KÜNYE
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/883
- Karar No
- 2025/1219
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
T.C. BURSA BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: . T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
....HUKUK DAİRESİ KARAR
DOSYA NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :. KARAR NO :. KARAR TARİHİ : . İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ .
DAVACI
DAVALI :.
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit B.A.M. KARAR TARİHİ : . KARAR YAZIM TARİHİ : . Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında ...tarihli......İmalat ve Satış Sözleşmesi imzalandığını, tesisin ayıplı teslim edildiğini, ayıbın ihbar edilerek giderilmesinin talep edildiğini, işletilmesinin mümkün olmadığını, ilave işler de yapıldığını, takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının üretimden memnun kalındığı için büyütmek amacıyla yeni makineler kurulduğunu, teslim edildiğini, bunlar nedeniyle 1.060.940,00.-TL bedelli takip başlatıldığını, itiraz edilmeyip kesinleştiğini, ayıp bulunmadığını, ilk iş kazası sonrasında kullanıcı hatasından kaynaklandığını tespit ettiklerini, ikinci iş kazası nedeniyle ayıp ihbarında bulunulmadığını, delil tespiti yaptırılmadığını, takip konusu alacağın sözleşmeye ilave siparişlere ait olduğunu, bunlar nedeniyle ayıp iddiasında bulunulmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşme konusu üretim tesisinin ayıplı olduğu, ilave işlerin içeriği ve niteliğinin ayıbın giderilmesi matuf olduğu, bu nedenle sobaya ilişkin fatura dışında ...TL kısmında davacının sorumlu olmadığını, bu kısım için borçlu olmadığının tespitine kötü niyet tazminat talebinin reddine, davalı lehine 1.888,00.-TL kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, ayıp iddiasının yerinde olmadığını, eserin teslim edildiğini, ödemelerin devam ettiğini, ilave sipariş verildiğini, onlarında teslim edildiğini, iş kazalarının kullanım hatasından kaynaklandığını, ikaz edilmesine rağmen davacının tedbir almadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, bilirkişilerin uzmanlığının bulunmadığını, uzman görüşüyle çeliştiğini, yeniden rapor alınması gerektiğini beyanla kararın bozularak mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğunu, istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda, uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup tarafların tacir olması nedeniyle asliye ticaret mahkemesi tarafından yargılama sürdürülerek sonuçlandırılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 115/1. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekmektedir. HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartlarının sayıldığı ve aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğunu belirtilmiştir.
01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun'un 31. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5/A maddesinin "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlendiği, bu düzenleme sonrasında açılan menfi tespit davalarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu hale getirilmiştir.
Dava tarihi 16/11/2023 olup dosyanın incelenmesi sırasında dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğuna ilişkin arabuluculuk son tutanağına rastlanmamıştır. Dava şartlarının yerine gelip gelmediğinin tespiti bakımından arabuluculuk başvurusunda bulunup bulunulmadığının araştırılması gerektiği halde eksik bırakılması usul ve yasaya uygun bulunmadığından kamu düzenine dair inceleme neticesinde davalının istinaf nedeni yerinde görülmüş, diğer istinaf nedenleri hususunda bu aşamada bir inceleme yapılmamıştır.
6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı araştırılmadan varsa arabuluculuk tutanağının dosyaya ibrazı sağlanmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/883, K. 2025/1219, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama