KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1946
- Karar No
- 2023/2252
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 30/03/2021
- Numarası
- —
- Davacı
- ... -
- Davalılar
- : 2 -... -
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 15/05/2019
- Karar yazım tarihi
- 09/01/2024
Karar Metni
1.374 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2021 tarih, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 13/09/2018 düzenleme tarihli 31/03/2019 vade tarihli 66.647,00 TL bedelli ve 39.000 TL bedelli iki adet senedin alacaklısının ...Tic. Ltd. Şti olduğunu, söz konusu senetler için müvekkili şirketten toplam 105.647 TL tahsil edilmek istenip, Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında icra takibi yapılmış olduğunun haricen öğrenildiğini, her iki senedin düzenleme tarihi olan 13/09/2018 tarihinde senet düzenleme yetkisinin yetkilileri ...'e ait olup, senet metninden de anlaşılacağı üzere senedin sadece...tarafından imzalandığının düşünüldüğünü, senetler üzerindeki imzalar ....e ait ise...'ün kendi namına borçlandığını, müvekkili şirketi borçlandırıcı bir işlemin söz konusu olmadığını, 23/02/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde şirket müdürü olarak 1 yıllığına ...'ün atanarak,
her hususta şirketi müştereken imzaları ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verildiğinin ilan edildiğini, senetleri elinde bulunduran diğer davalı ...'nın iyi niyetli olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, yapılan gözlem neticesinde davalılar arasında bir ticari ilişkinin olmadığı kanaatine varıldığını, ...'nın gerçek kişi olup mühendistlik, yazılım, bilişim işi ile iştigal ettiğini, bu işi yapan bir kişinin ağır sanayi içerisinde yer alan kauçuk işine girme ihtimali bulunmadığını,
yapılan icra takibinde davalı alacaklının davalı borçlu hakkındaki banka blokelerini geri çektiğini belirterek takibe konu senetlerin vekil eden şirketi borçlandırmaya ehil olmadığının kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara tebligatın yapıldığı davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde. "Davacı defterlerini ibraz ettiği halde davalı defterlerini yapılan ihtara rağmen ibraz etmemiştir. Davacı defter ve belgeleri usulüne uygun tutulmuş olup delil olma niteliğindedir.
09/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre davacının kayıtlarına göre; davacının ticari defterlerinde davaya konu senetlerin 2 adet ve 105.647,00 TL olduğu, bu senetlerinde davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalı ... Ltd. Şti'ne takip öncesinde yapmış olduğu 274.305,00 TL'lik ödeme ile cari bakiyenin kapandığı, takip tarihinden bir gün önce ilave ödediği 118.000,00 TL ile alacaklı duruma düştüğü tespit edilmiştir.
Her ne kadar davacı şirketinin çift imza yetkisi ile yönetildiği bahse konu olan senetlerin davacı şirketin çift imzalı yetkisi olmasına rağmen tek imza ile düzenlendiği bu nedenle borçlu olmadıkları iddiası ile açılan menfi tespit davası açmış ise de; dikkat edilirse davacının kendi defter kaydı kendi iddiasının aleyhine kayıt içermektedir. İş bu bahse konu 13/09/2018 düzenleme tarihli 31/03/2019 vadeli alacaklısı ... Tic. Ltd.
Şti. olan 66.647,00 TL bedelle senet ile 13/09/2018 düzenleme tarihli 31/03/2019 vade tarihli alacaklısı...Tic. Ltd. Şti. olan 39.000,00 TL bedelli tahsili istenen iki adet senedin ticari defterlerinde yer alması ve ardından menfi tespit davası açması MK 2 . maddesi ile bağdaşmamaktadır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporuna göre taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, cari hesap sonucuna göre davalının müvekkiline 325.070,50 TL borçlu olduğu, müvekkilinin borcunun olmamasına rağmen yapılan icra takibi ile senetlerin ödettirilmeye çalışıldığını, senetlerin tanzim edildiği tarihte müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğini, senetlerin tek imza ile tanzim edilmesi nedeni ile müvekkilinin sorumlu olmadığını, her ne kadar senetler müvekkilinin ticari defterlerine kayıtlı olsada müvekkilinin senetler nedeni ile borçlu olmadığının ortada olduğunu,
mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi, yeterli kanaat oluşmaması halinde ise daha geniş bir araştırma yapılması gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporundan müvekkilinin borçlu olmadığının açıkça ortada olduğunu, bir durum kanuni delillerle ispatlandıktan sonra MK 2 ye dayanılarak var olan hakkın ortadan kaldırılamayacağını, müvekkilince yine aynı davalıya ancak farklı üçüncü kişilere karşı açılan benzer davalarda Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyada davanın kabulüne karar verildiğini,
söz konusu karardan da anlaşılacağı üzere bononun yetkili temsilci tarafından düzenlenmemesinin mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden müvekkilinin menfi tespit davası açmakta haklı olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava; Menfi Tespit istemine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
6102 sayılı TTK'nun 372. maddesi gereğince şirketin ünvanı altına atılan imzanın şirketi sorumlu kılabilmesi için imzanın şirket adına imza yetkisine haiz kişiler tarafından atılması zorunludur.
TTK.nun 678 maddesi uyarınca temsile yetkili olmadığı halde temsilci sıfatıyla bir poliçeye imzalayan kimse poliçeden bizzat sorumlu olur. Bu madde, TTK.nun 778/2-e Maddesi uyarınca bonolar hakkında da uygulanır.
Davacı taraf, şirket adına düzenlenen senedin iki müdür tarafından imzalanması gerekirken tek müdür tarafından iki imza atılmak suretiyle düzenlenmesi nedeni ile senedin şirketi bağlayamacağını, şirketin senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece dava konusu senetlerin davacının ticari defterlerinde yer alması nedeni ile davacı tarafından açılan menfi tespit davasının MK 2 maddesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, Türk Borçlar Kanunun 46. maddesinde bir kimsenin yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yapması halinde bu işlemin onandığı halde temsil olunanı bağlayacağının belirtildiği, davacı tarafça;
davaya konu senetlerin 13/09/2018 düzenleme tarihi itibariyle şirketi Arif Karagöz ve Mustafa Eker'in müştereken temsile yetkili olmasına rağmen senetlerin sadece Arif Karagöz tarafından imzalanmış olabileceği, bu nedenle senetlerin yetkili temsilciler tarafından düzenlenmemiş olması nedeni ile senetler uyarınca borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davaya konu senetlerin davacının ticari defterlerine usulüne uygun kayıt edildiği, söz konusu senetlerin kayıt tarihlerinden sonra davacı tarafından davalı şirkete havale ve EFT lerin gönderildiği,
bu itibarla davacı şirket tarafından senetlerin ticari defterlerine kayıt edilmiş olması nedeni ile yetkisiz temsilci tarafından yapılan işleme icazet verildiği, davacının dava dilekçesindeki talebinin yetkisiz temsilci tarafından düzenlenen senetler bakımından borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup, lehtar ile aralarındaki alışverişten kaynaklı borç miktarına ilişkin bir iddia ve talepte bulunulmadığı,
ticari defterlere usulüne uygun olarak kayıt edilen senetlere icazet verilmiş sayılacağından, bu itibarla senedin yetkisiz temsilci tarafından düzenlendiği iddiasının MK 2. Maddesine uygun olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıda belirtilen husus (kamu düzeni) dışında istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13, 18/14 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle eldeki dava yönünden arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle HMK'nın 355. maddesi gereği kaldırılması gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan (2. Nolu bent) nedenle kamu düzeni açısından kabulü ile, belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, yerel mahkemenin kararının kaldırılarak, dairemizce arabuluculuk ücreti gözetilerek yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/1946, K. 2023/2252, 29 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama