.125,00 TL ikame araç tazminatının 14/10/2021 ten işleşecek avans faizi ile davalılar .... Şirketi ve ....' tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçeleri incelendiğinde, davanın kabulüyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107.
Maddesi uyarınca net zarar belirlendikten sonra harcı tamamlamak üzere; müvekkil şirketin aracında oluşan, 500,00 TL araç değer kaybı, 500,00 TL araç tamirat bedeli, 500,00-TL ikame araç bedeli olmak üzere toplamda 1.500,00 TL'nin davalı sigorta şirketi poliçe limiti kadar sorumlu olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesinin talep edildiğini, bu nedenle davalı sigorta şirketi lehine AAÜT uyarınca 17.900,00 TL. vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, hasar bedeli yönünden açılan davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddi halinde AAÜT 7/2, 13/1,
13/2 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi lehine 500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, Zaman aşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, hasar bedeline ilişkin kısmın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının sigorta poliçesi bakımından karşılanmayan zararı bulunmadığını, ikame araç masrafını kabul etmediklerini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür. Buna göre;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalı aracın arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği, ATK tarafından sunulan raporda % 100 kusurlu olduğu, kaza ve dava tarihine göre zaman aşımının dolmadığı mahkeme gerekçesinde de değerlendirildiği, aracın geçmiş kazasının olmadığının bilirkişi tarafından belirlendiği, araçtaki hasar durumuna göre bilirkişi tarafından belirlenen tamir süresinin ve ikame araç bedelinin makul olduğu, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine,
mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamak ta ise de davacının davalı sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere belirsiz alacak davası açtığı 27.09.2023 tarihli dilekçesiyle davasını belirli hale getirdiği ıslah dilekçesi olmadığı sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı dava açtığına göre dava değeri üzerinden vekalet ücreti takdiri gerekirken fazla vekalet ücreti takdiri doğru olmadığından hükmün kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/651, K. 2025/15, 24 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama