KÜNYE
T.C. Bursa Bam 7. Hukuk Dairesi T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/730
- Karar No
- 2023/1979
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Karar tarihi
- 05/10/2022
- İstinaf başvuru tarihi
- 14/02/2023
- Davacı
- ... - -...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1 -... - -...
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
...
VEKİLİ
VEKİLİ
DAVANIN KONUSU : Alacak
B.A.M. KARAR TARİHİ : 26/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin tanınmış bir yatırım ve finans danışmanı olarak görev yaptığını, davalı şirketinin müvekkilinden profesyonel destek ve yardım talep etmesi üzerine taraflar arasında "Finansal Danışmanlık Sözleşmesi" imzalandığını, sonrasında 30.03.2021 tarihinde bu sözleşmeye ek olarak "Ek Protokol" imzalandığını, sözleşme gereği müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, ancak davalının işin bitme noktasına varması safahatında tavır değiştirerek,
sözleşmenin ruhuna ve lafzına sadık kalmayarak müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan haklarına basiretli bir tacire uymayacak şekilde, sözleşmeye aykırı biçimde engel olacak şekilde davrandığını belirterek 5.000.000,00.- TL ücretin fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 510.000,00.-TL'sinin davalılardan ticari faizi ve yargı giderleriyle ile tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, açılan davayı kabul etmediğini, müvekkilinin sözleşmede taraf olmadığını, sözleşmeyi davalı ... temsilen imzaladığını, davalının kendilerini yanılttığını, ayrıca sözleşmede belirtilen sürede sözleşmedeki edimlerini yerine getiremediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 6098 sayılı TBK’nun 520 vd. maddeleri uyarınca taraflar arasında simsarlık sözleşmesi imzalandığı, davacının simsarlık sözleşmesi ve ek protokolle yükümlendiği edimlerini yerine getiremediği, ücrete de hak kazanmadığı, taraflar arasındaki 11/12/2020 tarihli Finansal Danışmanlık Sözleşmesinde davalı ...’ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzası olduğu gerekçesiyle her iki davalı hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı istinaf dilekçesinde, sözleşmenin hatalı yorumlandığını, sadece simsarlık sözleşmesi olarak nitelendirildiğini, halbuki sözleşmenin içeriğinde iş görme, vekalet ve kefalet gibi akitlerinde yer alması nedeniyle karma bir sözleşme olduğunu, belgelerin tümü incelendiğinde vekalet sözleşmesinin niteliklerini taşıdığının görüleceğini, ücret isteme hakkının doğduğunu, yapılan işlemlerin hatalı değerlendirildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan “Finansal Danışmanlık Sözleşmesi” ile “Ek Protokol” uyarınca ödenmesi gereken ancak ödenmeyen bedelin tahsili istemidir.
Görülen bir davada, mahkemenin görevli olması öncelikle incelenmesi gereken dava şartlarından olup kamu düzenine ilişkindir ve taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Davalı şirket tacir ise de, gerçek kişi davacının tacir olup olmadığı, mahkemenin görevi hususunda bir araştırma yapılmaması doğru görülmediğinden öncelikle bu hususta araştırma yapılarak mahkemenin görevli olup olmadığının saptanması gerekirken esas girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden kamu düzeni açısından davacı vekilinin istinaf nedenleri yerindedir.
HMK'nun 355. maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-3 hükmü gereğince kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/730, K. 2023/1979, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama