KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/247
- Karar No
- 2021/427
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2021
- T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- ....
- Karar no
- ......
- Karar tarihi
- 19/10/2018
- İstinaf başvuru tarihi
- 05/02/2019(.......
- Davacı
- ................
- Vekili
- Av. .............
- Davalılar
- 1-..............
Karar Metni
1.378 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
2-.................
VEKİLİ
Av. ..................
DAVALI
..............
VEKİLİ
Av. ...................
İHBAR OLUNAN
.............................
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ : 11/11/2021
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/11/2021
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ve davalı ..........., davalı .......... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, müşterek davalı ............'nın sevk ve idaresinde bulunan .......... plakalı Özel Halk otobüsü ile 03/07/2015 tarihinde seyir halinde iken aracın sağ ön kısmı ile aracın seyir istikametine göre yolun sağında bulunan ve yaya kaldırımından yola inerek karşıya geçmek isteyen müvekkili davacıya çarpmak suretiyle yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin ciddi anlamda yaralandığını, 13 gün hastanede yattığını ve 3 ay istirahat raporu aldığını,
davalı ............... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan kamu davası açıldığını ve 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, mevcut iş görme kabiliyetinde kalıcı bir azalma ile buna bağlı olarak meslekte kazanma gücünde kaybın oluşturmasının kaçınılmaz olduğunu, davalının kaza tarihinde bilinci kapalı olarak Uludağ Üniversitesi Tıp fakültesine kaldırıldığını, hastanede yattığı süre dışınca ayrıca fiziksel tedavi gördüğünü, manevi dünyasında da dengesinin bozulduğunu,
bu nedenlerle iş bu belirsiz alacak davasının kabulü ile arttırılmak üzere şimdilik 500,00-TL geçici iş göremezlek tazminatı, yine belirlisz 1.000,00-TL meslekte kazanma gücü kaybı tazminatı, yine belirsiz 1.000,00-TL meslekte kazanma gücü kaybı tazmitanı ile 500,00-TL iyileşme ve tedavi giderlerinin kaza tarihi olan 25/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek olan kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkil davacıya verilmesine,
müvekkili davacı lehine 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ............ ve ............... vekili cevap dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın tamamen kusurlu olduğunu, mesafe çok yakın olduğu için araç sürücü tüm tedbirleri almasına rağmen kazanın oluşumunu engelleyemediğini, talep edilen tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, yasal düzenleme gereği hastane masraflarının kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın güvenlik kurumu tarafından karşılanacağını, davacı tarafın kaza sonrası maluliyetinin söz konusu olmadığını, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Anonim Türk Sigorta Şirket vekili cevap dilekçesinde, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen .......... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 24/06/2015-2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ........... nolu trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebliecek kusur ile sınırlı olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortası, meblağ sigortası olmadığından,
poliçede üst limit olanak belirlenen tutarın her olayda otomatik olarak ödenmesinin mümkün olmadığını, davacı yanın maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için dosyanın Adli tıp kurumuna gönderilmesi gerektiğini, ZMM Genel şartları B 2 maddesi gereği müvekkili şirket tarafından talep edilen ve ilgili genel şartlar hükmünde sayılan belgelerin sunulması temerrüdün gerçekleşmesi için zorunlu olduğunu, bu nedenlerle dava konusu olayda tarafların kusur durumu ile davacının mütefarik kusurunun tespitine, sigortalı araca atfı kabil bir kusur bulunmadığından davanın reddine, tedavi giderleri ve bakıcı giderleri taleplerinin reddine,
kaza tarihinden ticari faiz taleplerinin reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 03/10/2017 havale tarihli dilekçesi ekinde sunulan ibranameye göre, davacının maddi tazminat taleplerinin karşılandığı sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiği, davaya sigorta şirketi dışında davalılar yönünden manevi tazminat talebi için devam edildiği, davacı vekilinin maddi tazminat talebi yönünden sulh sebebi ile davanın konusuz kaldığı,
manevi tazminat taleplerinin olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla maddi tazminat talebi yönünden istem konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına, meydana gelen trafik kazasında ceza dosyasıyla da uyumlu ATK kusur raporuna göre, kazanın oluşumunda ................ plakalı araç sürücüsü davalı ..............'nın %15 oranında kusurlu olduğu,
kaza sonucu davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte ve organların birinin işlev kaybı düzeyinde yaralandığı anlaşılmakla haksız fiil sorumluluğu gereği meydana gelen zarardan kusuru oranında davalı ..........., araç maliki-davalı .............'yi tehlike sorumluluğu gereği sorumlu tutmak gerektiğini, manevi tazminat talebi yönünden TBK'nın 56/1.fıkrası,ndaki düzenleme ve olayın özelliği, yaralanmanın derecesi, kazaya karışan sürücü ve yayanın kusur durumları, sosyo-ekonomik durum araştırmaları, hak ve nesafet kuralları doğrultusunda davacının manevi tazminat talebinin hakkaniyet ölçüsünde,
6.500,00-TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 03/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....... ve ...............' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde, mezkur trafik kazası sebebiyle sağlığını ve işini kaybettiğini, psikolojik sıkıntılar yaşadığını, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, yerel mahkeme tarafından hükmedilen 6.500,00-TL manevi tazminat miktarı yetersiz kaldığını belirterek yerel mahkeme kararını istinaf etmiştir. Davalı .............. ve ................ vekili istinafa başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat bedelinin fahiş olduğunu belirterek yerel mahkeme kararını istinaf etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava trafik kazası nedeni ile maddi manevi tazmina istemine ilişkindir. Davalı vekilinin kusura ve manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf istemini incelenmesinde ; davalı vekili müvekkili .................'nın dava konusu kazada kusursuz olduğunu ileri sürmüşse de ; dava dosyasından aldırılan raporun dosya kapsamı ile örtüşür ve ceza dava dosyasından aldırılan kusur raporu ile de birbirini teyit eder durumda olduğu gözetildiğinde davalı vekilinin kusura yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı ziraat mühendisi olup, davalı ise işçi emeklisidir. Davacının kusuru dava konusu kazada oldukça yüksek olmakla birlikte, kaza nedeni ile davacıda meydana gelen maluliyet oranı da dikkate alındığında, ziraat mühendisi olan davacının mesleki faaliyetini güçleştiren bir orandadır.
Bu hali ile mahkemece takdir edilen manevi tazminat tarafların ekonomik durumu, kusur oranları ile davacının uğradığı maluliyet oranına göre kaza sonrası yaşayacağı zorluklar dikkate alındığında, bir miktar az bulunmuştur.
Bu nedenle, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının manevi tazmina bakımından kaldırılması, davacı lehine 10.000,00-TL manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmış olup, kabule göre de, davalıların manevi tazminat miktarının çok olduğu yönündeki istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, takdir edilen manevi tazminat miktarı bir miktar az olduğundan davacının istinaf başvurusunun bu sebeple esas bakımından kabulü, davalıların istinaf isteminin reddi ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
....... · Başkan · ............ · E-imzalıdır. · ............ · Üye · .............. · E-imzalıdır. · .............. · Üye · ........... · E-imzalıdır. · ............ · Katip · .................... · E-imzalıdır.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/247, K. 2021/427, 11 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama