KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/583 - 2023/1904
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/11/2020
- Numarası
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalılar
- 1-S....
Karar Metni
1.634 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
2-.... 3-.... VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 30/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2023
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2020 tarih, ....sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili bankanın .... Kuyumculuk San ve Tic. Ltd.
Şti lehine ve müşterek borçlu müteselsil kefaleti ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari kredi açıldığını ve kredi kullandırıldığını, borçlularca borç ödenmediği gibi yapılan takibe de itiraz edildiğini, Genel Kredi Sözleşmesinin 11.maddesi ve diğer madde hükümleri gereği kredi hesabı kat edilerek borçlu tarafından bankaya bildirilen adreslerine İİK 68/b gereği hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, borçlunun hesap özetinin tebliğine rağmen borcu ödemediği gibi yapılan icra takibine itirazda bulunulduğunu, borçlu taraflar ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını belirterek , itirazının iptaline,
631.322,28 TL.asıl alacak, 532,79 TL.hesap kat ihtar masrafı ve 21/09/2018 takip tarihinden itibaren %62,40 oran üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi işletilmek suretiyle takibin devamına karar verilmesini, lehlerine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Bursa 4.İcra Müd.'nün .... esas sayılı dosyada mevcut 7 örnek ödeme emrinde asıl alacağın 631.856,24 TL.olarak belirtildiğini, işbu asıl alacak bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, işlemiş faiz ve yine işleyece faiz oranları ve faiz miktarlarının fahiş olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesine ve TC Merkez Bankası tarafından bildirilen faiz oranlarına tamamen aykırı olduğunu, muacceliyet tarihi belirtilmeden hesap edilen faizin kabul edilemeyeceğini, 6098 Sayılı BK'nun 88.ve 120.maddelerinde sözleşmede kararlaştırılacak akdi faiz ve temerrüt faizine ilişkin olarak sınırlamalar bulunduğunu, BK'nda belirtilen sınırlamaların dikkate alınmadığını, alacağın likit olmadığını, beyanla, davanın usulden ve esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " yapılan hesaplamada davalı asıl borçlu ....
Kuyumculuk LTD.Şti ile müteselsil kefil Selami Mumcular için 118 YV 013645 no.lu Taksitli Ticari Krediden dolayı akdi faiz oranının % 15,60, temerrüt faiz oranının ise % 62,40 olduğu, 21.05.2017 tarihinde Kredi Garanti Fonu ile kullandırılan 800.00,00 TL krediye ait ödeme planına dahil taksitlerden 11.04.2018 tarihli 11. Taksit ve sonraki taksitler ödenmediği, Ödenen son taksit tarihinde kalan ana para tutarının 595.506,25 TL olup hesap kat tarihinin 10.08.2018, temerrüt tarihinin 29.08.2019 tarihi olduğu,
10.08.2018 hesap kat tarihi itibariyle ödenmemiş taksit tutarının 84.827,82 TLödenmeyen taksitlerin gecikme faizinin 5.210,76 TL, kalan ana para tutarının 534.235,63 TL, işlemiş akdi faizin 6.713,56, akdi faizden kaynaklanan BSMV nin 335,68 TL takip öncesi yapılan tahsilatın -1,17 TL, olmak üzere 10.08.2018 hesap kat tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 631.322,28 TL, 29.08.2018 temerrüt tarihi itibariyle akdi faizin 5.197,89 TL, BSMV 259,90 TL, olmak üzere 29.08.2018 temerrüt tarihi itibariyle temerrüt faizine baz alacak tutarın 636.780,07 TL olduğu , 21.09.2018 icra takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin 25.386,30 TL,
BSMV 1.269,32 TL, olmak üzere icra takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 631.322,28 TL, işlemiş faizin 30.584,19 TL, BSMV 1.529,22 TL, masraf 532,79 TL olmak üzere toplam borcun icra takip tarihi itibariyle 663.968,48 TL olduğu, yapılan borç hesaplamalarının icra takip tarihi itibariyle talebe uygun hale getirilmesiyle 631.322,28 TL asıl alacak, 30.584,19 TL işlemiş faiz, 1.529,22 TL BSMV, 532,79 TL masraf olmak üzere toplam 663.968,48 TL olduğu,
( bilirkişi hesaplamasında tutarlar böyle olmakla birlikte 7. Sayfa son tablonun oluşturulması sırasında sehven asıl alacak tutarının 621.322,28 TL olarak tabloya geçirildiğinin anlaşıldığı, maddi hatanın bilirkişiden ek rapor alınmaksızın mahkemece düzeltildiği ) bu tutar üzerinden takibin devamına karar vermek gerektiği, müşterek borçlu müteselsil kefil Melahat Mumcular yönünden ise kefalet limitinin 500.000,00 TL olduğu,
kendi kefalet limiti ve temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olacağından yapılan bilirkişi hesaplamasına göre 500.000,00 TL asıl alacak, 19.933,34 TL işlemiş faiz, 996,67 TL BSMV, 532,79 TL masraf olmak üzere toplam 521.462,80 TL yönünden takibin devamına karar vermek gerektiği belirtilerek ,
- Davanın kısmen kabulü ile Bursa 4.İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra takibine itirazın kısmen iptaline, İcra takibinin davalı asıl borçlu .... Kuyumculuk Ltd.Şti ile müteselsil kefil Selami Mumcular yönünden 631.322,28.-TL asıl alacak, 30.584,19.-TL.işlemiş faiz, 1.529,22 -TL BSMV, 532,79.-TL masraf olmak üzere toplam 663.968,48.-TL üzerinden talepnamedeki diğer koşullar ile birlikte devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Müşterek borçlu müteselsil kefil .... .... yönünden kefalet limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 500.000,00.-TL asıl alacak, 19.933,34.-TL işlemiş faiz, 996,67.-TL BSMV, 532,79.-TL masraf olmak üzere toplam 521.462,80.-TL üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 126.264,45.-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınıp (davalı .... .... bu tutarın 100.000,00.-TL sinden sorumlu olmak kaydıyla) davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece temerrüdün her bir borçlu için kat ihtarının tebliğ tarihi itibari ile başlayacağının dikkate alındığını ve bu tarihten itibaren hesaplanan faiz alacağının karara esas alındığını, Ancak genel kredi sözleşmesinin 9.6 ve 9.18 ve 9.19 maddesi gereğince temerrüdün hesap kat ihtarına gerek kalmadan başlayacağının kararlaştırıldığını, Bu nedenle temerrüdün hesap kat ihtarının tebliği ile değil genel kredi sözleşmesinde yer alan şartlar çerçesinde ihtarnamenin keşide edildiği gün itibari ile hesaplanması gerektiğini , Kefillerden .... ....,
adına yapılan hesaplamada toplam kredi miktarından kaynaklı borç yekününün dikkate alınmayarak genel kredi sözleşmesindeki 500.000,00 TL ile sorumlu olduğunun kabulü ile buna göre yapılan hesaplamanın müvekkili banka kayıtları ile örtüşmediğini, kısmi kabül nedeni ile karşı taraf vekalet ücretine hükmedilmesinin de hakkaniyetli olmadığını belirterek yerel mahkeme kararını istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İtirazın iptali davasına konu Bursa 4. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takip dosyasında ; davacı banka tarafından borçlu/ davalılar .... Kuyumculuk San ve Tic. Ltd. Şti, .... ...., .... .... aleyhine 21/09/2018 tarihinde 631.322,28 TL.asıl alacak, 45.960,27 TL. işlemiş yıllık %62,4 temerrüt faizi, 2.298,01 TL.faizin %5 gider vergisi, 532,79 TL.masraf olmak üzere toplam 680.113,35 TL. alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalılar vekilinin 24/09/2018 tarihli dilekçesi ile takibe, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faize, gider vergisini ve masraf kalemi ile takibe bağlı tüm ferilerine yönelik olarak itiraz ettiği ve 25/09/2018 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği , işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Somut olayda; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerini diğer davalılardan .... .... toplam 3.500,000 TL , .... .... ın ise 500.000 TL limit dahilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları, kredi lehtarı şirkete kullandırılan kredinin ödenmediğinden kredi hesabının kat edildiği, uyuşmazlığın, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir alacak bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, temerrüt faiz oranı, temerrüt tarihi hususlarından kaynaklanmaktadır.
Her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde genel kredi sözleşmesinin 9.6 ve 9.18 ve 9.19 maddesinde, "müşteri sözleşme ve ekleri kapsamındaki borçlarını kararlaştırılan vade tarihinde eksiksiz olarak ödemediği takdirde Banka tarafından protesto keşidesine, ihtarname gönderilmesine,
mehil tayinine mahal kalmaksızın temerrüde düşeceğini, muaccel hale gelen tüm borçlarını faiz ve diğer masrafları ferileri ile birlikte derhal ödeyeceğini kabul ve beyan ettiğini..." şeklinde devam eden maddesi gereğince temerrüdün hesap kat ihtarına gerek kalmadan başlayacağı kararlaştırıldığını, bu nedenle temerrüdün hesap kat ihtarının tebliği ile değil genel kredi sözleşmesinde yer alan şartlar çerçevesinde ihtarnamenin keşide edildiği gün itibari ile hesaplanması gerektiğini ileri sürmüş ise de ;
davacı tarafından hazırlanıp, davalı borçlulara gönderilen ve kredi borcunun ödenmesi için davalı borçlulara atıfet tanıyan hesap kat ihtarnamesi düzenlemek ile davacı artık kredi borcunun ödenmesi yönünde davalılara bir süre hakkı tanımıştır. Bir başka ifadeyle hesap kat ihtarında vadedeki temerrüde dayanmamış, kat ihtarıyla asıl alacağını mehil vererek davalılardan tahsilini talep etmiş davalılara yeni bir vade tanımıştır.
Artık daha evvel vadede ödememe nedeniyle gerçekleşen temerrüt olgusuna dayanamayacağı yerleşik yargı uygulamasıdır. Bununla birlikte. TTK m. 7(1) "kefillere taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi işletilemez "hükmünü haiz olup, davalı müteselsil kefillere borcun ödenmediği hususunda ihbar yapılmadan temerrüt faizi de işletilemez.
Bu açıklamalar ışığında; taksit tarihi itibariyle gerçekleşen temerrüde göre hesaplama yapılması gerektiğine ilişkin davacı tarafın istinaf nedeni yerinde olmadığından, hesap kat ihtarnamesinde verilen atıfet süresinin sonunda temerrüt oluşacağından, banka kredi alacaklarının hesaplanmasında,
ödenmeyen kredi asıl alacağına kat tarihine kadar akdi faiz işletilerek asıl alacak miktarı ve BSMV'si ile kapitalize edildikten sonra bulunan kredi asıl alacak miktarına şayet kredi borçlusu kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliği ile takip tarihinden önce temerrüde düşürülmüşse kat ihtarında verilen atıfet süresinin sonunda ödenmeyen kredi asıl alacağına temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi alacağı ve BSMV'si belirlenmek suretiyle yapılan ve kefil .... .... toplam 3.500,000 TL ,
.... .... ın ise 500.000 TL limit dahilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları dikkate alınarak ,kefillerin sorumlu oldukları limite göre, hesaplama yapılarak düzenlenen, denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir.
Bununla birlikte davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönüyle davalılar lehine vekalet ücreti hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Kaldı ki davacı taraf dava dilekçesinde harca esas değeri icra takibi toplam alacak miktarını göstermiş ise de , dava dilekçesi içeriği ve talep kısmında asıl alacak ve ihtarname masrafı belirtilerek talepte bulunmuş olup, (işlemiş faiz talep edilmediğinden) mahkemece talep aşılarak hüküm kurulmuş ise de ; istinafa davalı tarafça gelinmemesi ve sadece davacı tarafından gelinmiş olması nedeniyle aleyhe bozma yasağı gereğince , davacı aleyhine karar kaldırılmamıştır.
Açıklanan bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebepleri yeninde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
.... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ..... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ..... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ..... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/583, K. 2023/1904, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama