KÜNYE
T.C. Bursa Bam 7. Hukuk Dairesi T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1058
- Karar No
- 2023/1256
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2023
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Karar tarihi
- 01/03/2021
- İstinaf başvuru tarihi
- 03/04/2021 (davalı
- Davacı
- P...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- B.a.m. karar tarihi
- 21/09/2023
- Karar yazım tarihi
- 29/09/2023
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya sunduğu yurt dışı fuar stand tasarım ve kurulum hizmeti nedeniyle bakiye alacağı ödenmediğinden davalı hakkında ... 9. İcra Müdürlüğü’nün...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının KDV talebinin kötü niyetli olduğunu, hizmeti tam ve eksiksiz yerine getirmediğini, stantta bulunması gereken malzemeleri bulundurmadığını, çaresiz kalan davalı şirketin olumsuzlukları giderebilmek için ... Bayisi "..." şirketinden yardım aldıkları ve fatura bedelinden fazla masraf yaparak standı sözleşmeye uygun hale getirdiklerini, davacıya borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, işin eksik ve ayıplı olduğu, ayıp ihbarında bulunulduğunun ispatlandığı, eksik işleri karşılığı Fransız firmasına 2.725 Euro ödeme yapıldığı, faturaya yansıtılan 1.800 Euro KDV'nin mevzuata uygun olmadığı, ayıplı eksik işler bedeli, KDV, dava dışı Fransız firmaya ödenen 2.725 Euro ödeme mahsup edildiğinde, 2.187,55 Euro davacı alacağı bulunduğu gerekçesiyle belirtilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının tasarlanan ürüne onay vermesini müteakip sözleşme imzalandığını, davalı tarafça usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmamasına rağmen mahkemece ayıp ihbarı yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı tanıklarının somut olaya tanık olmadıklarını ikrar etmelerine rağmen mahkemenin hukuka aykırı olarak tanık beyanlarını hükme esas aldığını, davalının faturaya yasal süresinde itiraz etmediğini, davalının KDV alınmayacağına dair beyanlarının somut olaya uygun düşmediğini, stand kurulumu,
montaj ve lojistik hizmetlerinin KDV 'den muaf olduğunu ancak gerekli malzemeler Türkiye'den temin edildiğinde ürünlerin davalı şirket yararına satın alınması sürecinde KDV ödendiğini, icra inkar tazminatı talebinin reddinin hukuka uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki stand kurulumuna yönelik ticari ilişkiden kaynaklanan davacı alacağını tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında stand tasarım ve kurulumuna ilişkin eser sözleşmesi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, eserin ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, hizmetin yurt dışında verilmiş olması nedeniyle düzenlenecek faturaya KDV eklenip eklenemeyeceği hususlarına yöneliktir.
6098 sayılı TBK'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispatlamak zorundadır.
Ayıp, imal edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imal edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir.
Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.
Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde yapılan şeyin iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa iş sahibinin sözleşmeden dönebileceği, bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve eğer aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımını isteyebileceği hükmü getirilmiştir.
Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin haiz olduğu haklardır.
Dosyada mevcut bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm delil ve belgelerden, taraflar arasındaki sözleşmeye göre iş bedelinin 10.000 Euro olduğu, davacı tarafından yapılan işler için 04/04/2018 tarihinde A-... seri nolu 11.800,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği, KDV Kanunu'nun 1. ve 6. maddelerine göre yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurtdışında ifa edilip yurtdışında yararlanılan hizmetlerin KDV'nin konusuna girmediği,
Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanmasının veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna ile ilişkilendirilmesinin söz konusu olmadığından faturaya KDV eklenmesinin yerinde olmadığı, davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını ve davalı tarafça eksik ve ayıplı işlerin dava dışı Fransız firmaya tamamlattırılarak 2.725 Euro ödeme yapıldığı, davalı tarafça yasal süresi içerisinde davacıya ayıp ihbarında bulunulduğu, bu hususta taraflar arasındaki görüşmelere ilişkin e-maillerin dosyada mevcut olduğu,
eksik ve ayıplı işler bedeli ile faturaya yersiz olarak yansıtılan KDV ve dava dışı Fransız firmaya yapılan ödeme mahsup edildiğinde davacının 2.187,55 Euro bakiye alacağı bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu alacağın dayanağı eser sözleşmesi olup alacak yargılamayı gerektirdiğinden likit değildir. Mahkemece 2.187,55 Euro alacak miktarı yönünden davanın kısmen kabulü ile koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf nedenleri yerinde değildir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... ... · Üye · ... ... · Üye · ... ... · Katip · ...
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/1058, K. 2023/1256, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama