KÜNYE
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/638
- Karar No
- 2023/2071
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
Karar Metni
2.429 kelime·12 dk okuma·23 bölüm
T.C. BURSA BAM 14. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
KARAR NO
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/03/2021
NUMARASI
DAVACI
DAVALI
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 07/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/01/2024
Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili; taraflar arasındaki tekstil ürünleri ticaretinden kaynaklanan satış sözleşmesi sebebiyle 60.879,19.-Euro alacaklı olduklarını belirterek bu alacağın tahsili için Bursa 12. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasıyla takip başlattıklarını, davalı tarafın davaya haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; istenen faiz oranının hatalı olduğunu, borçlarını gününde ödediklerini, davacının sattığı ürünlerin bir kısmının ayıplı çıktığını bu sebeple İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasıyla dava açtıklarını, fakat bu davanın yetkisizlikle Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası ile görülmeye başlandığını, halihazırda davacının müvekkiline 26.820,53.-Euro borcu olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davacının kumaşın dokuma ve boyama işini yaparak davalıya teslim ettiği, davalının da bunun karşılığında teslim edilen malların bedelini ödediği, bu şekilde taraflar arasında süre gelen bir ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında sözleşme bulunduğu noktasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın sözleşmeden kaynaklı para borcunun varlığına yönelik olduğu, para borçlarında Türk Borçlar Kanunu'nun 89.maddesi uyarınca alacaklının ikametgahı icra dairesi ve mahkemeleri de yetkili olduğundan davalı tarafın icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazlarının yerinde olmadığı,
taraf defterlerinde yapılan ödemelerin, düzenlenen faturaların ve iade faturalarının uyumlu olduğu, davalı defterlerine göre davacıya 103.571,04.-TL borçlu bulunduğu, davacı defterlerine göre davacının TL olarak 98.545,88.-TL, yabancı para olarak 60.704,39.-Euro alacaklı olduğunun belirlendiği, ticari ilişkinin devamı sırasında davalı tarafça bir kısım iade faturaları düzenlendiği ve bu faturaların davacı defterlerine işlendiği, taraflar arasında mallardaki ayıp dolayısıyla davalının işletmesel zarar ve itibar kaybı nedeniyle uğradığı zararlara yönelik Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden bir yargılaması bulunduğu,
her ne kadar davalı taraf bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep etmişse de Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında dava konusunun itibar kaybı ve işletmesel zarara yönelik tazminat davası olduğu, işbu dava dosyasında dava konusunun teslim edilen mal bedellerine karşılık alacak davası olduğu, davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının davacı defterine de işlenmiş olduğu, her iki taraf defterlerinde yapılan inceleme sonucunda dava konusu alacak bakımından tarafların tacir olması da dikkate alınarak belirleme yapıldığı,
ticari ilişkinin süre geldiği süreç içerisinde davalı tarafın tüm iddiaları ve gerekse taraf defterlerinde kayıtlı bulunan iade faturaları kapsamında bir tazminat alacağının bulunup bulunmadığının ve tazminata hükmedilmesinin eldeki davaya etkisinin bulunmadığı dikkate alınarak bekletici mesele yapılması talebinin reddine karar verildiği, ödemeler konusunda taraf defterlerindeki aykırılığın davalının kuru farklı almasından kaynaklandığı, sonuç olarak davacının her iki defter kayıtlarına göre 60.735,80.-Euro tutarında alacağının bulunduğu,
takipte yabancı para alacağı talep edildiğinden 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanması gerektiği, alacak likit olduğundan yabancı paranın TL karşılığı belirlenerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bursa 12.İcra Müdürlüğünün 2018/7488 esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun ödeme emrine itirazının kısmen iptaline, takibin 60.735,80.-Euro üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmak suretiyle devamına,
yabancı para alacağının takip talebinde belirtilen kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı 332.024,39.-TL'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacı firmanın müvekkiline sattığı ürünlerin ayıplı olması sebebi ile hem iadeleri kabul etmemesi hem de ayıplı ürünü firmaya satmaya devam ederek ona dair fatura kesmesi sebebiyle İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/276 esas sayılı dava dosyasına ayıplı mal ile ilgili alacak davası açtıklarını fakat bu davanın yetkisizlik ile Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasına gönderilerek yargılamaya başlandığını,
müvekkilinin ayıplı mal nedeni ile hali hazırda alacaklı bile olduğunu fakat yerel mahkemenin bu durumu hiç bir şekilde göz önünde bulundurmadığını hatta Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dava dosyasını bekletici mesele de yapmadığını, davalı müvekkilinin bu borca itiraz etmekte haklı olup böyle bir borcu olmadığını, müvekkili firmanın 2017 yılından itibaren aldığı tüm mallarda gizli ayıp bulunmak ile beraber bu gizli ayıp neticesinde oldukça büyük zarara uğradığını, borca itirazda müvekkilinin kötü niyetli olmayıp %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu,
hal böyle iken kanunda belli şartlar dahilinde %10 icra inkar tazminatına hükmedilebilir dendiğini, yerel mahkemenin direk %20 icra inkar tazminatına hükmetmesinin hakkaniyet sınırlarında da olmadığını, müvekkili firmanın davacı şirketten almış olduğu kumaşlarda 2017 yılından itibaren gizli ayıplar ortaya çıktığını ve bu gizli ayıbın kumaş imalata girip üretim tamamlandıktan sonra ürünün kullanımında ortaya çıktığını, bu tür hatalar ortaya çıkmaya başlayınca müvekkili firmanın davacı firmayı bilgilendirdiğini, yazışmalarda bu hataların davacı tarafından kabul edildiğini,
bu mağduriyetin giderileceğini söylenmiş ise de müvekkili firmanın iade faturalarını kesip gönderdiğinde bu iadeleri davacının kötü niyet ile kabul etmediğini, müvekkili firmanın 24/04/2018 tarihinde 073456 seri numaralı 8.615,81.-Euro bedelli iade faturasını davacı şirket Barutçu Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.' ye ilettiğini, davacı şirketin akabinde bu iadeyi kabul etmediklerini söyleyerek akabinde faturayı iade ettiklerini, tekrar yapılan görüşmeler sonucunda müvekkili şirketin 27/06/2018 tarihinde 073467 seri numaralı 18.204,72.-Euro bedelli iade faturasını davalı firmaya gönderdiğini,
diğerlerinde olduğu gibi davacı şirketin bu faturayı da kabul etmediğini, müvekkilinin hakkaniyet sınırları içinde davacıya borcu olmadığını, hali hazırda davacının müvekkiline 26.820,53.-Euro borcu olduğunu belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinafa cevabında; istinaf başvurusunun yetkili Bölge Adliye Mahkemesi'ne yapılmadığını, Bursa 3.Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının davalı şirket tarafından aleyhlerine açılan ticari satımdan kaynaklanan alacak davası olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin ayıplı ürün teslim etmesinden dolayı uğradığı zararların maddi ve manevi tazmini istemli söz konusu davayı açtığını, dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen malların EMMA kompozisyonunda üretilen kumaşlar olduğunu, ancak yerel mahkeme dosyasında itiraz edilen alacak konusu malların PETRA kompozisyonunda üretilen kumaşlar olduğunu,
söz konusu kumaşlarda kullanılan viscon, poliamid, elastan oranları ve kumaşların ağırlıkları farklı olup dolayısıyla kumaşların da farklı olduğunu, ayrıca dosyalara sunulu sipariş sözleşmesi ve fatura detaylarında da kumaşların farklı olduğunun açıkça görüldüğünü, farklı sipariş, kumaş ve faturalara ilişkin iki farklı dosyanın mevcut olduğunu, bu sebeple Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/276 esas sayılı dosyasının işbu dosyada bekletici mesele yapılmamasına yönelik yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu,
müvekkili şirketin davalı şirketten 98.545,88.-TL yabancı para karşılığı 60.375,80.-Euro alacağının olduğu raporlarla sabit olduğunu ve davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının haksız itirazı nedeni ile icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava Bursa 12.İcra Dairesi'nin... esas sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır. Takip konusu alacağın taraflar arasındaki kumaş imalatına ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Davacının Bursa 12.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında cari hesaptan kaynaklı 60.879,19.-Euro asıl alacak ve asıl alacağa işleyecek faizi ile birlikte icra takibi yaptığı, davalı ...Ticaret A.Ş. tarafından 29.06.2018 tarihli dilekçesi ile takibe konu olduğu iddia edilen fatura bedellerine ve açık hesap bakiyesine borca ferilerine, faize, söz konusu takibe esas alındığı iddia edilen dayanak ve belgelere ayrıca ve açıkça itiraz ettiği görülmektedir.
Tarafların ticari defterlerinde yapılan ödemelerin, düzenlenen faturaların ve iade faturalarının uyumlu olduğu, davalı defterlerine göre davacıya 103.571,04.-TL borçlu bulunduğu, davacı defterlerine göre davacının TL olarak 98.545,88.-TL yabancı para olarak 60.704,39.-Euro alacaklı olduğu, ödemeler konusunda taraf defterlerindeki aykırılığın davalının kuru farklı almasından kaynaklandığı, sonuç olarak davacının her iki defter kayıtlarına göre 60.735,80.-Euro tutarında alacağının bulunduğu bilirkişi raporlarıyla belirlenmiştir.
Davalı vekili davacı firmanın müvekkiline sattığı ürünlerin ayıplı olması sebebi ile ayıplı mal ile ilgili olarak alacak davası açtıkları, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiği, davalı müvekkilinin bu anlamda bu borca itiraz etmekte haklı olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğu, ayıp sebebiyle davalının 24/04/2018 tarihinde ... seri numaralı 8.615,81.-Euro bedelli ve 27/06/2018 tarihinde ... seri numaralı 18.204,72.-Euro bedelli iade faturalarını davacı şirketin kabul etmediği, hali hazırda davacının müvekkiline 26.820,53.-Euro borcu olduğunu iddia etmiştir.
Bursa 3.Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyasının davalı ....Tic. A.Ş.'nin davacı ... Tic. A.Ş.'ye karşı açtığı kumaşlardaki ayıp iddiasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davanın reddedilerek kararın 01/02/2022 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme gerekçesinde; ".taraflar arasında kumaş alım satımı üzerine süregelen ticari ilişki bulunduğu, davacı firmanın davalı firmaya giysilik olarak nitelendirilebilecek kumaş satışı yaptığı, 2017 yılında sevkiyatı yapılan ürünlerden Danimarka'daki müşterilerden gelen şikayetlerden kaynaklı uyuşmazlık sonucu taraflarca alınan raporlarda ayıbın kaynağına ilişkin farklılıkların bulunduğu,
her ne kadar mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davaya konu hatanın kumaş/işlem kaynaklı olsa da, iplik kaynaklı olsa da, davaya konu hatanın gizli ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiş ise de, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, ayıplı ürün hakkında bakılması gereken kumaş miktarları hatanın tespit tarihi olan Ağustos 2017 tarihi öncesi sevk edilen kumaşlarda olduğu ve bu kumaşlara ait detaylarının sunulması gerektiği fakat dava dosyasına sadece 09/09/2017 tarihi ve sonrasına dair kumaş sipariş ve sevk detaylarının sunulduğu, ayrıca ayıp iddiasından kaynaklı davalı şirkete iade edilen ürünlerin bulunmadığı,
davacı şirket tarafından keşif günü bilirkişi incelemesine esas alınan pantolonların davalı şirkete ait kumaşlar olduğu hususu ispatlanamadığı, sunulan pantolonların davalı tarafça kabul edilmediği, davacı taraf... Tic.
A.Ş.'ye konfeksiyon ihracatı yaptığı Danimarka'daki Laurie firması tarafından "kıyafetlerde kötü kumaş kalitesinden kırılan elas problemi" açıklamalı 23/10/2018 tarihli 1666 nolu fatura ile 50.000,00.-Euro tutarlı reklamasyon faturasının davacı ticari defterlerinde de davalı taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, davacı....Tic. A.Ş. yaşadığı kumaş sorunları nedeniyle davalı taraf... Tic. Ltd.
Şti.'ne iade ve zararının bir kısmını yansıtmak amaçlı 24/04/2018 tarihli 073456 seri nolu fatura ve 27/06/2018 tarihli ...seri nolu fatura düzenlediği, söz konusu faturaların davalı taraf ticari defterlerinde iade sebebiyle kayıtlı olmadığı gibi davacı taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, fatura açısından resmiyete herhangi bir zarar/hasar tutarının kayıtlara girmediği,
bununla birlikte zarara/hasara sebep olan kumaşların miktarının belirlenebilmesi için hasarın tespit tarihi öncesi sevk edilen kumaşların miktarları ve detaylarının da bilinmesi gerektiği, net bir sipariş belgesi ve sipariş esas kumaş örneği davacı tarafça ibraz edilememiş bu nedenle kumaşların talebi karşılayıp karşılamadığı ve daha önemlisi keşif esnasında gösterilen kumaşların davalı tarafından gönderildiği iddia edilen kumaşlar olup olmadığı dahi anlaşılamadığı, davacı ile davalı arasındaki alışverişin ayrıntılarını gösterir kalite ve sipariş miktar bilgisi bulunmadığı,
ayrıca davaya konu kumaşlara ilişkin detay bulunmayan ve kayıtlarda dahi yer almayan faturalara dayanarak ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin miktarı, zarar/hasar tutarları belirli olmadan mail yazışmaları üzerinden davaya konu ayıplı ürünlerin miktarların ne kadarını kapsadığının tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki mail üzerinden yazışmaların incelenerek bu yazışmaların netliğe kavuşturulması yönündeki davacı talebinin yerinde olmadığı, kaldı ki mail yazışmalarında ayıp ve zarara ilişkin bir kabulün de bulunmadığı,
iade ve reklamasyona konu ayıplı olduğu iddia edilen kumaşların hangi kumaşlar olduğu hususunun ve ayıp iddiasından kaynaklı zararın davacı tarafça ispat edilemediği " belirtilmiştir.
24/04/2018 tarihli 073456 seri nolu fatura ve 27/06/2018 tarihli ... seri nolu iade faturalarının özellikle Bursa 3.Ticaret Mahkemesi'nin 2019/276 esas sayılı dava dosyasına konu edildiği, bu davada da savunma konusu yapıldığı, bu nedenle bu dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerekirken yapılmadığı ancak sonuç olarak davanın reddedildiği, kaldı ki 24/04/2018 tarihinde 073456 seri numaralı 8.615,81.-Euro bedelli ve 27/06/2018 tarihinde ... seri numaralı 18.204,72.-Euro bedelli iade faturalarının her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, bu itibarla davalının ayıp iddiasından kaynaklanan zararının ispatlanamadığı, ...Tic.
A.Ş.'ye konfeksiyon ihracatı yaptığı Danimarka'daki Laurie firması tarafından "kıyafetlerde kötü kumaş kalitesinden kırılan elas problemi" açıklamalı 23/10/2018 tarihli 1666 nolu fatura ile 50.000,00.-Euro tutarlı reklamasyon faturasının her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, ........Tic. A.Ş. yaşadığı kumaş sorunları nedeniyle.........
Şti'ne iade ve zararının bir kısmını yansıtmak amaçlı 24/04/2018 tarihli 073456 seri nolu fatura ve 27/06/2018 tarihli 073467 seri nolu fatura düzenlediği, söz konusu faturaların .... Tic. A.Ş. ticari defterlerinde iade sebebiyle kayıtlı olmadığı gibi ...Tic. A.Ş. ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, herhangi bir zarar/hasar tutarının kayıtlara girmediği anlaşıldığından, mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik hükmünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nın 07.06.2006 tarihli ve 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ile kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davalının ayıplı işler bulunduğu yönündeki savunması nedeniyle davacının hak ettiği iş bedeli bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilmiştir. Bu durumda likit bir alacak bulunduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır (Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 23/11/2022 tarih 2021/6454 esas, 2022/5432 karar sayılı emsal kararı).
Açıklanan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1/b/2 maddesine göre hükmün kaldırılmasına ve icra inkar tazminatı yönünden düzeltilerek yeni hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · E-İmzalıdır. · ... · Üye · ... · E-İmzalıdır. · ... · Üye · ... · E-İmzalıdır. · ... · Katip · ... · E-İmzalıdır.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/638, K. 2023/2071, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama