İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA7. HUKUK DAİRESİ KARAR

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/166 K.2025/727

Mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu…

Esas2025/166Karar2025/727Tarih4 Haziran 2025Okuma13 dk · 2.527 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa Bam 7. Hukuk Dairesi T.C. Bursa

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/166
Karar No
2025/727
Karar tarihi
4 Haziran 2025
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
—
Karar no
—
Karar tarihi
27/11/2024
İstinaf başvuru tarihi
28/12/2024-24/12/2024
Davacı
...- ...
Vekili
Av. ... -
Davalı
... -
Vekili
Av. ....
Davanın konusu
Alacak
B.a.m. karar tarihi
04/06/2025
Karar yazım tarihi
13/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.527 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında maden ruhsatı davalıya ait muhtelif ocaklarda, davalının fabrikasında üretilecek çimento için hammadde ihmali ve nakliyesi ile sadece bu amaca hizmet edecek ocak-fabrika arasındaki yol güzergahının inşasına yönelik sözleşme imzalandığını, Ocak 2013 tarihi itibariyle sözleşme görüşmelere başladığını, davalının sözleşme taslağını e-mail ekinde gönderdiğini, sonraki taslağın 12/07/2013 tarihinde davacıya gönderildiğini, sözleşme taslağında değişiklik yapıldığını, 16/08/2013 tarihinde sözleşmenin ilk halinin hazırlanmış ve taraflarca imza edildiğini,

sonra iş sahibinin talebi üzerine yeniden düzenlemeye gidildiğini, davaya konu sözleşmenin 08/10/2013 tarihli e-mail ekinde gönderilip imzalandığını, davacının ocaklar ile fabrika arasındaki yol güzergahını belirleme çalışmalarına başladığını, yapılan çalışmaların davalı ile paylaşıldığını, tarafların mutabık kaldığı güzergah belirlenmiş ve arazilerin satın alındığını, altı adet tapu ve bir adet satış vadi sözleşmesi ile 656.155,00.-TL harcama yapıldığını, sözleşmenin 7.maddesi kapsamında makine parkı için ilave 20 adet dorse satın aldırıldığını, 1.097,400,00.-TL harcandığını,

davacının 06/06/2014 tarihinde gönderdiği e-mali ile işe başlamaya hazır olduğunu bildirdiğini, e-maile 09/06/2014 tarihinde verilen cevapta “mevzuattan ve elimizde olmayan idari ve kanuni hususlardan kaynaklanan sebeplerle sözleşmenin geçerliliğinin söz konusu olamayacağını öngördüğümüzü üzülerek bildiriyoruz” şeklinde beyanda bulunulduğunu, 13/06/2014 tarihinde noter ihtarnamesi gönderildiğini, fabrika projesi tamamlanmadığından işe başlanmadığı, hammadde ocakları izinleri ve gerekli yol izinlerinin alınamadığı, mera vasfında arazi olması hammadde ocaklarında ise izin verilmesinin mümkün bulunmadığı,

sözleşmenin ifasının imkansız olduğunun bildirildiği, sözleşmenin geçersiz olduğunu ve sona ermiş olduğunun, sözleşmenin feshedildiğini, maden ocakları için işletme ruhsatının alınamamasının davalı ediminin ifasına engel olmadığı, yol izni alınamamış olmasının akdi ifanın önünde engel olmadığı, davalının aynı bölgede başka bir ocağı çalıştırdığı,

şimdilik 10.000,00.-TL yoksun kalınan karın, arsa bedelleri olan toplam 656.155,00.-TL’nin davalıdan tahsiline, taşınmaz hisselerinin iptali ile davalı adına kayıt ve tesciline, gayrimenkul satış vadi sözleşmesinin davalıya hükmen temlikine, 13.160,50.-TL tapu harç masraflarının tahsiline, dorse bedelleri olan 1.097.400,00.-TL’nin davalıdan tahsiline, dorselerin davalıya teslimine karar verilmesini talep etmiş, 12/06/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle mahrum kalınan kazanç olunan 5.010.000,00.-TL’nin aktin feshedildiği 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, maden ocaklarının yasal izni alınamadığı için sözleşmenin ifasının anlamanın kalmadığını, hukuki ve idari engellerden dolayı feshedildiğini, izinlerin idare tarafından reddedildiğini, sözleşmenin 15.6.maddesinde sözleşmenin yapılma sebebinin açıkça gösterildiğini, davalıya kusur izafe edilemeyeceğini, 16.maddenin idari ve /veya kanunu engellerin mücbir sebep sayıldığını, ocaklara izin alınamaması halinin mücbir sebep kabul edildiğini, birbirine verdikleri dışında talepte bulunamayacağını, davacının sözleşmenin 12.1 maddesine göre banka teminat mektubunu teslim etmediğini,

iznin alınması halinde ifanın mümkün olacağını bildiğinden bu aşamada teminat verilmediğini, mahrum kalınan karın 3 yıl için talep edildiğini, sözleşmenin 2 yıl süreli olduğunu, taraflarca kabul edilmesi halinde 1 yıl daha uzayacağını, bu nedenle süre yönünden de sözleşmeye uygun olmadığını, üretimin kısmen veya tamamen durdurma hakkı bulunduğundan sürekli çalışma olacakmış gibi tazminat talep edilemeyeceğini, satın alınan taşınmazların hisseli olduğunu, diğer hissedarların izni olmadan kullanma hakkı bulunmadığını, yol yoğun olarak kullanılacak olduğundan kalan kısmın işe yaramayacağını, bu nedenle iddianın yerinde olmadığını,

kaldı ki sözleşmenin yürürlük tarihinin belli olmadığını, ifa zamanın davalı tarafından bildirildikten itibaren 15 gün içinde yüklenicinin hazırlığını yapacağının kararlaştırıldığını, herhangi bir bildirim yapılmadığını, satın alma gibi bir zorunluluk bulunmadığını, kira yetkisi de verildiğini, davalıya affedilecek kusur olmadığını, kaldı ki rakamların fahiş olduğunu, satın alma bedellerinin iddia edildiği gibi olamayacağını, satın alınan araçlarla araç parkının güçlendirildiğini, ekonomik değer taşımadığı iddiasının samimi olmadığını, davalı taşıma işi ile uğraşmadığından araçların değerlendirilmesinin mümkün olmadığını,

ayrıca sözleşmenin ön görüşmelerinde davacının taşımayı yapacak araç parkına sahip olduğunu ifade ettiğini, ayrıca araçların kiralanabileceğini, sözleşmenin 7.1 maddesinde düzenleme bulunduğunu, kiralama hakkı varken satın aldığını, bunun davacının tasarrufunda olduğunu, ifası mümkün olup olmadığı belli olmadan kendisine bildirim yapılmadan araç alması nedeniyle zarardan sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki fiyatların fahiş olduğunu, üçüncü kişilerle yapılan sözleşmenin sorumluluğunun davalıya yüklenemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, sözleşmenin 4/1 fıkrasında işe başlama tarihi tahmini olarak 01/08/2014 tarihi olarak belirlendiği, ancak kesin tarihin davalı şirket tarafından davacı yüklenici şirkete bildirileceği düzenlendiği, sözleşmenin mücbir sebepler ve Sigorta başlıklı 16. maddesinde; hammadde ocak izinlerinin ve gerekli yol izinlerinin alınamamasının sözleşmenin feshi sebebi olarak düzenlenmediği,

davalı sözleşmeyi tek taraflı fesih yetkisi olmadığı gibi, davacının hangi eylemlerinin sözleşmenin feshine sebep olduğunu ihtarnamesinde ve yargılama sırasında açıklayamadığından davalının sözleşmeyi feshi haksız fesih olarak değerlendirildiği gerekçesiyle, davacının yol yapım işleri için harcadığı 165.584,67.-TL ile yoksun kaldığı 1 yıllık kazanç kaybı bedeli olan 2.363.917,90.-TL'yi davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, sözleşmenin ifasına yönelik hazırlıklarını tamamlayan davacının 06/06/2014 tarihinde davalıya gönderdiği e-mail ile işe başlamaya hazır olduğunu bildirdiğini, 09/06/2014 tarihinde cevap verildiğini, mevzuat ve idari, kanuni hususlardan kaynaklanan sebeplerle sözleşmenin geçerliliğinin olmadığını bildirildiğini, 13/06/2014 tarihli fesih ihbarında fabrika projesinin tamamlanmadığı, iş başlamadığı,

hammadde ocakları izinleri ve gerekli yol izinlerinin alınamadığının gösterilerek sözleşmenin ifasının imkansız bulunduğunu, geçersiz olduğu ve sona erdiğinin ihtar olunduğun, fabrikanın açıldığını, 200700175 numaralı maden ruhsatının işletilmesine engel bir durum bulunmadığını, İR.82806 ve İR:82807 marn ocaklarının her zaman işletme ruhsatının ve izninin bulunduğunu, genişletme taleplerinin kabul gördüğü,

ocak ve fabrika arasındaki yolların mevcut olup kullanıldığını, idari izinlerin alınamadığına dair delil gösterilmediğini, sözleşme süresinin asgari 2 yıl olup 2 yılın sonunda davacının mal varlığını ulaşacağı durum arasındaki farkın müspet zararı oluşturduğunu, 1 yıllık kazanç kaybına karar verilmesinin doğru olmadığını, tüm zararın karşılanması gerektiğini, sözleşmeden sonra aynı nitelikte başka bir iş almadığını, yaptığı masrafları da başka bir iş kullanmadığını, beklenilen kazanç dahil tüm zararın karşılanması gerektiğini,

kar mahrumiyetinin sözleşme yerine getirilmiş olsa idi süre sonunda alacaklının malvarlığında vuku bulacak çoğalma olduğunu, 2 yıllık kazanç kaybı dahil 5.010.000,00.-TL maddi tazminata karar verilmesi gerektiğini, işin ifasına 2014 yılında başlanacağını, 2013 yılı birim fiyatlarıyla hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, sözleşmede fiyat farkı alacağına dair düzenleme olduğunu, ilk yıl için 2014 ikinci yıl için 2015 yılı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, sözleşme süresinin 2+1 olarak hesaplandığını, hesaplamanın 3 yıl üzerinden yapılmasının zorunlu olduğunu, kazanç kaybının yaklaşık 8.000.000,00.-TL olduğunu,

reddine karar verilen kalemler için hem mahsup hem ekleme yapılmasının doğru olmadığını, dorselerden elde edilen kazancın mahsubu arazi bedellerinden kazanç elde edildiği gerekçesiyle mahsup edilen miktarın da tazminata eklenmesi gerektiğini, 5.010.000,00.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, sözleşmenin ifasının önceden gerçekleşmesi gereken koşullara bağlandığını, davacının tüm yasal izinler alındıktan sonra sözleşmenin uygulama imkanı olduğunu bildiğini, davacı yüklenici, maden ocakları için ÇED, GSM, mülkiyet izinlerinin ve yol izinlerinin alınmasından sonra sözleşmenin ifa kabiliyetinin olduğunu bildiğinden veya bilmesi gerektiğinden yani sözleşme kurulurken objektif geçici imkansızlık olduğunu bildiğinden, bu izinlerin alınamamasında davalının bir kusuru olmadığından ve geçici imkansızlık ortadan kaldırılamadığından,

bunun dışında davacı yüklenicinin basiretli tacir gibi hareket etmediğinden, davalı açısından borç ilişkisi de esasen meydana gelmediğinden yani başlangıçta imkansızlık söz konusu olduğundan sözleşmenin mutlak butlanla batıl olduğunu, davalı yüklenici, davacıya bir şey vermiş ise nedensiz zenginleşme kuralları gereği bunu geri alabileceğinden ve davacının davalıya verdiği bir şeyde bulunmadığından mahkemece öncelikle sözleşmenin mutlak butlanla batıl olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmemesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, aksi düşüncede dahi "sonraki imkansızlık" nedeniyle edimin ifasının objektif olarak imkansızlaştığı,

sonraki imkansızlığın sürekli olduğu ve izinlerin alınamamasından/ imkansızlıktan dolayı davalının sorumlu olmadığı, davacının sonraki imkansızlığı da öngörmesi gerektiği ve basiretli bir tacir gibi hareket etmediği gözetildiğinde;

borç ilişkisi meydana gelmediğinden davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ocaklardan maden çıkartılarak taşıma yapılmayacaksa davalının sözleşmeyi yapmasındaki amacın ortadan kalktığını, raporlar arası çelişki giderilmeden talebe rağmen yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, yol yapılmış olsaydı yaklaşık 168.584,64.-TL işçilik ve ekipman maliyeti olacağı tespitine rağmen 165.584,67.-TL alacağa hükmedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,

emsal bir iş bulup bulamadığına dair ticari defterlerinde hiçbir araştırma yapılmadan hüküm tesis edilmesi de hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, raporda işin başlaması muhtemel tarih gelmeden çok önce arazilerin ve araçların satın alınmasının davalı açısından kusurlu sayılabileceği, menfi zarardan bir miktar indirim yapılmasının sebep olabileceğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, idari engelleri kaldırılmadığı için maden ocaklarının çalıştırılmasını temin edemediğini, sözleşmenin ifasının önceden gerçekleşmesi gereken bir takım koşullara bağlanmış olduğunu, tüm yasal izinler alındıktan sonra sözleşmenin uygulama olanağı olduğunu davacı yüklenicinin bildiğini, 4.maddesinde fabrika projesinin tamamlanmasına bağlı olarak tahminen 01/08/2014 tarihi civarında işin başlamasının tamamlandığını, işe başlanması için kesin tarihin yüklenici tek taraflı bildirileceğini, ifa zamanının belirlendiğini,

bu zaman gelmeden ifaya hazırlık yapması hususlarında davalının sorumlu tutulamayacağını, yer teslimi yapılmadığını, teminat mektubunun teslim edilmediğini, sözleşmenin yürürlüğe girmediğini ve ifa zamanın gelmediğini, davacının ifa zamanı gelmediği halde ifaya yönelik davranışlarda bulunarak basiretli tacir gibi hareket etmediğinden davalı açısından sorumluluk bulunmadığını, davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı istinaf talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

Dava, eser sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti ile mahrum kalınan kazancın, sözleşmenin ifa edileceği inancı ile yapılan yatırım masraflarının tahsiline, tapuların iptali ile tesciline taşınmazın hükmen temlikine, tapu harç masraflarının tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda, taraflar arasında "Hammadde İstihraç, Yükleme, Nakliyesi ve Boşaltılması İşlerine Ait Sözleşme" ne ilişkin ticari ilişki kurulduğu, hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davacı sözleşme taslağında birden fazla değişiklik yapıldığını, 08/10/2013 tarihli e-mail ekinde gönderilen sözleşmenin imzalandığını, ocaklar ve fabrika arasındaki yol güzergahının belirleme çalışmalarının yapıldığını, mutabık kalındığını, arazilerin satın alındığını, yatırım masrafları yapıldığını, davalının 09/06/2014 tarihli e-mailde kendisi dışındaki sebeplerle sözleşmenin geçerliliğinin olmadığını bildirdiğini, sözleşmenin feshedildiğini, haksız fesihten dolayı zararı olduğunu iddia etmiş;

davalı ise mülkiyetinde bulunan kalker sahası ve mam sahaları için maden taşınması hususunda anlaşma sağlandığını, maden ocaklarına yasal izin alınamadığını, hukuki ve idari engel nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmede mücbir sebep kabul edildiğini, yapılan yatırımların sözleşmeye aykırı olduğunu savunmuştur.

Dosya içinde 10/10/2017 tarihli...'nın düzenlediği rapor, aynı heyetin düzenlediği 06/06/2018 tarihli rapor, mali müşavir Abdurahman Kapan'ın düzenlediği 21/09/2018 tarihli rapor, ...'ın düzenlediği 23/11/2020 tarihli rapor, maden mühendisi Mustafa Tosun'un düzenliği 29/03/2021 tarihli ve 04/03/2022 tarihli rapor, 09/01/2023 tarihli bilirkişiler ...'ün düzenlediği rapor,...'in düzenliği 04/08/2023 tarihli rapor, aynı heyetin düzenlediği 16/06/2024 tarihli rapor bulunmaktadır.

Mahkemece, sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu kabul edilerek 16.maddede ham madde ve ocak izinlerinin alınmamasının sözleşmenin feshi sebebi olarak düzenlenmediği, hangi nedenle feshedildiğinin açıklanmadığı, feshin haksız olduğu bu nedenle sözleşmenin uygulanacağına güvenerek yaptığı masraflar ve kazanç kaybının isteyebileceği gerekçesiyle, sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine bir yıllık kazanç kaybı olan 2.363.917,90.-TL'nin ve yol yapım işleri için harcanan 165.584,67.-TL'nin tahsilini verdiği karar taraflarca istinafa getirilmiştir.

İlk olarak dava dilekçesinin ekinde sunulan sözleşmenin 2.maddesinde işin konusu İR : 200700175 nolu kalker ocağı, İR: 82806 nolu mam ocağı, İR:82807 nolu mam ocağı olarak gösterilmiş bilirkişi raporlarında davanın konusu bu üç ocak olduğu kabulü ile inceleme yapılmıştır.

Öte yandan dosya içinde bir sözleşme daha bulunmakta ve bu sözleşmenin 2.maddesinde işin konusu İR:200700175nolu kalker ocağı, ER:3268445 nolu marn ocağı, ER3268451 nolu ocak, ER:3298475 nolu marn -kil ocağı, ER:3298672 nolu marn-kil ocağı, ER:3299092 nolu marn -kil ocağı olarak gösterilmiştir.

Dava dilekçesinde, birden fazla hazırlanan taslakların görüşüldüğü ve 08/10/2013 tarihli e-mail ekinde gönderilen sözleşmenin imzalandığı beyan edildiğinden öncelikle 08/10/2013 tarihli e-mail ekinde gönderilen ve imzalanan sözleşmenin taraflardan temini ile aslının dosyaya kazandırılması gerekirken gözden kaçırılması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.

Dava dilekçesinde sözleşmenin ifa edileceği inancıyla yatırım masrafı olarak 656.155,00.-TL arsa alım bedeli harcandığını, bunun davalıdan tahsiline ve taşınmazlar olan Adana, Ceyhan Sarılmazı Köyü Battal Kuyu Mevki 31 numaralı parselin 10/101, 33 parselin 20/173, 39 parselin 4/330, 21 parselin 17/80, 35 parselin 1/5, 39 parselin 1/3 hissesinin iptali ile davalı adına tesciline aynı yer 22 numaralı parsele ilişkin arsa sahibi ile imzalanan düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vadi sözleşmesinin davalıya hükmen temlikine ve tapu harç masrafının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Ceyhan Tapu Müdürlüğünden gönderilen yazı cevabına göre, 21 parsel nolu tarlanın 17/80 hissesi 24/01/2014 (satış +birleş), 31 parselin 10/101 hissesi 10/09/2013 tarihinde , 39 parselin 4/330 hissesi 23/10/2013, 1/3 hissesi 28/03/2014, 33 parselin 20/173 hissesi 10/09/2013 tarihinde, 35 parselin 1/5 hissesi 28/03/2014 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Dava dilekçesinin ekinde bulunan sözleşmenin 14.1 maddesinde " yeni yapılacak yolun güzergahında bulunan tapulu Selimiye /Sarımazı arasında arazilerin yol için gerekli bölümlerinin satın alınması ve /veya kiralanması yüklenici tarafından gerçekleştirilecektir. Yüklenici söz konusu tapuların yol güzergahının altında kalan bölümlerini 10 yıl çalışmanın sonunda şirkete bedelsiz olarak devredecektir" düzenlemesi bulunmaktadır.

İlk olarak bu parsellerin davacı tarafından satın alındığına ilişkin resmi senetlerin istenerek bu sözleşme nedeniyle satın alınıp alınmadığı, daha önce davacı adına kayıtlı olup olmadığı, yol projesinin kimin tarafından hazırlandığı, hangi parsellerin yol projesine dahil olduğu, projeye dahil olanlar bakımından yol yapılmasına engel bir durum bulunup bulunmadığı, onay makamının ne olduğu, başvuru yapılıp yapılmadığı, yol projesinin onaylanıp onaylanmadığı,

hisse satın alınmış ise diğer hissedarların mevcudiyeti nedeniyle yol inşa edilip edilemeyeceği, mevzuatta engel bulunup bulunmadığı hususları araştırılmadan ve ödediği 656.155,00.-TL'nin tahsili ve tapu iptal tescil talebi olduğu,

davacı vekili 09/01/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı süresinde verdiği 23/01/2023 tarihli itiraz dilekçesinde, taşınmaz bedelleri ile dorse bedellerine ilişkin davayı müracaata bıraktığını beyan ettiği halde bu beyanı doğrultusunda duruşmalarda gerekli işlemler yapılmadan yol yapım işleri için harcadığı 165.584,67.-TL'nin tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf nedeni ve kamu düzenine dair inceleme sonucunda davacının istinaf nedeni yerindedir.

Sözleşme konusu maden ocakları kesin olarak tespit edildikten sonra sözleşmeye göre maden ocakları için izin başvurusunda bulunma yükümlülüğünün hangi tarafa ait olduğu, başvuruda bulunulmuş ise tarihi, izin alınıp alınmadığı, izin alınamadı ise bunun sebebinin başvuru yapılan kurumdan sorularak resmi kurumun düzenlediği bilgi ve belgelerin celbi gerektiğinden, kabule göre bilirkişi raporundaki tespitlerle yetinilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından tarafların istinaf nedenleri yerindedir.

Bu açıklamalardan sonra tarafların üzerinde fikir birliğine varılarak imzaladıkları sözleşmenin tespiti, sözleşmeye göre hangi maden ocaklarının işletileceği, halihazırda işletme izni yoksa, sözleşmeye göre iznin hangi tarafça alınacağı, ilgili makama müzekkere yazılarak izin başvurusunda bulunup bulunulmadığı, izin verilip verilmediği, izin verilmemiş ise sebebi, ret sebebinin davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sözleşmede mücbir sebep düzenlemesi yapılmış ise mücbir sebep sayılıp sayılamayacağı, sözleşme hükümlerine göre işe başlamanın şarta bağlanıp bağlanmadığı iddia, savunma ve sözleşme hükümlerine göre feshin haklı olup olmadığı,

feshe sebep olan olaylarda tarafların kusuru olup olmadığı, dorselerin alınacağına dair sözleşmede hüküm bulunup bulunmadığı, araçlarla ilgili üzerinde anlaşılan hususlar, sonuç olarak ifa edilmemeden kaynaklanan zararın istenip istenemeyeceği hususunda ve itiraz dilekçesindeki davacı beyanı dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekmekte olup yukarıda açıklanan eksiklikler tamamlanmadan, davacı vekiline ıslah ettiği miktarın hangi alacak kalemlerine ait olduğu açıklatılmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığından tarafların istinaf nedenleri yerindedir.

HMK nun 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından taraf vekilleri istinaf başvurusunun kabulü ile HMK nun 353/1.a.6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Taraf vekillerinin vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2024 tarih ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2-İstinaf başvurusu aşamasında taraflarca yatırılan karar ve ilam harcının yatırana iadesine,

3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 04/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... · Başkan · ... ... · Üye · ... ... · Üye · ... ... · Katip · ...

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/166, K. 2025/727, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/166
Karar No
2025/727
Tarih
4 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/167 K.2025/558
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/167 K.2025/453
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/167 K.2025/971
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/168 K.2025/454
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/168 K.2025/491
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/168 K.2025/364

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.