KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/26
- Karar No
- 2024/32
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Dosya no
- —
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Abone Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar tarihi
- ...
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin otel işletmeciliği yapmakta olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir olduğunu, davalının ise EPDK tarafından kendisine verilen dağıtım lisansı ile Aydın, Denizli ve Muğla illerinde mülkiyeti ....'a ait elektrik hatlarının bakım, onarım ve işletmesini yaptığını, davalının haksız ve usulsüz şekilde kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirket hakkında düzenlenen kaçak tespit tutanağında bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisi veya çalışanına ait olmadığını, ayrıca endeks değerlerine ilişkin laboratuvar raporu sunulmadığını beyan ederek,
14.342.371,31 TL tutarındaki kaçak elektrik faturası nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile 31.07.2024 tarih ve 14.342.371,31 TL tutarındaki kaçak elektrik faturasının iptaline, mahkeme aksi kanaatte ise kaçak elektrik faturası ile fazladan tahakkuk ettirilen meblağın bilirkişice hesaplanarak, fazladan tahakkuk ettirilen meblağ bakımından müvekkilinin borçlu olmadığının tesptine, davaya konu tutarın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi 13/09/2024 tarihli kararında; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İlk derece mahkemesince verilen 13/09/2024 tarihli karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı ...vekili Av.... 30/09/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı şirketin yönetmeliğin 42/1/c fıkrasına göre kaçak elektrik tükettiği iddia edilmişse de; sayacın değiştirilmesi ve değiştirilen sayacın endeks değerlerinin eksik ya da hiç kaydedilmediğine dair taraflarına sayaç inceleme laboratuvar raporu sunulması gerekirken bu işlemler yapılmadan kaçak elektrik kullanım faturası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu davada arabuluculuğun şartı olmadığını beyan ederek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkemenin hukuka aykırı kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili Av.... 11/10/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafça İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf kanun yoluna taşınması üzerine davacı tarafın istinaf dilekçesine cevaplarının sunulması zorunluluğunun hasıl olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, dava ön şartlarının yokluğu nedeniyle davanın reddi halinde vekalet ücretine hükmedilmesinin yasa gereği olduğunu beyan ederek davacı tarafın istinaf başvurularının esastan reddine, davalı şirket lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi nedeniyle hükmün kaldırılarak düzeltilmesi ile davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava kaçak elektrik tespit tutanağı nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafa tahakkuk edilen kaçak elektrik faturasının haksız ve hatalı olduğunu ileri sürerek davacının faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine hükme karşı davacı tarafından esastan davalı tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı tarafın istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiş ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
7155 sayılı Yasanın 23. maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesine göre ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, bu nedenle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafın istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; davalı taraf istinaf başvurusunda mahkemece davanın reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuş olup; karar tarihi itibarı ile kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi hatalı ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/26, K. 2024/32, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama