KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Asıl Davada; Birleşen Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. Sayılı Davada;
- Esas No
- 2023/2085
- Karar No
- 2023/1798
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2023
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/07/2023 (Ara Karar
- Numarası
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. V
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. V
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
- Talep
- Yönetim Kayyımı Atanması
- Dava tarihi
- 15/05/2022
- Karar yazım tarihi
- 15/11/2023
Karar Metni
1.386 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/07/2023 tarih, .../... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada davacı ... ... ... vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... Turizm San.
AŞ'nin %17 oranında pay sahibi ve hem de 03/06/2019 tarihli genel kurul kararı uyarınca 03/06/2022 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin annesi ... ... yönetim kurulu başkanı, müvekkilin kızkardeşi ... ... yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, imza yetkileri de münferiden bu iki kişide olduğunu, davalı şirketin 13/06/2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ilişkin davetin usulsüz olduğunu, zira müvekkilinin 03/06/2022 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğu halde genel kurul kararının alındığı belirtilen 23/05/2022 tarihli yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını, ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesinin .../...
Esas sayılı dosyasında iptali talep edilen 05/08/2021 tarihli genel kurulda müvekkilinin yerine yönetim kurulu üyesi olarak şirket dışından gösterilen ... ...’un isminin belirtildiğini, söz konusu genel kurul kararlarının iptali için bir çok açılmış derdest davanın bulunduğunu dolayısıyla genel kurul kararları kesinleşmediğinden ... ...’un genel kurula davet kararında ve Ticaret Sicilde yapılan ilamda yönetim kurulu üyesi olarak gösterilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, genel kurul gündeminin TTK hükümlerine aykırı olarak belirlendiğini,
olağan genel kurul toplantı daveti yapılması gerekirken olağanüstü toplantı daveti yapılmasının da doğru olmadığını, genel kurulda alınan bütün maddelere muhalefet şerhi konulduğunu ileri sürerek davalı şirketin 13/06/2022 tarihli genel kurulunun ve alınan kararların iptaline, tedbiren genel kurul kararlarının uygulanmasının geri bırakılmasına ve tedbiren şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı ... ... vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, dava konusu davalı şirketin 13/06/2022 tarihli genel kurulunda alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplantı başkanlık seçiminin TTK.
419. md. aykırı ve dürüstlük kuralına aykırı yapıldığını, oysaki toplantı başlanlığına seçilen ... ... ...’in davalı şirketin sözleşmeli avukatı olup, derdest birçok davada şirket vekilliğini yaptığını, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve yenilerinin seçimi kararlarının TTK. md. 436/2 hükmüne aykırı olarak alındığını, ayrıca dava konusu genel kurulda faaliyet raporlarının ve yine Bilanço ve Kar-Zarar cetvellerinin okunması ve müzakeresinin adeta pas geçildiğini,
bu şekilde usulsüz yönetim kurulu oluşturulduğunu ileri sürerek davalı şirketin 13/06/2022 tarihli olağanüstü genel kurulunun ve genel kurulda alınan tüm usulsüz kararların TTK. md. 447 uyarınca mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine, olmadığı taktirde iptaline; yapılan organ seçimlerinin geçersiz olması sebebiyle, organsız olan ve fiilî bir kurul tarafından yönetilen davalı şirkete TMK’nun 427. maddesinin 4. bendi uyarınca bir yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen dosyada davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı ... ... ...’nun 05/08/2021 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeliğinden alındığından yönetim kurulu üyesi sıfatının bulunmadığını, dava konusu genel kurulun usul ve yaaya uygun gerçekleştirildiğini, toplantıda alınan kararların kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığını, şirketin yönetim organı mevcut olup tedbir koşullarının da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın yargılaması sırasında 05/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada, asıl dava davacısı İsmail Safa Tüfekçioğlu vekili; yönetim kayyımı atanması talepleri olduğunu, zira ... 2. İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında Nurbin Tüfekçioğlu'nun alacaklı, ... 4. İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı dosyasında ... ... alacaklı olduğunu, borçlu şirkete ilamsız takipte bulunduklarını, 01/02/2023 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesince onay kayyımı atanmış olmasına rağmen bu kişiler tarafından ödeme emirlerinin onay kayyımına bildirilmediğini ve 7 günlük itiraz sürelerinin geçerek takiplerin kesinleştiğini, yönetim kayyımı atanması için makul ve haklı sebep oluştuğunu, icra dosyalarında para bulunduğunu ve paranın bu kişilere ödenmek üzere olduğunu, bunun da açıkça şirketin içini boşaltma eylemi olduğunu beyan ederek yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Birleşen dava davacısı ... ... vekilleri 05/07/2023 tarihli ... müşterek taleplerinde; asıl dava davacısı vekili Av. ... ... beyanlarını ve talebini tekrar ederek yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, asıl ve birleşen dava davacı vekilleri 05/07/2023 tarihli duruşmasındaki talepleri ile; işbu davada davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmişler ise de; TMK'nin 427/4 maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca kayyım atanması gerekmektedir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyım atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Dosya kapsamı gözönüne alındığında şirkette organ boşluğu olmadığından ve mevcut durumda meydana gelen bir değişiklik söz konusu olmadığından, talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davada davacılar istinaf dilekçeleri ile; davalı şirket yönetim kurulu başkan ve üyesinin münferiden şirketi temsile yetkili olduklarını her iki temsilcinin şirketten muvazaalı alacak oluşturarak şirket aleyhine takibe koyarak şirketin hak edişini haczettiklerini, şirket hakkında onay kayyımı bulunmasına rağmen kayyıma bildirim yapmadıklarını, icra hukuk mahkemesine yaptıkları şikayet başvurusunun aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, onay kayyımının da dava açma yetkisi bulunmadığına mahkemece karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçeleri ile; Şükran Tüfekçioğlu'nun istinaf başvurusunun süresinde olmadığını, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, tedbir taleplerinin birçok kez reddedilmesine, durum ve koşullarda değişiklik bulunmamasına rağmen yapılan istinaf başvurularının kötü niyetli olduğunu belirterek istinaf taleplerinin reddine ve kötüniyetli istinaf sebebi ile cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, davalı şirket genel kurul kararlarının iptali/butlanı istemine yönelik olup, talep davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-Birleşen dosya davacısının istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme de;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Aynı Kanun'un 92/2. maddesi gereğince süre hafta olarak belirlenmiş ise başladığı güne karşılık gelen günün tatil saatinde sona erer.
Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın 103. maddesine göre ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici koruma kararlarının adli tatilde görülebileceği dolayısıyla HMK 104.maddesinin mevcut istemde uygulama imkanının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; istinafa konu 05/07/2023 tarihli ara karar 11/07/2023 tarihinde elektronik tebligat yolu ile birleşen dosya davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekilince 16/08/2023 tarihinde iki haftalık yasal istinaf süresi dolduktan sonra istinaf başvuru dilekçesinin ibraz edildiği anlaşılmakla süre geçtikten sonra yapılan istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmiştir.
2-Asıl dosya davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme de;
Somut olayda; davalı şirketin .../ oranında pay sahibi bulunan ortağı ... ... ... tarafından 13/06/2022 tarihli genel kurul kararlarının toplantıya davet, gündem ve alınan kararlar itibariyle yasa ve dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle iptali/butlanına yönelik açılan davada, davalı şirketi münferiden temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinin şirket aleyhine muvazaalı alacak oluşturarak icra takibi başlattıklarını, söz konusu takiplerden onay kayyımının bilgilendirmediğini ve itiraz edilmeyerek kesinleşen takip kapsamında şirket hak edişinin haczedildiğini ileri sürerek yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.
Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde dayanılan sebepler ve ileri sürülen istinaf nedenleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun hükümleri uyarınca anonim şirketlerde yönetim kurulu atama yetkisinin genel kurulda olduğu, şirkette organ eksikliğinin bulunmadığı, yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin devam ettiği, hali hazırda şirkete atanmış denetim kayyımının bulunduğu anlaşılmakla kayyım atanma talebinin reddine yönelik yerel mahkeme ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/2085, K. 2023/1798, 13 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama