KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2023
- T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/2328 - 2023/118
- Dosya no
- 2021/2328
- Karar no
- 2023/118
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle
- B.a.m. karar tarihi
- 17/01/2023
- Karar yazım tarihi
- 19/01/2023
Karar Metni
1.610 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan ...'ın kullandığı 16 NE 141 plakalı aracın 09/08/2017 tarihinde Bursa ili Osmangazi ilçesi, Namık Kemal Mah. Ankara yolu caddesi üzerinde seyir halindeyken, yolcu indirdikten sonra Kavas Sokak istikametine dönüş yaptığı sırada trafiği kontrol etmeden yola çıktığı ve direksiyonu müvekkilinin yoluna kırdığı için 16 V 5490 plakalı motoru kullanan müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu, ileride arttırılmak üzere tedavi giderleri, kazanç kaybı ve çalışma gücü kaybından dolayı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte davalılar ... Otomotiv İçdiz Karoser İth İhr Tic Ltd Şti. Ve ... dan alınarak müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27/01/2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat taleplerini 4.435,26 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı Sompo Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Otomotiv ... Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafın hastaneye kaldırıldığını, hayati tehlikesinin bulunmadığını, basit bir yaralanma meydana geldiğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu nedenle açılan bu davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı ... herhangi bir cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat talepleri yönünden davanın kabulü ile 4.435,26 TL cismani zarar sebebiyle maddi tazminat kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi ile manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte davalılar ... Otomotiv İçdiz Karoser İth İhr Tic Ltd Şti. ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talepleri bulunmamasına rağmen reddedilen manevi tazminatla ilgili sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen manevi tazminat ile ilgili davalı araç sahibi lehine tazminat miktarı ile orantılı olmayacak şekilde hakkaniyete aykırı vekalet ücreti takdir edildiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava; yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olup olmadığı ile hakkında manevi tazminat talebi bulunmayan sigorta şirketi lehine reddedilen manevi tazminat miktarı ile ilgili vekalet ücreti takdir edilip edilmeyeceği ve davalı araç sahibi lehine manevi tazminatın reddedilen kısmı ile ilgili vekalet ücreti takdirinin yerinde olup olmadığı hususudur.
6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu ve ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir hükmü mevcuttur. Davacı tarafça açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucundan maddi ve manevi tazminat isteminin kabul edilen miktar itibariyle kesin olduğu ilk derece mahkemesi tarafından belirtilmiş ise de; yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında manevi tazminat ile ilgili miktar sınırı olmaksızın istinaf kanun yolu açık olduğundan davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Davacı vekili müvekkili lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının yaralanması ve tedavi süreci, davalının kusur durumu, paranın alım gücü, tarafların ekonomik sosyal durumu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken daha az manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönüyle kabulü gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından davalılara karşı maddi ve manevi tazminat davası birlikte açılmıştır. Bu durumda davaların yığılması söz konusu olup kural olarak bu davalar birbirinden bağımsız olarak açılabildiği gibi birlikte açılmaları da söz konusudur. Davacı vekilinin dava dilekçesi ile maddi tazminat talebinin tüm davalılardan, manevi tazminat talebinin ise sadece aracın maliki ile aracın sürücüsünden talep ettiği anlaşılmakla bu durumda reddedilen manevi tazminat miktarı ile ilgili davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken vekalet ücreti takdir edilmiş olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
24/11/2020 tarih ve 31665 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin Manevi Tazminat Davalarında Ücret başlıklı 10. maddesinin 2. fıkrasında ''davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek vekalet ücreti davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez '' hükmü ile Tarifenin Üçüncü Kısmına göre ücret başlıklı 13. maddesine göre “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti,
davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret, kabul veya reddedilen miktarı geçemez” hükmü mevcuttur.
Yukarıdaki tarife hükümleri uyarınca davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının yargılaması sırasında davalı araç maliki şirketin kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmesi halinde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine AAÜT 10/2 ve 13/1 maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği hususundaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
6100 sayılı HMK 355. maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/2328, K. 2023/118, 17 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama