İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA13. HUKUK DAİRESİ KARAR

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1242 K.2025/1352

Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması…

Esas2024/1242Karar2025/1352Tarih24 Haziran 2025Okuma10 dk · 2.003 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1242
Karar No
2025/1352
Karar tarihi
24 Haziran 2025
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
—
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
—
Karar no
—
Karar tarihi
15/02/2024
İstinaf başvuru tarihi
—
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
B.a.m. karar tarihi
24/06/2025
Karar yazım tarihi
24/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.003 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde.

27/05/2022 tarihinde müvekkili... adına kayıtlı olan ve kaza tarihinde sürücüsü ... olan... plakalı araç ile sürücüsü ....olan ve maliki .. olan ve davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihinde sigortalı bulunan... plakalı aracın kazaya karıştığını ve müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, maddi hasarın 84.863,49-TL bedelle fatura karşılığı giderildiğini, dilekçe ekinde sundukları kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı sürücü ...'ın kusurlu olduğunu,

müvekkiline ait araçta değer kaybı ve ticari kazanç kaybı oluştuğunu beyanla şimdilik 500,00-TL değer kaybı ile müvekkilinin aracının halk otobüsü olması ve kaza nedeniyle çalışamaması nedeniyle Burulaş tarafından müvekkilinin hak edişinden kesilen 35.775,00-TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin aracının yapmış olduğu kaza neticesinde şirket aracının ciddi anlamda hasar aldığını ve hurdaya çıktığını, şirket çalışanı olan ...'ın kaza tespit tutanağında %100 oranında kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, davacı araç sürücüsünün ilgili kazayı önlemek amacıyla hızının ne olduğunu, fren yapıp yapmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket aracının sigortacısının davalı ... A.Ş. olduğunu, değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, kazaya ilişkin fotoğraflardan açıkça görüleceği üzere davacının aracın kullanmasına engel olacak bir hasar almadığını, tek hasar alan yerin aracın ön kısmı olduğunu, bunun da aracın işini yapmasına engel olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa konu talebin zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limitiyle sınırlı olacak şekilde sorumlu olduğunu, başvuruya konu aracın 488.516 km'de olup değer kaybına konu olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın talep etmiş olduğu kazan kaybının ZMMS kapsamında teminat altına alıan bir zarar olmadığını beyanla davanın müvekkili şirket yönünden reddini talep etmiştir.

Mahkemece; davacının değer kaybı talebinin kabulüne, 55.000,00.-TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 08/08/2022 tarihinden, davalılar...yönünden kaza tarihi olan 27/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının araç mahrumiyet zararı talebinin kısmen kabulüne, 7.678,00.-TL'nin kaza tarihi olan 27/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ve davacının araç mahrumiyet zararı talebinin davalı sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, değer kaybı hesaplanırken müvekkiline ait aracın rayiç değerinin düşük gösterildiğini, araç mahrumiyet gideri hesaplanırken yakıt giderinin mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, belediye tarafından müvekkiline yakıt desteği sağlandığı için bu giderinin mahsup edilmemesi gerektiğini, ilgili kurumdan yakıt desteğinin ne kadar olduğunun sorulması gerektiğini, mahkemece yargılama gideri ve vekalet ücretinde hataya düşüldüğünü,

davalı yararına gerekenden fazla, müvekkili yararına da gerekenden az vekalet ücretine hükmedildiğini, araç mahrumiyet giderinden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmamasının hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı... vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; müvekkilinin poliçe limiti 50.000,00.-TL olmasına rağmen müvekkilinin poliçe limitinin üzerinde tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinde de poliçe limiti kadar sorumlu olduklarını, kabul anlamına gelmemek üzere alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, değer kaybı hesaplamasında KTK 90 maddesine göre hesaplama yapılması gerekirken buna göre yapılmadığını, sigorta genel şartlarındaki teminat dışı haller ve hesaplama yönteminin dikkate alınması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davacı... vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; bilirkişilerce tanzim edilen raporların hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, kazanın meydana gelmesinde kusurun davacıya ait olduğunu, değer kaybının belirlenmesi için alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, aracın modeli, markası, kaza öncesi son durumu dikkate alınmadan değerlendirme yapıldığını, aracın piyasa rayicini yüksek belirlendiğini, daha önce karıştığı kazalar nedeniyle değer kaybının daha düşük tespit edilmesi gerektiğini, kaza sonrası davacıya ait aracın hasar aldığı bölge dikkate alındığında davacının işini yapmasına engel teşkil etmediğini,

tamir süresinin en fazla 1 gün olduğunu, 12 günlük tamir süresinin neye göre belirlendiğinin anlaşılmadığını bu nedenlerle kusur, değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava; maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve ticari kazanç kaybı bedelinin tahsili istemidir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazadaki kusur durumu, kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybı hesaplama yöntemi ve miktarı, ikame araç bedeli ve poliçe limitinin aşılıp aşılmadığı hususudur.

Olaydan sonra tanzim edilen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün şerit izleme ve değiştirme kuralına aykırı hareket etmesi nedeniyle, davacıya ait aracın sürücüsünün ise aracın hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlama kuralına aykırı hareket etmesi nedeniyle kusurlu olduklarının tespit edildiği görülmüştür.

Yargılama sırasında bilirkişiden alınan raporda da, kazanın oluşum şekline göre tarafların ihlal ettikleri trafik kuralları da gözetilerek davalı aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı hareket etmesi nedeniyle % 75 oranında, davacıya ait aracın sürücüsü ise aracın hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlama kuralına aykırı hareket etmesi nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmekle alınan raporun kazanın oluşum şekline uygun ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınmasında aykırı bir yön bulunmadığından davalı ...Vekili ile ... vekilinin bu husustaki istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir.

Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E - 2016/5728 K sayılı ilam).

Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın;

piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresinin eklenmiş olduğu göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki farkın, kaza sonucu oluşan değer kaybı olarak kabul edildiği anlaşılmış olup bu yönüyle değer kaybı hesaplaması genel şartlara göre yapılamayacağından davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

Değer kaybı taleplerinde; kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2.el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 17.HD 03/06/2020 tarih 2018/4223 E 2020/3130 K)

Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir. (Yargıtay 17. HD 2016/2072 E- 2018/11712 K sayılı ilam),

Davacı vekili kaza sonrası aracın uğradığı hasar nedeniyle değer kaybı ile ikame araç bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkeme tarafından makine bilirkişisinden alınan raporda kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar miktarı de dikkate alınarak araçta meydana gelen hasar ve aracın özellikleri ile daha evvel karıştığı kazalardan dolayı oluşan hasar da göz önüne alındığında yukarıdaki ilkelere yapılan piyasa araştırması neticesinde aracın hasarsız piyasa rayiç değeri ile hasarlı piyasa rayiç değeri tespit edilerek aradaki farkın değer kaybı olarak belirlenmiş olması nedeniyle yapılan değer kaybı belirlemesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekili ile davalılar vekillerinin bu husustaki istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir.

Davacının aracının onarım süresi boyunca mahrum kaldığı kazanca ilişkin olarak, aracın aldığı hasara göre makul onarım süresinin 12 gün olarak belirlenmesi ile Burulaş' tan gelen yazı cevabı uyarınca günlük kazancının makul onarım süresi ile çarpılması suretiyle günlük gelirinin tespiti ile bu gelirden davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt masrafı, yıpranma payı, bakım masrafları vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra araçtaki kazanç kaybının 7.678,00 TL olarak belirlenmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta ise de,

davacıya ait aracın halk otobüsü olarak çalışması nedeniyle davacı tarafça yakıt gideri olarak Belediye tarafından kendisine yardım yapıldığının bu nedeniyle zorunlu masraf olarak düşülen yakıt giderinin düşürülmemesi gerektiğini savunması karşısında mahrum kalınan kazanç kaybının belirlenmesinde mahsup edilen yakıt giderine ilişkin ilgili kurumdan yakıt yardımı yapılıp yapılmadığı ile yapılıyor ise ne miktarda yapıldığının sorularak sonucuna göre kazanç kaybının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle davacı vekilinin kazanç kaybına ilişkin istinaf isteminin bu yönüyle kabulü gerekmiştir. reddi gerekmiştir.

Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.6 maddesi gereği araç mahrumiyet bedeli dolaylı zarar niteliğinde olup, poliçe kapsamında olmadığı ve sigorta şirketi bundan sorumlu tutulamayacağından mahkemenin bu husustaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gibi, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi karşısında kabul ve reddedilen miktarlar dikkate alınarak taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir. (Yargıtay 17 HD 2016/15105 E-2019/6917 K )

Davalı sigorta vekili, müvekkili yönünden poliçe limitini aşan miktarda tazminattan ve ferilerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.

2918 Sayılı Yasanın 91. Maddesi gereğince yaptırılması gereken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta şirketi, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğraması ile oluşan ve işletenin sorumluluğunu gerektiren zararları, sigorta limiti dahilinde ve kanun ile belirlenen teminat dışında kalan haller haricinde karşılamayı üstlendiğinden, zarar gören davacının bu kapsamdaki zararlarını kazada kusuru bulunan aracın sigorta şirketinden talep etmesinde bir engel bulunmamakla birlikte sigorta şirketinin sorumluluğu zarar miktarı yönünden sınırsız olmayıp poliçedeki limiti ile sınırlı sorumluluktur.

Davalı araca ait sigorta poliçesinin yapılan incelemesinde, araç başına maddi zararın limitinin 50.000,00 TL olması nedeniyle davacının aracın meydana gelen değer kaybı ile ilgili davalı sigorta şirketinin sorumlu tutar bu limit ile sınırlı olacaktır.

Yargılama sırasında bilirkişiden alınan raporda araçta oluşan değer kaybı bedelinin 55.000,00 TL olduğunun tespit edildiği görülmekle davalı sigorta şirketinin değer kaybından poliçe limiti olan 50.000,00 TL için diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması gerekirken 55.000,00 TL tazminattan sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de bu miktarla orantılı sorumlu tutulması gerekirken bu hususun gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı Türkiye Sigorta vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Turuncu Lojistik... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davacı vekili ve davalı Türkiye Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)Davalı ... vekilinin Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2024 tarih ve... sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,

a) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Turuncu Lojistik.. tarafından yatırılması gereken 4.281,53.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.070,38.-TL nin mahsubu ile bakiye 3.211,15-TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

b) Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

B)1-Davacı vekili ve davalı Türkiye Sigorta vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2024 tarih ve...sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,

3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Türkiye Sigorta tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,

4-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

5-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... · Başkan · ... ... · Üye · ... ... · Üye · ... ... · Katip · ...

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1242, K. 2025/1352, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Değerlendirme Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1242
Karar No
2025/1352
Tarih
24 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1246 K.2025/1315
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1248 K.2025/631
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1249 K.2025/964
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1250 K.2025/767
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1250 K.2025/731
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2024/1255 K.2025/653

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.