KÜNYE
T.C. .... Bam .... Hukuk Dairesi T.C.
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/562
- Karar No
- 2023/1007
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2023
Karar Metni
1.404 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
....
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
....... HUKUK DAİRESİ KARAR
DOSYA NO
...../.......
KARAR NO
...../......
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
..../....... KARAR NO : .../.... KARAR TARİHİ : ...... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ....... DAVACI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - . DAVALI : ......
VEKİLİ
Av. ... - ......
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) B.A.M. KARAR TARİHİ : ...... KARAR YAZIM TARİHİ : .......
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 22/12/2016 tarihinde müvekkilin ........... plakalı aracı ile davalı firmaya ait .........plakalı araç ile maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kazada ........... plakalı aracı kullanan davalı şirketin çalışanı kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin 04/11/2017 tarihli ........nolu fatura alacağına ilişkin davalı-borçlu aleyhine ... ....... İcra Müdürlüğünün ...../.......
E. sayılı icra dosyası ile takip yaptıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, kaza nedeniyle yapılan tamir sırasında aracın işletilmemesi sebebiyle müvekkilinin kazanç kaybı yaşadığını, yukarıda açıklanan nedenle borca ilişkin itirazının iptali ve takibin devamına, davalının % 20 den az olmamak üzere inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkile ait aracın sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, bu sürece herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, kazanç kaybının önlenmesi için tüm iyi niyetli görüşmeler sürerken davacı tarafın oldukça afaki ve dayanaktan yoksun bir bedel ile fatura keserek müvekkiline gönderdiğini, bedel fahiş olduğundan ödemeyi yapmadıklarını, alacak miktarının likit olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, emsal olarak bildirilen aylık kira bedeli dikkate alınarak düzenlenen 20.12.2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmakla inceleme esnasında sehven hesap hatasının yapıldığı anlaşılmakla; hesaplamanın 2 ay 7 gün üzerinden yapıldığı ancak 87 gün üzerinden yapılması gerektiği, bu hususun sehven yapıldığı, maddi hata niteliğinde olduğundan tekrardan ek rapora gönderilmesi uygun bulunmamakla; bu hesap hatası düzeltilerek alacağın 16.990,00 TL olacağı belirlendiği, davacının beyanı ve dava dilekçesindeki talebi dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi gereğince;
davacının davalıdan 14.700,00 TL kazanç kaybı alacağı olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile ...... ...... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı takibe yapılan itirazın iptaline, takibin 14.700,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu değerlendirilerek davalı-borçlunun asıl alacağın %20 ' si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, müvekkilinin aracın tamiri için serviste kaldığı tüm süreden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ancak hasar ile uyumlu makul tamir süresi ile sorumlu tutulması gerektiğini, bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmeden karar verildiğini,
mahkeme tarafından ikinci bilirkişi raporu hükme esas alındığını ve rapordaki maddi hatanın hakim tarafından düzeltilerek hüküm kurulduğunu ancak kurulan hükmün hatalı olduğunu zira raporda aylık ve günlük olmak üzere ayrı ayrı araç kiralama bedeli kabul edildiği mahkemenin kararında 2 aylık olarak hesapladığı tutarın 27 günlük olarak hesapladığı tutardan az olması nedeniyle mantık hatası bulunduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiğini,
mahkeme tarafından tüm müzekkere cevaplarının gelmesinin akabinde 1 aylık ve 1 günlük araç kiralama bedelinin ne kadar olabileceğinin .........' den sorularak dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kazanç kaybına ilişkin yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanç kaybı hesabının doğru olup olmadığı hususudur.
Davacı tarafından davalının kusuru ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracın tamiri için serviste kaldığı süre zarfından aracı kullanamamaktan kaynaklı kazanç kaybı için 14.700,00 TL asıl alacak ve 123,24 TL işlemiş faiz için davalı hakkında takip yapıldığı ve davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından davalının itiraz üzerine süresinde itirazın iptali davası açılmıştır.
Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. (Yargıtay 17. HD 2016/2072 E- 2018/11712 K sayılı ilam)
Uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle gerçek zararın tespiti için Makine Mühendisi bilirkişiden araç mahrumiyet bedelinin hesaplanması için rapor alınmış olup alınan raporda araçta meydana gelen hasar dikkate alınarak 36 günlük sürede tamirinin makul olduğu bildirilmiş ve piyasa araştırması neticesinde günlük araç kiralama bedeli 400,00 TL kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Davalı vekili tarafından günlük araç kiralama bedeli hesaplanmasının hatalı olduğundan bahisle rapora itiraz edilmesi süre bilirkişiden ek rapor alınmış ve daha sonra da farklı bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
İkinci bilirkişiden alınan raporda davacının aracının 87 gün serviste kalma süresinin makul olduğu kabul edilerek aylık kiralama bedelinin oto kiralama kuruluşu derneğinin bildirdiği emsal kiralama ücreti olarak ve günlük kiralama ücreti de 400,00 TL kabul edilerek hesaplama yapıldığı görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesi tarafından ikinci bilirkişi raporunun hükme esas alındığı ve maddi hesaplama hataları bulunduğu kabul edilerek ek rapor alınmadan hesap hataları düzeltilerek hüküm kurulduğu görülmüştür.
Mahkeme tarafından alınan iki bilirkişi raporunda makul tamir süresinin ve günlük araç kiralama bedelinin belirlenmesi açısından farklılıklar bulunması nedeniyle raporlar arasında çelişki bulunmakta olup, ilk makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davacıya ait araçta meydana gelen hasar ve aracın özellikleri dikkate alınarak yapılan piyasa araştırması neticesinde araçtaki hasarın niteliğine göre,
araç onarım süresinin 36 gün olarak ve emsal araç kiralama bedeli günlük 400,00.-TL olarak belirlenmesi ile yıpranma payı bakım masrafı ve genel masraflar düştükten sonra bakiye miktarın tespit edilmiş olması karşısında gerek onarım süresi, gerekse emsal araç kiralama bedelinin hasarın niteliğine ve piyasa şartlarına uygun düştüğü anlaşılmakla ilk bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerekirken denetime açık olmayan ve hesap hataları bulunan ikinci raporun hükme esas alınması yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönüyle kabulü gerekmiştir.
2004 sayılı İİK 67/2 maddesi gereği, borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması halinde, talep üzerine borçlu, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilecektir. İnkar tazminatı, aleyhine yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belirli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belirli, sabit veya borcu belirlenmek için bütün unsurların bilinmesinin mümkün nitelikle olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın bir belgeye bağlı olması da şart değildir.Bu değerlendirmeler ışığında icra takibine konu araç mahrumiyet bedelinin, bilirkişi incelemesi sonucunda belirlendiği başka bir ifadeyle alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilme şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de kabulü gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinafa başvuranların sıfatı, istinaf nedenleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle kabulü ile yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... ... · Üye · ... ... · Üye · ... ... · Katip · ...
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/562, K. 2023/1007, 9 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama