KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1208
- Karar No
- 2025/979
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/04/2022
- Numarası
- —
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 27/01/2021
- Karar yazım tarihi
- 20/06/2025
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/04/2022 tarih,...sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı firmayla sözlü olarak mal alımı konusunda anlaştıklarını ve davalı firmaya dava konusu 28/02/2018 keşide tarihli ....A.Ş. ......Şubesi...... nolu 35.000,00 TL bedelli çek verildiğini, ancak bugüne kadar herhangi bir mal teslimi de yapılmadığını ve müvekkilin mağdur olduğunu, davalıya teslim edilmeyen mallar için verilen çekin müvekkiline teslim edilmediğini belirterek davalı firmanın çeke konu malları teslim etmemesinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ VE KALDIRMA KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın açılmış olduğundan, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş Dairenin 05/11/2021 tarih,....Karar sayılı ilamı ile; davacı davalı firma ile sözlü olarak mal alımı konusunda anlaştıklarını, ve davalı firmaya dava konusu çeki verdiklerini, ancak davalı tarafça mal teslimi yapılmadığını, çekin icraya konulduğunu belirterek davaya konu çek nedeniyle her hangi bir borcunun bulunmadığı iddiası ile borçlu olmadığının tespitinin istendiği, menfi tespit davasının “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri” cümlesinden olmadığı, zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi bulunmadığından, dosyanın esası yönünden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, 03/03/2022 tarihli duruşmada takip edilmeyen dava dosyası işlemden kaldırılmış ve işlemden kaldırıldığı (başvuruya bırakıldığı) tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde dosyanın yenilendiği ancak 21/04/2022 tarihli duruşmada davacı vekilinin gerekçesiz mazeret dilekçesi bildirdiği, davalı vekilinin de bu mazeret dilekçesini kabul etmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dava dilekçesindeki olguları tekrarla yerel mahkemece mazeret nedeninin bildirilmesine rağmen mazeret talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu dava konusu çek karşılığı teslimi gereken malın teslim edilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; davacının mazeretini delillendirmediğini bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 72. maddesine dayalı bedelsizlik nedenli borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK 150/1 maddesinde "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan tarafların, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirmedikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği" 150/4 maddesinde "dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebileceği" 150/5 maddesinde de "işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davaların süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılacağı" aynı Kanunun 320. maddesinin 4. fıkrasında “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un “Hukuki Dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir.
O halde, 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği incelenerek; mazeretin kabulü ya da reddine göre dosyanın işlemden kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verilecektir.
Somut olayda; kaldırma kararı sonrası düzenlenen tensip tutanağı uyarınca 03/03/2022 tarihine talik edilen duruşmaya davacının iştirak etmemesi, hazır olan davalı vekilinin davayı takipsiz bırakması sebebiyle işlemden kaldırılan dosyanın 07/03/2022 tarihinde yenilendiği, yeni tayin edilen duruşma günü davacı vekilinin "Mahkemeniz duruşması ile aynı saatte şehir dışında mesleki faaliyetlerimiz olması sebebi ile katılamayacağımızı bildirir, mazeretimizin kabulünü arz ve talep ederiz" içerikli mazeret sunduğu,
21/04/2022 tarihli celsede davalı vekilinin hazır olduğu mahkemece "Davacı vekilinin mazeret talebinin mazeretinin delillendirmediğinden ve davalı vekilinin mazereti kabul etmediği diğer bir durumda ise duruşmalara e-duruşma yöntemi ile katılabileceği daha önceki celsede de duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı anlaşılmakla reddine" şeklinde kurulan ara karar sonrası ikinci kez takipsiz bırakılan davanın açılmammış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı vekili duruşmaya katılamama gerekçesi olarak şehir dışında mesleki faaliyetleri belirtmiş olup, bu faaliyetlerin mazeretinin geçerliliğini sağlayıp sağlamadığı hususunda herhangi bir belge veya mesleki faaliyete dair somut gerekçe sunulmamıştır. Bu sebeple, davalının kabul etmediği mazerete yönelik mahkemece yapılan değerlendirme ve neticesinde ikinci kez takipsiz bırakılan davaya yönelik verilen kararın isabetli olduğu değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.
... · Başkan ... · ¸(e-imzalıdır) · ... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ... · Katip ... · ¸(e-imzalıdır)
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/1208, K. 2025/979, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama