KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2571
- Karar No
- 2024/148
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .....
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- .....
- Üye
- .....
- Üye
- .....
- Katip
- .....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ..... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2020
- Numarası
- .....
- Davacı
- ..... TİCARET SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ
- Vekili
- Av. .....
- Davalı
- v
- Tasfiye memuru
- .....
- Davanın konusu
- Tespit
- Karar yazım tarihi
- 12/02/2024
Karar Metni
1.315 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../..... Esas, ...../..... Karar ve 04/11/2020 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin TTK’nın geçici 7. maddesine göre terkin edildiğini, ..... 2. ATM’nin 2018/1581-2019/338 E-K sayılı ilamı ile şirketin ihyasına karar verildiğini, mahkeme kararı sonrası re'sen tescil işlemi yapıldığını, sicil dosyasının incelenmesinde şirket müdürünün görev süresinin 02.04.2013 tarihinde sona erdiğini, TTK’nın 33. maddesi gereğince, 30 gün içinde yeni müdürün belirlenmesi ve tescilinin yapılması için ihtar gönderildiğini ileri sürerek, şirkete müdür atanmasını, tescil ve ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça davaya karşı cevap verilmemiştir.
İlk derece mahkemesinin..... Esas, .....Karar ve 04/11/2020 Tarihli kararı ile;Mahkemece, davalı şirketin ihyasına karar verildiği, bu karar nedeniyle şirketin tasfiye haline gireceğine dair yasal düzenleme bulunmadığı, gerçek anlamda şirketin yeniden canlandırıldığının, tüzel kişilik kazandığının düşünülemeyeceği, bu kararın amacının alacaklının açacağı dava ile sınırlı olmak üzere davada taraf teşkilinin sağlanması olduğu, şirkete tasfiye memuru ve müdür atanmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu karar karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin ..... Esas, ..... Karar ve 15/12/2021 Tarihli ilamı ile;
Davalı şirket hakkında ..... 2. ATM’nin 2..... esas ve karar sayılı dosyasında davalı şirketin ihyasına karar verildiği, ek tasfiye memuru atanmadığı, davacının karar üzerine şirketi tescil ettiği, şirket müdürünün görev süresinin 02.04.2013 tarihinde dolduğu gerekçesiyle, mahkemeden şirket müdürü atanmasının istendiği, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, şirket ihyasının, ihyaya neden olan dava ile sınırlı olarak verileceği, TTK’nın 547/2 maddesine göre ek tasfiye memuru atanacağı (Bkz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/6210- 2016/7506 E-K sayılı ilamı), tasfiye memuru atanmasının şirket ihyası davalarının fer'isi niteliğinde olduğu, ihya davasında tasfiye memuru atanmaz ise bu eksikliğin şirket ihyasına bakan mahkemeden ek kararla her zaman istenebileceği, davacının şirket ihyası davasında ek kararla tasfiye memuru atanması yönünde talepte bulunması gerekirken, işbu davayı açmasının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b/2. maddesine göre yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, dava açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından,
davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemiz kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/1340 Esas, 2023/5265 Karar ve 25/09/2023 Tarihli ilamı ile; "..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.02.2019 gün ve ..... Karar sayılı kararı ile davalı şirketin ihyasına karar verilmiştir. Bu kez davacı .....
Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 29.07.2020 tarihli dilekçe ile şirketin görevli ve yetkili müdürünün görev süresinin 02.04.2013 tarihinde sona erdiğinden, açılan davada temsilinin sağlanabilmesi için yeni tasfiye memuru atanması istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli kararı ile davacı istemi reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Şirket, 6102 sayılı TTK Geçici 7 nci maddesi gereğince ticaret sicilinden terkin edilmiş olup, terkinin usulsüz olduğu, şirketin ihyasının gerektiği şirket ve ortaklarınca iddia ve talep edilmemiştir. Davacı Ticaret Sicil Müdürlüğünün talebi şirketin ek tasfiyesine ilişkin olup, şirketin ihyası davalarında taraf olması nedeniyle tasfiye memuru atanması talebinde bulunmasında hukuk yarar bulunmaktadır.
Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir.
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır.
Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır. Tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda bu eksikliğin ikmali için mahkemeden her zaman talepte bulunulması mümkündür.
Bu halde davacının, şirkete tasfiye memuru atanması talebinin kabulü ile ek tasfiyesine karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dairemizce yapılan duruşmada Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda;
Dava, şirkete müdür atanması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda, davalı şirket hakkında ..... 2. ATM’nin ..... esas ve karar sayılı dosyasında davalı şirketin ihyasına karar verildiği, ek tasfiye memuru atanmadığı, davacı ticaret sicil müdürlüğü tarafından , şirket müdürünün görev süresinin 02.04.2013 tarihinde dolduğu gerekçesiyle, mahkemeden şirket müdürü atanmasının istendiği, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle, davanın reddine karar verildiği, anlaşılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/1340 Esas, 2023/5265 Karar ve 25/09/2023 Tarihli ilamında da belirtildiği üzere. Şirket, 6102 sayılı TTK Geçici 7 nci maddesi gereğince ticaret sicilinden terkin edilmiş olup, terkinin usulsüz olduğu, şirketin ihyasının gerektiği şirket ve ortaklarınca iddia ve talep edilmemiştir.
Davacı Ticaret Sicil Müdürlüğünün talebi, şirketin ek tasfiyesine ilişkin olup, şirketin ihyası davalarında taraf olması nedeniyle tasfiye memuru atanması talebinde bulunmasında hukuk yarar bulunmaktadır. Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir.
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır.
Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır. Tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda bu eksikliğin ikmali için mahkemeden her zaman talepte bulunulması mümkündür.
Bu halde davacının, şirkete tasfiye memuru atanması talebinin kabulü ile ek tasfiyesine karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmıştır.
Dairemiz kararı Yargıtay tarafından temyiz incelemesi neticesinde bozulduğundan hüküm mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama neticesinde bozmaya uyulduğundan davanın esası hakkında dairemizce yeniden hüküm kurulması gerektiğinden yukarıda açıklanan nedenlerle, ..... ..... İplik ..... Otomotiv Makina İnşaat Gıda Plastik ..... Petrol Ürünleri İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, ..... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../..... Esas ve ...../..... Karar sayılı dosyası ile ihyasına karar verildiğinden, 6102 sayılı TTK. 547/2 maddesi gereğince şirket ortağı ..... ..... tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/2-96 E, 2021/205 K sayılı kararı uyarınca, Yargıtay bozma ilamı üzerine yapılan duruşmalı yargılamada taraflar yararına ayrıca istinaf vekâlet ücretine hükmedilmemiştir.
..... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ..... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ..... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ..... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/2571, K. 2024/148, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama